Köye yerleşti, kendi markasını yarattı, üretime kadınları kattı

İstanbul'da uzun yıllar tekstil işiyle uğraşan Süreyya Aydın, geçirdiği hastalık sonrası memleketi Keşan'a bağlı Çamlıca Köyü'ne yerleşerek açtığı atölyede çocuklar için antialerjik el işi bebekler üretmeye başladı. Markalaşmaya giden ve atölyesinde hobi kafede kuran Aydın, köylü kadınlara el işi dersleri vererek, üretime katılmalarını sağladı.

Köye yerleşti, kendi markasını yarattı, üretime kadınları kattı

İstanbul'da uzun yıllar tekstil işiyle uğraşan Süreyya Aydın, geçirdiği hastalık sonrası memleketi Keşan'a bağlı Çamlıca Köyü'ne yerleşerek açtığı atölyede çocuklar için antialerjik el işi bebekler üretmeye başladı. Markalaşmaya giden ve atölyesinde hobi kafede kuran Aydın, köylü kadınlara el işi dersleri vererek, üretime katılmalarını sağladı.

Medya Keşan
Medya Keşan
11 Kasım 2017 Cumartesi 12:22
2671 Okunma
Köye yerleşti, kendi markasını yarattı, üretime kadınları kattı

HÜSEYİN ÜNSAL YÜCEL

İstanbul'da ailesine ait şirkette tekstil işiyle uğraşan Süreyya Aydın, geçirdiği rahatsızlık sonucu şehrin kalabalığı ve kirliliğinden uzaklaşmak amacıyla memleketi Çamlıca Köyü'ne yerleşti. Aydın, köyde kurduğu atölyede çocuklar için antialerjik el işi bebekler üretmeye başladı. Süreyya Aydın, 'Yayya Bebek' adını verdiği antialerjik el işi bebeklere marka tescili aldı. Bir süre sonra atölyesine hobi kafede kuran Aydın, köylü kadınlara el işi dersleri vererek, üretime ve ev ekonomilerine katkı vermelerini sağladı.

Süreyya Aydın, geçirdiği hastalık sonrası tekstil işi yapan ailesine ait şirketten ayrılarak, işine ara vermek zorunda kaldığını belirterek, "O dönemde hobi olarak başladım. Köyümde yapabilir miyim diye düşündüm. Köydeki ablalarıma sordum. Baştan biraz hayal gibi geldi ama sonra hepimiz inandık. Baştan hobi kafa düşüncesi yoktu. İnternetten ya da İstanbul'da satış yapacağım diye düşündüm. Sonra kadınlarımız için hobi kafeyi kurduk. Kadınlarımızda oldukça ilgi gösterdi." dedi.

HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Antialerjik el işi bebeklerin pamuk ve koton iplerle yapıldığını ifade eden Aydın, şunları söyledi: "Tamamen el işi, sağlıklı malzemelerle çocukların gönül rahatlığıyla kullanabileceği oyuncaklar yapıyoruz. Kendi yeğenlerim de bu oyuncaklardan kullanıyor. Yatarken dahi yanlarından ayırmıyorlar. Hiçbir problemde yaşamıyoruz. Yeğenimin kızı Ayça bana Süreyya diyemediğinden Yayya diyordu. Ben de bunu markama taşıdım. El emeği, kadınlarımızın ürünleri. Tamamen organik ürünler. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Bebeklerimizin hepsinin yüz ifadeleri birbirinden farklı. Hepsi farklı birer çocuk gibi."

KÖYLÜ KADINLARIMIZI İŞ HAYATINA ALIŞTIRIYORUZ

Süreyya Aydın, kadınların her zaman güçlü olmaları ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi: "Ben zaten tekstilciyim. Aile şirketimiz de var. Rahatsızlık sonrası böyle bir işe başlayınca köyüm için bir şeyler yapmak istedim. Köydeki kadınları organize ettim. Bu şekilde çok daha iyi oldu. Onlara 'olmaz' dedikleri şeyi gerçekleştirmeye çalıştık. Bu nedenle çok mutluyuz. Daha da genişlemeyi düşünüyoruz. Kimin elinden ne geliyorsa. Örgü bilen örgü örüyor, yemek yapabilen yemek yapıyor. Bulgaristan'dan gelen misafirlerimizi de burada ağırlıyoruz. Köylü kadınlarımızı iş hayatına alıştırıyoruz. Amacımız köye hareket getirmekti, inşallah da getireceğiz."

ERKEKLER KAHVEYE, KADINLAR HOBİ KAFEYE

Köyde kadınların mutlu olduğunu kaydederek Aydın, "Akşamları da buraya geliyorlar. Burası köyün meydanı. Meydanda kahveler var. Erkekler kahvedeyken, kadınlar da yemekten sonra buraya geliyorlar. Burada oturup sohbet ederek, el işlerini yapabiliyorlar. O nedenle kadınların tepkiler iyi." dedi.  Süreyya Aydın, geri dönüşüm projesiyle doğadan topladıkları bitki ve taşlarla da el işi ürünler yapmaya başladıklarını ve bunu köyün kadınlarıyla genişletmeyi planladıklarını da söyledi. 

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol