17 Ağustos 1999'dan sonra ilk kez bu kadar şiddetli sarsıldık...

DEPREM korkuttu: 6,5

17 Ağustos 1999'dan sonra ilk kez bu kadar şiddetli sarsıldık...

DEPREM korkuttu: 6,5

26 Mayıs 2014 Pazartesi 07:37
1339 Okunma
17 Ağustos 1999'dan sonra ilk kez bu kadar şiddetli sarsıldık...

24 Mayıs 2014 Cumartesi günü meydana gelen ve Keşan merkezi ile çevresinde de yoğun olarak hissedilen deprem, büyük korku yarattı.

Depremde can kaybı yaşanmazken, panikle evlerin balkon ve pencerelerinden atlayan ya da çeşitli şekillerde kaçmaya çalışan Keşan ve çevresinde toplam 27 kişi yaralandı.

Deprem, önceki gün saat 12:25:01’de Ege Denizi’nin Saros Körfezi açıklarında, Gökçeada yakınında, 23,3 kilometre derinlikte 6,5 büyüklüğünde meydana geldi.


Korkuyla ev ve işyerlerinden sokağa fırlayan vatandaşlar, şoku uzun süre üzerlerinden atamazken, sarsıntının tatil gününe rastlaması sayesinde, okul ve resmi daire gibi toplu bulunulan yerlerin boş olması, doğabilecek tehlikeleri azalttı. Buna rağmen Keşan ve bölgesinde, panikle ev ve işyerlerinden kaçmaya çalışan vatandaşlardan 27’si çeşitli nedenlerle hastanelerde tedavi altına alındı.

27 KİŞİ TEDAVİ ALTINA ALINDI

Keşan Devlet Hastanesi’nde Avni Kuduban (37), Hafize Çorak (26), Mine Keskin (34), Merve Kurt (20), Sümeyye Örs (18), Gülbeyaz Taşçı, Sefa Koç, Berkan Korkmaz, Adem Aras Poyraz, İsmigül Özcan (Erikli Sahili), Nedure Kayan, Rengin Kurt, Emine Kula, Zübeyde Gül, Seda Göçmez, Gürcan Yürükçü (36-Keşan/Yeniceçiftlik) ve Hüseyin Gözaydın (57-Enez/Karaincirli Sahili), Fatih Atalay, Damla İşcen, Yetişhan Uluca, Mükerrem Günaydın; Özel Keşan Hastanesi’nde de Fatma Karaman (57), Tuğba Aygil, Celal Kara (28), Ece Dinç (14), Ayşe Sezgin (Beyendik) ve Ayşe Meriç (45-İpsala) olmak üzere toplam 27 kişi deprem anında yüksekten düşme sonucu oluşan kırık ve çıkık, heyecan ve panik atak nedeniyle tedavi altına alındı.

Deprem nedeniyle Keşan’a bağlı Çelebi Köyü Camii’nin minaresinin yan yattığı, Enez’in Çeribaşı köyünde, oturulmayan 2 evin yıkıldığı, Keşan’daki bir kereste işletmesindeki kerestelerin devrildiği, bazı evlerde duvarda asılı olan, dolap içlerinde ve vitrinlerde bulunan eşyaların yere düştüğü, birçok market ve bakkallarda reyonlardaki ürünlerin devrildiği öğrenildi.

Deprem sonrasında; Keşan Kaymakamı Bekir Dınkırcı, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Yıldız, hastaneleri ziyaret ederek, hem hastane yöneticilerinden bilgi aldı hem de deprem nedeniyle hastanede tedavi edilen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Belediye Başkanı Mehmet Özcan, deprem nedeniyle geldiği Keşan Devlet Hastanesi’nde basın mensuplarına açıklamada da bulundu.







ÖZCAN: DEPREM ÖLDÜRMEZ, YAPILAR ÖLDÜRÜR...

Keşan ve sahillerde herhangi can ve mal kaybı olmadığı bilgisini aldığını belirten Özcan, “Öncelikle tüm hemşehrilerimize ve bölgemizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Keşan ve bölgemizde yıkıntı ve hasar olmazken, 23 vatandaşımızın hastanelerde tedavi altına alındığı bilgisini aldım.” dedi.

Deprem kuşağında bir ülke olduğumuzu hatırlatan Mehmet Özcan, şunları ifade etti:

“1999’da çok büyük bir deprem olan Marmara depremini yaşadık. Bunlar son depremler de değil. Bölgemizde 1914’te yaşanan Şarköy depremi var. Ganos ile Saros fayları hattındayız. Her yaşanılan büyük depremden sonra, yapı mevzuatlarımızda birtakım değişiklikler oluyor. Son Marmara Depremi’nde alınan tedbirlerimizle, yapıların daha sağlam inşa edilmesi yönünde ciddi adımlar atıldı. Bu büyüklükte bir depremde de yeni yapılarda hiçbir hasar yok. Eski yapılarda da hiçbir şey yok. Belki yer evlerinde, sahillerde bir şey beklerdik ama Allah’a çok şükür o da olmadı. Tabii bir kural vardır depremde; ‘deprem öldürmez, yapılar öldürür’ diye. Belki 10-15 senede bir kere oluyor ama deprem oluyor. Japonlar gibi yapıları bilinçli yapıp, depreme dayanıklı inşa etme mecburiyetimiz var. Her seferinde bunu hatırlayıp, gevşemeden devam etmemiz lazım. Felaket olunca ‘acaba bir daha olsa ne yaparız’ gibi düşünceler aklımıza geliyor. 1999’dan 2014’e kadar bir rehavet içerisine girdik, arada ufak tefek depremler oldu.”

Deprem anında en önemli faktörlerden birinin de organize olabilmek olduğuna dikkat çeken Özcan, “Bakın; telefonlar gitti, iletişim kesildi. Bizim, bu tür felaket anında ilk 6-8 saat içinde nasıl organize olacağımızın planlarını tazelemekte fayda var. Kaymakamlık, Belediye, emniyet, jandarma ve askeriye ile oturup önümüzdeki hafta için bu organizasyonun planlamasını yeniden tazelememiz lazım.” dedi.

Depremde diğer önemli bir unsurun da evlerdeki eşyaların sabitlenmesi olduğuna işaret eden Mehmet Özcan, “Allah korusun hiçbir şey yıkılmadan da felaketler yaşanabilir. Örneğin; böyle bir sarsıntıda evimizdeki küçük bir çocuğun üzerine dolap, televizyon, komodin gibi eşyaların devrilmesi de felaketle sonuçlanabilir. Sadece yapının yıkılması ile değil, yıkılmayan yapılarda da ölümler olabiliyor. O nedenle evlerimizdeki bu tür felakete sebebiyet verecek eşyaların sabitlenmesi en önemli tedbirlerden biridir.” şeklinde konuştu.








DÜN DE 4.8 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM MEYDANA GELDİ

Marmara ve Ege bölgesindeki tüm illeri sallayan Gökçeada yakınlarındaki depremin ardından dün bölge, merkez üssü Saros Körfezi olan Richter ölçeğine göre 4.8 büyüklüğündeki depremle sallandı. Yerin 12 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem Çanakkale ve Edirne ile bağlı ilçe, köyler ve sahillerde daha şiddetli hissedildi. Gökçeada ve Çanakkale’de önceki günkü 6.5’lik depremden sonra birçok kişi geceyi çadırlarda ve parklarda geçirirken, dünkü deprem de büyük paniğe neden oldu. Çanakkale ve Edirne ile ilçelerinde halk sarsıntıyla birlikte kendini sokağa attı.

 

 

 

Son Güncelleme: 26.05.2014 07:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol