Gaytancıoğlu: “Türkiye GDO’lu ürünler cenneti olmaya aday ülke yolunda”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, dün yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin GDO’lu ürünler cenneti olmaya aday ülke yolunda olduğunu iddia etti.

Gaytancıoğlu: “Türkiye GDO’lu ürünler cenneti olmaya aday ülke yolunda”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, dün yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin GDO’lu ürünler cenneti olmaya aday ülke yolunda olduğunu iddia etti.

Medya Keşan
Medya Keşan
05 Ağustos 2017 Cumartesi 01:41
84 Okunma
Gaytancıoğlu: “Türkiye GDO’lu ürünler cenneti olmaya aday ülke yolunda”

HABER MERKEZİ

Gaytancıoğlu’nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“Bir canlının genetik özelliklerinin insan eliyle laboratuvar ortamında değiştirilmesiyle elde edilen ürünlere GDO’lu ürünler denilmektedir. Tarımsal alanda bu işlem genellikle bitkiye toprak bakterilerinden gen aktarmak yoluyla yapılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak GDO’lu ürünler konusunda halkımıza gerçekle bağdaşmayan bilgilerin aktarılmasına karşıyız. Ayrıca GDO’lu tohumlar küresel anlamda faaliyet gösteren tohum firmalarının (BAYER, CARGILL, BASF, MONSANTO vb.) tekelinde olduğu için yerli tohum sektörünün zaman içinde zarar görmesine hatta kaybolmasına yol açabilecek bir tehlikedir.

Dünyada GDO’lu üretim teknolojisi en çok soya, mısır,  pamuk ve kanolada kullanılmaktadır. Yapılan birçok araştırma GDO’suz tohumla yapılan tarımda daha yüksek verim alındığını göstermektedir. Dolayısıyla bu duruma emperyalizmin yeni silahı olarak bakmak daha doğru olacaktır. Türkiye’de GDO’lu üretim teknolojisi yoktur. Olmasına da gerek yoktur. Çünkü Türkiye ciddi tarımsal potansiyeli ve biyolojik çeşitliliği olan ancak bu potansiyelini yeterince kullanamayan bir ülkedir. Örneğin bünyesinde yüksek protein içeren soya’da Türkiye maalesef net ithalatçıdır. Yem ve yağ sanayiinde yaklaşık 2,2 milyon tonluk bir ihtiyacı bulunan Türkiye uyguladığı niteliksiz üretim politikalarıyla yılda maalesef  165 bin ton soya üretimine yeni ulaşmıştır. Bir başka yem bitkisi olan mısırda da durum farksızdır. Yılda  7-7,5 milyon ton mısır ihtiyacı bulunan Türkiye  ancak 6,4 milyon ton üretim yapabilmekte bu nedenle de her yıl 500 bin ton ile 1,5 milyon ton arasında ithalat gerçekleştirilmektedir. 27 Temmuz 2017 tarihli kararname ile mısır’daki gümrük vergisinin sıfırlanmasıyla Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda ciddi mısır ithalatı yapacağı beklenmektedir.

Burada sıkıntılı olan konu, yem sanayi için ithalatına izin verilen soyanın neredeyse tamamının GDO’lu olmasıdır.  Biyogüvenlik Kurulu tarafından 2 Ağustos 2017’de 4 GDO’lu mısır ve soya genine izin verilmesiyle yem amaçlı ithalatına izin verilen GDO’lu mısır ve soya çeşitlerinin sayısı 36’ya yükselmiş, böylelikle Türkiye GDO’lu ürünlerin bulunduğu önemli bir pazar durumuna gelmiştir.

İthalatına izin verilen GDO’lu mısır ve soya çeşidinin arttırılması, Türkiye’nin hayvancılıkta kullandığı yemde ithalata bağımlılığını arttıracak, Alman şirketlerinin Pazar payını da yükselecektir. Ayrıca Biyogüvenlik Kurulu kararının Başbakan Binalı Yıldırım’ın geçtiğimiz günlerde Alman Firmaları ile yaptığı toplantının ardından resmi gazetede yayınlanması da zamanlama bakımından manidardır.

GDO’LU MISIR VE SOYAYA 4 YENİ İZİN

Biyogüvenlik Kurulu, yem amaçlı ithal edilmek üzere genetiği değiştirilmiş 3 soya ve 1 mısır genine izin verdi. Son olarak Kasım 2015’te genetiği değiştirilmiş mısır ve soyaya izin veren Biyogüvenlik Kurulu iki yıl aradan sonra Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi (BESD-BİR)’in başvurusu üzerine 4 genin daha ithalatına izin verdi. Böylece, Türkiye’ye ithalatına izin verilen gen sayısı 36’ya yükseldi. Resmi Gazete’de 2 Ağustos 2017’da yayınlanarak yürürlüğe giren Biyogüvenlik Kurulu’nun 37, 38, 39 ve 40 numaralı kararı ile genetiği değiştirilmiş 3 soya ve 1 mısır geninin ithalatına izin verildi. Resmi Gazete’de yayınlanan Biyogüvenlik Kararları ile izin verilen genler şunlar; MON87708 soya çeşidi, BPS-CV127-9 soya çeşidi, MON87705 soya çeşidi ve MON 87460 mısır çeşidi. İthalatına izin verilen 3 gen dünya tohumculuk devi Monsanto, 1 tanesi ise BASF TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ

Mısır üretimi düşüyor ithalat ciddi olarak artacak

Biyogüvenlik Kararları ile yem amaçlı olarak ithalatına izin verilen mısır ve soyanın ithalatının da artması beklenmektedir. AKP hükümetinin mısır üretimine yönelik destekleri azaltarak çiftçileri pamuk ekimine yönlendirmesi nedeniyle mısır üretiminin 2017de biraz 2018’de ise belirgin olarak düşmesi bekleniyor. TÜİK’in 2017 Bitkisel Üretim 1.Tahmini’ne göre 2016 yılında 6 milyon 400 bin ton olan dane mısır üretimi yüzde 9.8 düşüşle bu yıl 5 milyon 900 bin ton olması bekleniyor. Silajlık mısır üretiminin daha çok düşmesi beklenirken, oluşan üretim açığının ithalatla karşılanması gerekiyor. Bu da Türkiye’nin 2017’de daha çok genetiği değiştirilmiş mısır ithal etmesi anlamına gelmektedir.

SOYADA DIŞA BAĞIMLILIK YÜZDE 95

Soya üretiminde ise daha sınırlı bir düşüş beklenmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre geçen yıl 165 bin ton olan soya üretiminin bu yıl 150 bin ton olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Yıllık 2 milyon 200 bin ton soya tüketimi olan Türkiye, ihtiyacının yüzde 95’ini ithal edecek. Dünya soya ekim alanlarının ortalama yüzde 85-90’nının genetiği değiştirilmiş soya üretildiği dikkate alındığında, Türkiye’nin ithal edeceği soyanın neredeyse tamamı genetiği değiştirilmiş soya olacak.

SONUÇ

AKP’nin uyguladığı tarım politikası sonucunda çiftçi, Belçika’nın toplam yüzölçümü kadar (yaklaşık 30 milyon dekar) tarım arazisini ekmekten vazgeçmiştir. Teknolojinin ilerlediği, ziraat fakültelerinin sayısının 40’a ulaştığı ülkemizde halen Hollanda’nın toplam yüzölçümüne yakın (40 milyon dekar) arazi nadasa bırakılmaktadır.

CHP iktidarında uygulanacak bilinçli ve tutarlı, üretim planlamasına dayalı tarım politikası sayesinde iki ülkenin (Belçika + Hollanda) toplam yüzölçümüne ulaşan tarım arazilerimizde üretim sağlanacak, Türkiye ithalat bağımlısı bir ülke olmaktan çıkacaktır.

Özellikle bünyesinde GDO’lu ürünler bulunduran ve Türkiye ekonomisinin çok ihtiyaç duyduğu soya ve mısır’da uygulanacak destekleme politikası sayesinde Türkiye kendine yeterli bir ülke haline gelecektir.

GDO’lu ürünlerle beslenen hayvanların eti, sütü ve yumurtası ile öncelikle en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı besliyoruz. Sağlıklı nesiller için uygulayacağımız tarım politikaları ile GDO’lular da dahil olmak üzere ülkemize soya ve mısır ithalatına son verilecektir. İthalatla başka ülkelerin refahına harcanan döviz rezervimiz, çiftçimizin üretim yapması, ülkemiz halkının sağlıklı beslenmesi için harcanacaktır.”

Google Play Store’dan Medya Keşan uygulamasını indirmek için BURAYA TIKLAYINIZ

Apple Store’dan Medya Keşan uygulamasını indirmek için BURAYA TIKLAYINIZ

Facebook sayfamız için BURAYA TIKLAYINIZ

Twitter için BURAYA TIKLAYINIZ

Instagram için BURAYA TIKLAYINIZ

Google plus için BURAYA TIKLAYINIZ

Youtube Kanalımız için BURAYA TIKLAYINIZ

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol