Prof. Dr. Beksaç:

“Keşan, Ortaçağ sistematiğinin tam ortasında”

Prof. Dr. Beksaç:

“Keşan, Ortaçağ sistematiğinin tam ortasında”

06 Kasım 2013 Çarşamba 00:12
1565 Okunma
Prof. Dr. Beksaç:
Sonay CAN
T.Ü. (Trakya Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, Keşan’da geçen yıl ortaya çıkarılan buluntular sayesinde, Trakya’nın Ortaçağ tarihinin yeniden yazılmasına ışık tutacak yeni bulgulara ulaşıldığını söyledi.

Beksaç, konuyla ilgili olarak Medya Keşan Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamada, geçen yıl gerçekleştirdiği Ortaçağ Trakyası ve kalelerle ilgili çalışmalar sonucunda, Trakya’nın Ortaçağ sistematiğini çözmüş olduğuna vurgu yaparak, Keşan’ın da bu sistematiğin merkezinde olduğunu ifade etti. Bu bulgulara, son bir ayda yenilerinin eklendiğini ve artık büyük fotoğrafı daha net görmekte olduklarını söyledi.

Engin Beksaç, konunun daha iyi anlaşılması amacıyla, şimdiye kadar yaptığı çalışmaların geniş bir özetini yaparak sözlerine başladı. Beksaç, ara başlıklar halinde şunları söyledi:  

“KEŞAN, ORTAÇAĞ SİSTEMATİĞİNİN TAM ORTASINDA”

“Ortaçağ Trakyası ve kaleler için yaptığım çalışmalarda ilginç sonuçlara ulaştım. Bu sayede Trakya’nın Ortaçağ savunma sistemini tespit etmek mümkün oldu. Keşan’ın önemi de işte tam burada gün ışığına çıkıyor. Keşan Ortaçağ sistematiğinin tam ortasında ve tam kilit noktada. Bölgede birçok kale var.  Haritaya bakışla o bölge ilginç. Yunanistan tarafındaki kaleler ile irtibat için çevrede savunma ile ilgili önemli bir şeyler olmalı. Altınyazı Kalesi, menzil dışında olduğu için, Yunanistan’daki kalelerle tek başına ve direkt haberleşemez. Burada bir halka eksik. Onun için İbriktepe önemli.”

“KALELER DİZİSİNİN SONUNA ULAŞIYORUZ”

“İlginç olan bir başka nokta da Teslim Kale’nin varlığı. Keşan Ovası’nı kontrol eden kale dizgileri içerisinde şu ana kadar en doğuda kalan, en uçtaki kaleye de ulaşmış durumdayız. Bunların hepsi birbirlerini gören kaleler. Baştan beri söylediğimiz tezi güçlendirecek bir şekilde gidiyor. Teslim Kale’de de hem Keşan’ın kendi merkez kalesi, hem Çamlıca Kalesi, hem diğer tüm kalelerle irtibat görüntüsünü bulmak mümkün. Tabii Teslim Kale daha doğudaki Malkara üzerinden giden diğer kaleler ve kuleler dizisiyle bir irtibat olarak karşımıza çıkan bir yer oldu.”

“ALTINYAZI KALESİ BÖLGEYE HAKİM”

“Bir başka husus da yerleşmelerin çoğunun bizim bu bölgelerdeki kalelerle irtibatlı bir coğrafyayı paylaştığı yönündeki düşüncemizi teyit etti. Gerçekten yukarıdaki köylerde ana noktada şu anda Uzunköprü sınırları içerisinde kalan Altınyazı Kalesi’nin bölgeye hakim olduğunu görüyoruz. Bu bölgede bütün kaleleri kontrol eden kale Altınyazı Kalesi. Daha aşağıda Beyendik’in bölgeye hakim olduğunu görüyoruz. Diğer bölgelerde zaten daha önce de aynı bağlantıları görmek mümkün olmuştu.”

“ORTAÇAĞ SİSTEMATİĞİ…”

“İster Karayazı’da ya da Hızır İlyas Tepe’de olsun, ister diğer tepelerdeki kalelerin çevresinde olsun, aynı şekilde bir yerleşmeler sistematiği vardı. Keşan’ın, iyi örgütlenmiş bir Ortaçağ kale dizgisi olduğu kesinlik kazandı. Ama bugün bu ortaçağ yerleşmelerinin bir başlangıcı olduğunu görmemiz de mümkün oldu. Daha sonra yapılacak olan çalışmalarda da Beyendik ve Altınyazı ile irtibatlı bir bölgede bazı verileri bulmanın mümkün olabileceği kanısındayım.”

“KEŞAN’IN ADI MS 5. VE 6. YY’DA GEÇİYOR”

“Keşan’ın adı, Prokopis’te M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda geçiyor. Bana kalırsa Roma Trakyası içinde kurulmuş olmalı. Çünkü çevrede bulunan Roma malzemesi Geç Roma Dönemi ağırlıklı. Ayrıca Trakya’nın Roma eyaleti olması da bu yüzyıllar arasında.

Kale ile bağıntılı yerleşme, esasında Via Ignatia ile M.S. 1 Yüzyıl’da başlıyor. Via Ignatia’nın oluşması ise M.S. 2. Yüzyıl’ın sonuna denk geliyor. Fakat bu süreçte, bölgede, Roma’da vasal (otonom)bir krallık var. Büyük ihtimalle bunlar, Roma ile müttefik bir Trak Krallığı ve Sapia Krallığı. Başkentleri ise Vize.”

 “TESLİM KALE’DE TRAK TÜMÜLÜSLERİ”

“Bugünkü çalışmalarımız çok enteresan sonuçlar verdi. Çalışmalarımızın başından beri Keşan’ın bütününde görmediğimiz bir malzemeye, iki tane Trak tümülüsüne rastladık. Bu gerçek anlamda ilginç tabii. Keşan için de ilginç. Hatta Trakya’nın bütünü için bile ilginç. Bize tümülüs hattının başlangıç noktasını veriyor. Biz bu tümülüslerin İpsala tarafındaki uzantılarını biliyorduk. Fakat bu bölge hakkında fikrimiz yoktu. Bu 2 tümülüs özellikle bize bu hattan başlayarak Tekirdağ’a doğru giden tümülüs hattını göstermesi bakımından çok önemli oldu.”

KEŞAN’IN TRAK KİMLİĞİ ORTAYA ÇIKTI

Engin Beksaç sözlerinin devamında, yapmış olduğu arazi çalışmaları dışında diğer kitap ve diğer buluntular içinde, Keşan’ın erken tarihi hakkında gerçekten çok ilginç verilerin ortaya çıktığının da altını çizerek, Trak kimliğinin açıkça belirdiğini vurguladı. Beksaç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çalışmaların bir bölümünü internetteki bir portala koydum ve orada iki tane Trak kralından bahsettim. Gerçekten bunlar bu bölgede hâkim olan iki güçlü kral, Trakya tarihine adını kazımış olarak ortaya çıktılar.

Bugüne kadar Keşan’ın erken tarihi bildiğiniz gibi bilinmiyordu. Herkesin bildiği bir gerçek vardı, Keşan bölgesinde Trak’ların yaşadığı hep söylendi. Ama Trak kimliğini bize ifade edecek fazla bir verimiz maalesef ortada yoktu. Ama bu tapınağın gelmesi, doğudaki Trak duvarlarının bulunması bize kesin olarak Trak kimliğini gösterdi.”

KEŞAN’IN GÜÇLÜ BİR ORTAÇAĞ GEÇMİŞİ VAR

Keşan’ın Ortaçağ’daki geçmişini çevresindeki kalelerden anladıklarına kayıt düşen Beksaç

“Mesela Çamlıca’daki kalede olsun, Karahisar’daki kalede olsun, Beyendik’te ya da Paşayiğit’te, Yayla’da ve diğer yerlerde de var birkaç benzeri düzenleme var. Burada biz çok güçlü ortaçağ bulguları görüyoruz. Tabii ki Keşan’ın kendi kalesi var. Şu an radyolink yolu vericilerinin bulunduğu bölgede çok güçlü bir kale var. Radyo vericilerinin olduğu bu tepedeki kale, Keşan tarihinin en iyi bilinen kültür miraslarından biri. Çok da erken süreçlerden itibaren Prokopis olarak bilinen Eski Yunanca yazan Bizanslı bir tarihçi var. Onun da <Yapılar> üzerine olan bir kitabında direkt olarak bu kaleden bahsediliyor.”

İTALYAN KOYU’NDAKİ KALE…

Sözü bir kez daha Mecidiye’deki kaleye getiren Beksaç, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: “Bunlar dışında İtalyan koyundaki kale, daha önce haberlere yansıyan 2200 yıllık tapınağın bulunduğu kale de diyebiliriz. Burası çok ilginç bir bölge. Dikkat edildiği zaman, kıyıdaki bir kalenin dönüşmüş biçiminde biz bu tapınağı görebiliyoruz. Aynı yapının içinde, Roma devri mezarlarının kalıntıları var. Biraz daha geride Kızkapan bölgesindeki, özellikle İlyas Tepe’yle irtibatlı bir konumda kulenin izleri var. Vadinin dışına doğru çıktığınız zaman, Mecidiye’ye doğru bir taş ocağı, taş ocağının hemen üstünde tahrip edilmiş bir Bizans kulesinin küçük bir haberleşme kulesinin izini bulabiliyorsunuz ve hemen yanı başında Bizans küçük yerleşmesi ve arkasında mezarlığı olan bir yer var. Burada da bir haberleşme ağının mevcut olduğu görülüyor, tabii bu tahrip olmuş durumda.”

“MECİDİYE’DEN – ENEZ’E KADAR EN SON BULGULAR ÇOK ÖNEMLİ”

Engin Beksaç, yaptığı geniş özetin sonunda, açıklamasında yeni bulguların önemine yer verdi. Keşan’ın Mecidiye Beldesi ve İtalyan Koyu’ndaki tapınağın devamında Enez’e kadar yeni buluntuların, Keşan’ın Ortaçağ sistematiğinin devamı olduğuna dikkat çeken Beksaç, bu buluntuların Enez’in bilinen tarihinin farklı olduğuna da dikkat çekti. Enez’de oyma üzerinde bulunan labrisin (çift başlı balta) Keşan’daki kale ve tapınak buluntularıyla ilgisi olmadığına ve arada önemli bir zaman sekmesi bulunduğuna dikkat çeken Engin Beksaç, şöyle dedi: “Enez’in gizleri çok! Enez ve Traklar, Trakyalı bir Enez ya da kısaca sadece Trak Enez. Apsintiler’in Enezi… Bu araştırmaların bir yönü. Gelelim Keşan’la bağlantısına, Keşan bir anlamda bugünkü Yayla’nın adeta bir gözetleme kulesi. Karaincirli’ye kadar giden bir dizi buluntu var. Bu durumun varlığı, kaleler arasındaki haberleşme sistematiğine de çözüm getiriyor. Yayla’daki gözetleme kulesi bir Ceneviz kulesi. İtalyan tipi ve Cenovalılar’dan kalma. Kulenin ortasında da bir ateş çukuru var. Karaincirli’de ise 2 kale var. Kule işlev olarak Enez’e ait değil, Mecidiye’deki kalenin devamı ya da bunlarla mutlak bağlantılı. Kule, Mecidiye’yi de görüyor. Karaincirli’de bir başka kale daha var ama bu tamamen başka bir öykü. Yani o da bir başka kayıp kent. Enez’de bir başka Trak tapınağı da var. Kutsal Vadiler denilen bölgede bulduk. Sadece Enez’e has kaya anıtları bunu işaret ediyor. Kısaca, Enez gizemini koruyor. Keşan’da da kaleler dizisinin sonu sanırım Enez’le de sınırlı kalmayacak ya da Yunanistan’la birleşecek devasa bir alanı içerisine alacak.”

Son Güncelleme: 06.11.2013 00:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol