Roman vatandaşı Murat Büçkün:

“Romanların elinden tutmayın, koluna girin”

Roman vatandaşı Murat Büçkün:

“Romanların elinden tutmayın, koluna girin”

22 Nisan 2014 Salı 00:09
820 Okunma
Roman vatandaşı Murat Büçkün:
 “Romanlar sadece süpürgeci, kalaycı ve müzisyenden ibaret değildir.” diyen Murat Büçkün, “Romanların içinde her daldan becerisi bulunan, sanatkâr kardeşlerimiz, ağabeylerimiz var. Birçok sanatkâr kardeşimiz Roman olması nedeniyle çekimser kalıp, kendini öne çıkarmıyor. Dışlanmaktan mı çekiniyor, yoksa başka bir nedenle mi bilmiyorum ama bunlara ya devlet ya da yerel yönetimler eliyle sahip çıkılıp, iş imkanı sağlanmalı.” şeklinde konuştu.

 

NEŞE TOSUN

 

Gazetemizin dünkü sayısında yer alan Neşe Tosun imzalı “Kaderimiz Kendi Elimizde” başlıklı köşe yazısı ile ilgili Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Zati Yörüker Caddesi’nde işyeri sahibi Roman vatandaşı Murat Büçkün’den açıklama geldi.

Roman vatandaşlara istihdam sağlanmasının konu edildiği köşe yazısı ile ilgili Büçkün, “Böyle bir yazının çok daha önce yayımlanmasını ve sesimizin duyurulmasını isterdik. Ancak bugün de geç kalınmış sayılmaz. Öncelikle böyle bir konuya değindiğiniz için teşekkür ediyorum. Bir Roman vatandaşı olarak hem Roman camiamıza hem de işadamlarımıza, esnafımıza gazetemiz vasıtası ile seslenmek istiyorum.” dedi.

“Romanlar sadece süpürgeci, kalaycı ve müzisyenden ibaret değildir.” diyen Murat Büçkün, “Romanların içinde her daldan becerisi bulunan, sanatkâr kardeşlerimiz, ağabeylerimiz var. Meclis üyesi ağabeylerimiz var, çeşitli derneklerde ağabeylerimiz var. Birçok sanatkâr kardeşimiz Roman olması nedeniyle çekimser kalıp, kendini öne çıkarmıyor. Dışlanmaktan mı çekiniyor, yoksa başka bir nedenle mi bilmiyorum ama bunlara ya devlet ya da yerel yönetimler eliyle sahip çıkılıp, iş imkanı sağlanmalı. Bize bugün sahip çıkılmazsa, bizler çıkıp kendimizi anlatmazsak, yarın çocuklarımız ne olacak?” şeklinde konuştu.

Kendisine 12 yaşındayken Roman olmayan bir köylü tarafından sahip çıkılıp, meslek öğretildiğini belirten Büçkün, “Şu anda bu köylü amca vefat etti. Allah gani gani rahmet eylesin. O benim elimden tutmadı, koluma girdi. Beni yetiştirdi, meslek sahibi yaptı. Şu anda yaptığım alüminyumculuk mesleğini ondan öğrendim. Önce kalfalık, daha sonra da ustalık belgesi aldım. 2010 yılında da Sosyal Yardımlaşma Destekleme Projesi adı altında geri ödemeli devlet desteği ile bu işyerimi açtım. Çok şükür kimseye muhtaç değilim, işimden memnunum. Her ne kadar Roman camiasına iş yapsam da piyasadan bana güvenip işveren ağabeylerimiz var. Herkesi benim köylü amcam gibi Roman kardeşlerimizin koluna girmeye, Roman kardeşlerimizi de sanatlarını ortaya koymaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. Siz basın mensuplarından da Roman camiasının sadece çalgıcılık mesleğini ön plana çıkaran haberler değil, bütün sanat dallarında becerisi olan kardeşlerimizi, ağabeylerimizi ön plana çıkararak kamuoyuna duyurulmasına yardımcı olmanızı istiyorum. Böylece birbirinden cesaret alarak, bütün becerisi olan kardeşlerimiz ortaya çıkacaktır.” dedi.

“Ben Roman’ım. Bu Cenabı Allah’ın bir lütfudur. Kimsenin ırkını seçme hakkı yoktur.” diyerek konuşmasına devam eden Murat Büçkün, şunları söyledi:

“Ben eski adıyla Cumhuriyet İlkokulu’nda okudum. O zaman karma eğitim vardı. Arkadaşlarımızın çoğu Roman değildi. Ayrım yaşadım mı? Yaşadık ama bugünkü gibi değil. Bugün Roman çocuklar tamamen ayrıldı ve belli okullara yönlendirildi. Ben kendimi gizlemiyorum. Benim gibi herkes çıksın ‘Romanım’ desin ama sanatını da ortaya koysun. Devlet de bunların üstüne gitsin. Sanatını gizleyenleri ortaya çıkarsın. Projeler üretsin, bu kardeşlerimize iş imkanı sağlasın. Sosyal yardım yaparak bir yere varılmaz. Balık yemeyi değil, tutmayı öğretsin. Kurslar açılsın, belge verilsin. Devlet Hastanesinde bile Roman kardeşlerimiz çalışmaya başladı. Eskiden var mıydı? Yoktu. Bir kardeşimiz hastanede çalışırken ayrıldı. Acaba neden ayrıldı? Dışlandığını mı hissetti? Bunların üzerinde de durulmalı.”

Keşan’da Roman camiasına sahip çıkılmadığını da öne süren Büçkün, “Roman camiası içinde bu işle ilgilenen tek kişiyim. Keşanlılardan isteğim; Roman camiasına sahip çıksınlar, kollarına girsinler. Ben vergimi veriyorum, devletimi zarara uğratmıyorum, kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalışıyorum. İşlerim daha da iyileşirse, yanımda bir evladımı çalıştırmayı düşünüyorum.” dedi.

 

 

Son Güncelleme: 22.04.2014 00:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol