Organik Sanat Tiyatrosu oyuncuları

Keşan’ı unutmak mümkün değil

Organik Sanat Tiyatrosu oyuncuları

Keşan’ı unutmak mümkün değil

27 Temmuz 2013 Cumartesi 04:36
936 Okunma
Organik Sanat Tiyatrosu oyuncuları
 Keşan Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında Organik Sanat Tiyatrosu tarafından düzenlenen yarışmalarla, gösteriler ve orta oyunları ile Keşanlılara keyifli dakikalar yaşattı.

Peki, Organik Sanat Tiyatrosu kimlerden oluşuyor, oyuncuları nasıl bir araya gelmiş, oyunlarını sergilerken nelere dikkat ediyorlar, bölgelere göre nasıl oyun sergiliyorlar gibi birçok soruyu sizler için Medya Keşan gazetesi olarak oyunculara sorduk.

Organik Sanat Tiyatrosu oyuncuları Mustafa Fındık, Volkan Çuha, Merve Özbay, Serkan Balık Keşan’da yaptıkları 11 gösteriyi ve Keşan hakkında düşüncelerini, yaşadıkları sahne olaylarını samimi bir şekilde bizler ile paylaştılar.

(MUSTAFA FINDIK)

BİR MANAV BİR KASA ELMANIN HEPSİNİ SATAMADI DİYE NE KADAR ÜZÜLÜRSE BİR OYUNCUDA ESPRİLERİNİ SATAMADIĞI DİYE O KADAR ÜZÜLÜR

Organik Sanat Tiyatrosu kurucularından ve oyuncusu Mustafa Fındık, sahnenin bit tutku olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Şöyle düşünüyorum ki; Bu iş ego ağırlıklı bir iş ve sanatçıların birçoğu bir süre sonra kendi egolarını kontrol edemiyorlar. Bu yüzden meslektaşlarıyla çatışıyorlar. Egosu tavan yapan bir insanda bir süre sonra bencillikte doruk noktasına ulaşıyor. Ekibinin ön plana çıkmasını sağlayacağına kendi ön plana çıkmak için uğraşıyor. Biz her zaman ekibin işinin en iyi olduğunu göstermeye çalıştık. Volkan Çuha ise işini gerçekten iyi yaptığı için birçok görev ona verildi. Bazı problemler yaşadık. Sesimizin kısıldığı zamanlar oldu. Hatta Volkan Çuha günde 2 kez iğne vuruldu. Bir manav bir kasa elmanın hepsini satamadı diye ne kadar üzülürse bir oyuncuda esprilerini satamadığı diye o kadar üzülür. O satıcı meyvelerini satmak için ne uğraşır ve tezgahını kapatıp hemen gitmez. İşte oyuncuda böyledir.  Biz Ramazan programı formatına aykırı olmayan bir eğlence yapmaya çalıştık fakat yaptıklarımızın buradaki halka biraz ağır geldiği söylendi. Buranın halkını eğlendirebilecek çalgılı çengili şeyler istendi.

“GÖNÜL VERMEDEN BU İŞ YAPILMAZ”

Bazı gösteriler için süreler belirlendiği dile getiren Fındık, “Buranın halkı bunları kaldırmaz diye bir şey olmaz. Ben bunu duyunca çok üzüldüm. Bizim kendi alanımız kısıtlanmış oldu. Bu durumda kimse bizden farklı şeyler bekleyemez. Sahne benim için tutkudur. Bu ekipte insanlarda bu işe gönlünü vermiş insanlar. Ben sahneye çıkmadığım zaman da yazarlık yapıyorum. Bir de şöyle bir şey oldu; Biz İzmir’den yola çıktık. Bize de önceden çok güzel bir yerde kalınacağımızın vaadi verilmişti. İlkten bir hale girince tedirgin olduk. Aynı duyguyu diğer arkadaşlarımda da hissettim fakat  Ersoy Bey’in de katkısıyla bir süre sonra orası bize cazip hale geldi. Her şeye rağmen güzel vakit geçirdik.” şeklinde konuştu.

(VOLKAN ÇUHA)

“İŞİMİ İÇTEN GELEREK, EN DORUKTA YAŞAYARAK YAPIYORUM”

Organik Sanat Tiyatrosu’nun Keşan’da en çok konuşulan ve beğenilen isimleri arasında olan Volkan Çuha ise, sanatçının kendini geliştirmesi, işini sevmesi çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “1984 İstanbul doğumluyum. 15 senedir Görsel ve Sahne Sanatları yapıyorum. İlk olarak bu işe tiyatroyla başladım. Daha sonra İstanbul TRT’de seslendirme sanatçısı olarak görev aldım. Casper, Elm Sokağı’nda Kabus, Freddy, Batman, Batman Dönüyor, X-Men gibi filmlerde seslendirme yaptım. Başka bir meslekte çalışmadım. Hep bu işi yaptım. Kendimi daha sonra hayali Hacivat Karagöz oyununda da geliştirdim. En son olarak sihirbazlık yapmaya başladım. Çünkü bu piyasada sanat anlamında bu işleri yapan çok var. Adam sabah çıkıp herhangi bir yerde çalışıyor, akşam olunca da sahneye çıkabiliyor. Bana göre konservatuarlı mı yoksa alaylımı derseniz ben alaylı derim. Konservatuarda temel bilgi veriliyor. Özel yetenek isteyen bir şey olduğu için ben alaylı diyorum. Sanatçının kendini geliştirmesi, işini sevmesi çok önemlidir. Sahneye çıktığı zaman ufakta olsa yeni bir şeyler katabiliyorsa işte o gerçek bir sanatçıdır. Bu performansın içerisinde karakterde çok önemlidir. Bazı sanatçılarda insanları küçük görme gibi bir davranış var. Bazılarında ise, ben sahneye çıkayım, işimi yapayım sonra alayım mantığı var. Halbuki ben işimi içten gelerek, en dorukta yaşayarak yapıyorum. Bana 100 TL de verseler 500 TL de verseler ya da hiç para vermeseler bile ben bu işi yine de yaparım. Bazı zamanlar bu işi ücret almadan da yaptığım oldu. Bizim sanat camiasında zaten göz boyarlar. Kendilerini överler ama şöyle bir şey de vardır, < Boş tenekeden çok ses çıkar >. Ben işimi çok severek yaparım fakat kendimi övmem.”

“CENNET MAHALLESİ DİZİSİNİ  KİMSE SEYRETMESİN O ZAMAN”

Türk Sanat Müziği icraat ediğini belirten Çuha, Keşan’da ilk gün fasıl yaptığımızda ilgiyle karşılanmadığını dile getirerek, “Biz de repertuarımızı değiştirdik. Roman havaları okumaya başladık. Eğer bizim geniş bir bütçemiz olsaydı biz buraya sirkte getirirdik. Bizim bütçemizi daha geniş tutsalardı biz de daha çeşitli gösteriler yapardık. Burada yaşadığım sıkıntılardan biri ses sistemiyle ilgili oldu. Zaten her şeyi canlı söyledik. 10 gün boyunca bu böyle devam etti. Hatta izleyicilerin çoğu playback yaptığımızı düşündüler. Demek ki sesimiz çok hoşlarına gitti. Yaşadığım bir sıkıntıda şu oldu; seyircilerden bir kadın gelip bana “sen normalde de <abe> diyerek mi konuşuyorsun” diye sordu. Ben de “hayır” dedim. Bu şovumun bir parçasıydı halbuki. O zaman “Abe Kaynana” şarkısını da söylemeyelim. Bir zamanlar popüler olan “Cennet Mahallesi” dizisini de kimse seyretmesin. Onlara da tepki göstersinler.  Zaten biz dalga geçmiyoruz. Espri şeklinde vermeye çalışıyoruz. Ben bu durumdan dolayı çok üzüldüm, sahneyi terk ettim fakat hemen ardından yine sahneye çıktım. Her şeye rağmen güzel vakit geçirdik. Ayrıca Belediye Başkanımız Mehmet Özcan’a çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

(MERVE ÖZBAY)

“BÖLGEYE HAS MÜZİKLER ÇALDIK”

Organik Sanat Tiyatrosu’nun tek bayan oyucusu olan Merve Özbay, kendisinin Edirneli olduğunu belirterek, Keşan’a gelmeden önce arkadaşlarına bölge ile ilgili tüyolar verdiğini söyledi.

Özbay, sözlerine şöyle devam etti: “ Benim memleketim burası. Böyle bir faaliyet içerisine girdiğim için de çok mutluyum. 3 seneden beri tiyatroyla ilgileniyorum. Burayı tanıdığım için arkadaşlarımı burası hakkında bilgilendirdim. Buranın insanları hareketli şeylerden hoşlandığı için Roman havası çaldık. Buraya geldiğimiz içinde mutluyuz. İyi ki geldik. İnşallah “Organik Sanat Tiyatrosu” olarak yine buraya geliriz.”  

(SERKAN BALIK)

“KEŞAN BENİM İÇİN GÜZEL BİR ANI”

İlk defa Ramazan Etkiliğine katıldığını söyleyen Serkan Balık, Keşan’ı çok beğendiğini ve burada unutamayacak günler geçirdiğini dile getirdi.

Balık, “Ben sınavlarım dolayısıyla buraya Cuma günü geldim. 1,5 yıldır bu işi yapıyorum. Benim buralara gelebilmemde en büyük yardımcı Mustafa Fındık’tır. Ramazan etkinliğine ilk defa katılıyorum. 7 gündür Keşan’dayım. Erikli’ye gitme fırsatımız oldu ve denizini çok beğendim. Keşan’da sahnede çok zevk aldım. Ayrıca Belediye Başkanımız Mehmet Özcan’a çok teşekkür ediyoruz. Yine hal müdürü Hasan Çıkrıkçı, zabıta arkadaşlardan Faruk ve Murat Ağabey’e, Oya Hanım’a çok teşekkür ederiz. Diğer ekip arkadaşlarıma ve en önemlisi de bu grubu oluşturan Mustafa Fındık’a çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

 

 

Son Güncelleme: 27.07.2013 04:37
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol