ÖDP Keşan İlçe Başkanı Hasan Karagöz:

“Katile, hırsıza, diktatöre oy verme!”

ÖDP Keşan İlçe Başkanı Hasan Karagöz:

“Katile, hırsıza, diktatöre oy verme!”

09 Temmuz 2014 Çarşamba 03:17
363 Okunma
ÖDP Keşan İlçe Başkanı Hasan Karagöz:
 Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İlçe Başkanı Hasan Karagöz, dün yaptığı yazılı açıklamada, ÖDP’nin cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde izleyeceği duruş hakkında bilgi verdi.

“PEKÇOK KESİMİN SEÇİMLERE KATILMA HAKKI BAŞTAN ELİNDEN ALINIYOR”

ÖDP’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı mücadelesini, Gezi ile ortaya çıkan birleşik muhalefet hareketini, tüm toplumsal muhalefet kesimleri ile birlikte geliştirme doğrultusunda sürdüreceklerine işaret eden Karagöz, şunları ifade etti:

Ülkemizin geleceği açısından önemli bir eşik olan cumhurbaşkanlığı seçimiyle karşı karşıyayız. Erdoğan ve AKP, seçimlerin halk oylaması olarak gerçekleşmesini yeni bir demokrasi yanılsaması olarak sunmaya çalışıyor. Oysa bilinir ki Anayasa referandumuna koydurduğu özel maddeye dayanarak dolaylı halk oylaması (!) ile ilk seçilen Cumhurbaşkanı faşist diktatör Kenan Evren’di. Bugünkü göstermelik halk oylaması da 12 Eylül yasaları ile birlikte Erdoğan diktasının getirdiği yeni anti-demokratik sınırlamalar içerisinde gerçekleştiriliyor. Aday çıkarmak için 20 milletvekili ya da yüzde 10 oy alma zorunluluğu ile getirilen barajla toplumun pekçok kesiminin seçimlere katılma hakkı baştan elinden alınıyor.”

“ERDOĞAN SEÇİMLERİN TÜM ŞARTLARINI KENDİ LEHİNE DÜZENLEYEREK GERÇEKLEŞTİRİYOR”

Erdoğan’ın sınırlarını kendi çizdiği bu seçimlerin tüm şartlarını önceden kendi lehine düzenleyerek gerçekleştirdiğini öne süren Hasan Karagöz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Erdoğan’ın adaylığının bizzat kendisi seçimleri gayrımeşru kılmaktadır. Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluklarına imza atan, evindeki milyon dolarlarla adeta bir şeyhlik kuran, gençlerimizin polis tarafından öldürülmesinin ve yaralanmasının emrini veren Erdoğan’ın ne Başbakan olma ne de Cumhurbaşkanı olma hakkı yoktur. 

ÖDP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katile, hırsıza, diktatöre, yalancıya oy vermeme çağrısı ile tüm gücüyle Erdoğan ve AKP’ye karşı mücadele edecektir.

CHP, MHP ile ittifak içerisinde gösterdiği adayla AKP zihniyetine karşı mücadeleyi geliştirmek bir yana, Erdoğan eliyle kurulan yeni statükonun içerisinde kalmayı, onun hegemonyasını pekiştirmeyi tercih etmiştir. Ekmeleddin İhsanoğlu, AKP karşısında bir alternatifi işaret etmekten öte AKP’nin alternatifinin yine onun hakim kıldığı muhafazakar-liberal zihniyetin versiyonu olduğunu ortaya koyarak bu kuşatmayı büyütmüştür. Ekmeleddin İhsanoğlu bir yanıyla da emperyalizmin bölgesel müdahale politikaları içerisinde Erdoğan ve AKP’nin rayından çıkarttığı ılımlı İslamcılığı yeniden rayına oturtmaya aday bir seçenek olarak da gündeme gelmektedir. Erdoğan ve AKP’ye karşı mücadele bu anlamda onun versiyonlarına karşı da bir mücadeleyi içermektedir.

HDP halkın seçeneksizliğe mahkum edilmeye çalışıldığı bu ortam içerisinde adaylık sürecini gerçek anlamda bir ortak adaylık süreci olarak geliştirmeyi tercih etmemiştir. Yapılması gereken toplumsal muhalefetin tüm kesimlerini, sosyal demokratlardan Alevilere uzanan tüm dinamiklerin ortak inisiyatifi ile AKP düzenine karşı yeni bir Türkiye programı etrafında bir ortak adaylık sürecinin geliştirilmesiydi. Ancak HDP, kendi sınırları içerisinde bir aday belirleyerek toplumun geniş kesimlerine güven verecek, onların taleplerini içerecek bir seçenek oluşturmamıştır.

ÖDP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sosyal demokratların, Kürt hareketinin, sosyalistlerin ve tüm emek-demokrasi güçlerinin birleşik bir seçeneğinin yaratılması gerekliliğini savunmuştur. Anti-emperyalist, emeğin haklarını savunan, kamucu, gerçek laiklikten yana, Kürt sorununda demokratik çözümü savunan, Alevilere eşit yurttaşlıktan yana, ekolojist, cinsiyetçi olmayan temeller üzerine kurulan bir Türkiye programıyla ortak bir sürecin ve ortak adaylıkla AKP’ye karşı durmanın mümkün olduğunu ifade etmiştir.

Bu durumun değişmesi, Erdoğan ve AKP zihniyetiyle gerçek bir hesaplaşmanın yolunun açılabilmesi için bu gidişattan memnun olmayan herkese, hepimize düşen sorumluluk birleşik bir muhalefet gücünün yaratılması için daha büyük bir kararlılık göstermekten başka bir şey değildir. Bugünkü seçeneksizliği aşacak olan birleşik bir direniş mücadelesiyle yaratacağımız eşitlikçi, özgürlükçü seçenek olacaktır.”

Son Güncelleme: 10.07.2014 03:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol