Çocukların birkaç temel ihtiyaçları vardır: Beslenme, iyi bakım, sevgi, güven duygusu. Çocuğun hayatındaki sınırlar ve kurallar güven duygusunun oluşumunda önemlidir.  Çocuklar yaşadıkları dünyanın sınırlarını ve kurallarını bilmek isterler. Onlardan ne beklendiğini, nerede duracaklarını, ne kadar ileriye gidebileceklerini ve ileriye gittiklerinde ne ile karşılaşacaklarını yani kendi sınırlarını bilmek isterler ve bunu defalarca tekrar ederler. Çünkü her seferinde anne ve babaları tarafından aynı tepkiyle karşılaşıp karşılaşmayacaklarını merak ederler.

Bütün anne ve babalar gibi çocuklarınız için en iyisini, çocuğunuza yaklaşımınızda her şeyin mükemmel olmasını istersiniz. Çoğu anne ve babanın kafasında sürekli “acaba iyi miyim” sorusu yankılanır. Bu da anne ve babayı kaygılandırır ve çocuklarınıza camdan bir bebek gibi yaklaşmanıza neden olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun sizden istediği bir şeyi vermemek, yorgun olduğunuz için onunla oyun oynayamamak, çocuğunuza herhangi bir şey için hayır demek sizi daha da kaygılandırabilir ve kafanızdaki soru tekrar yankılanabilir. Bu durum bir döngü halini alır. Çocuğunuza hayır derken en çok endişelenmenize sebep olan konular genellikle “çocuğum bana güvenmezse, çocuğum ile ilişkim zarar görürse, çocuğumun psikolojisi bozulursa, çocuğum beni sevmezse, vb.” şekilde olur. Bu durum özellikle çalışan anne ve babalarda daha fazla gözlenmektedir. Çünkü çocuğunuz ile geçirdiğiniz zaman kısıtlıdır ve bu kısa süreyi çocuğunuzun istediği şekilde geçirmek istersiniz. Bir de şöyle düşünelim. Hiç bilmediğiniz bir yola çıkarken işaret ve levhaların olduğu, yolun düzgün ve güvenilir olduğu bölgeden gitmek istersiniz. Aksi, hem yorucu hem de tehlikeli olabilir. İşte sınırlar, bu gelişme döneminde tıpkı yoldaki işaret ve levhalar gibi çocuklarımız için birer uyarıcıdır. 

Çocuklarınıza sınır koyarak, tüm özgürlüklerini elinden almış ya da onların sizin iyi bir anne ve baba olmadığınızı düşünmelerine neden olmuş olmazsınız. Aksine sınır koymadığınızda endişe etmelisiniz. Çünkü çocuklar için sınırların belirlenmesi psikolojik ve gelişimsel bir ihtiyaçtır. Çocuklar her ne kadar sınırları zorlamayı seviyor gibi gözükseler de, aslında ihtiyaç duydukları anlaşılır ve tutarlı sınırlardır. Bu durumda anne ve babanın iletişimi, birbirlerini anlamaları ve koyulan kurallar ve sınırlar konusunda tutarlı olmaları çok önemlidir. Örneğin: 5 yaşındaki çocuğunuz sabah okula gitmek istemediğini evde kalıp oyuncakları ile oynamak istediğini söylüyor. Sizde çocuğunuza okula gitmesinin öneminden, okula gittiğinde orda da oyuncaklar ile oynayabileceğini hatta arkadaşlarıyla birlikte oynayarak daha çok eğlenebileceğini söylüyor ve çocuğunuzu ikna edip okula götürüyorsunuz. Ertesi gün çocuğunuz yine aynı sebebi öne sürerek okula gitmek istemediğini söylüyor sizde bunun asıl sebebini öğrenmeye çalışıyorsunuz. Bu sefer baba da evde oluyor ve konuşmalarınızı duyuyor. Yanınıza geliyor, “peki bu seferlik okula gitmesin diyor”, çocuğunuz çok seviniyor ve babaya sarılıyor. Peki, burada neler oluyor? Çocuğunuzun bu olayda öğrendiği ilk şey “annem ne söylerse söylesin, problem değil. Babam benim istediğimi yapıyor.” Çocuğun aldığı ikinci mesaj ise, “kurallar bu sefer bozulabildiyse, başka sefer de bozulabilir” olacak ve her seferinde kuralı bozup kendi zafer duygusunu hissetmek için daha fazla ısrar edecek hatta ağlayacak. Çocuğunuz tarafından alınan bu mesaj bir zafer duygusu hissettirse de uzun vade de onun kişilik gelişimi için olumsuz bir durum oluşturabilir.

Sınırları Çizerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
 

  • Sınırlar, çocuklar için çok önemlidir. Ancak anne ve babadan gelen mesaj net olmadığı sürece, sınırlar güven duygusundan çok güvensizlik oluşturur. Kural koyarken ve sınırları çizerken anne ve babanın, çocuğun yaşına göre net ve anlaşılabilir bir dil kullanması önemlidir. Karmaşık mesajlar, çocuğunuzun kendisinden ne istendiğini anlayamamasına ve bu nedenle kuralı uygulayamamasına neden olur.
  • Kural koyarken anne ve babanın kuralı beraber koymaları ve kurala uymaları önemlidir. Ayrıca kuralların her zaman geçerli olduğu mesajı da verilmelidir. Zaman zaman uygulanmayan kurallar, yarım bırakılan kurallar çocukta kafa karışıklığı oluşturur ve güven duygusunun zedelenmesine sebep olur. Kuralların ana hatları oluşturulduktan sonra bunların çocukla paylaşılması, çocuğun fikrinin alınması da çocuğun öz güvenini destekleyici bir etki sağlar. Bu durum kuralların uygulanması kısmında da size yardımcı olacaktır.
  • Kurallar koyulduktan sonraki adım ise anne ve babanın, çocuğa model olmasıdır. Bilinmelidir ki, söylenilenden çok gördüğümüz aklımızda kalır. Kurallar, anne ve baba tarafından uygulanırsa, çocuğun kuralları benimseyip içselleştirmesi daha hızlı olur.
  • Kuralları önceden belirlemeniz ve çocuğunuzla hangi kuralın ne zaman geçerli olduğunu konuşmanız gerekir. Böylece anne babanın beklentileri karşılıksız kalmaz.
  • Çocuğunuz koyulan kuralları hatırlamakta zorluk çekiyorsa okul öncesi dönemde resimli tablolardan, büyük yaşlarda ise yazılı anlaşmalardan faydalanabilirsiniz.
  • Çok kural olursa, çocuğunuz daha sorumluluk sahibi, sınırlarını daha iyi bilen biri olacağını düşünmeyin. Çocuğunuzu sürekli kısıtlayarak, aşırı kurallar koyarak çocuğunuzun her adımını önceden planlamak doğru bir davranış değildir. Çocuklarınız yeni yollar keşfetmek için özgür olmaya ihtiyaç duyarlar. Sürekli ne yapacağı önceden söylenen çocuk; ya her şeyi kabullenir, yapar ya da isyankâr olur her şeyin tersini yapar. Bu nedenle önemli olan anne ve baba olarak sizin için önemli kuralları net olarak belirleyip, bunların doğru bir şekilde uygulanmasını sağlamak, yeri geldiğinde de esneklik göstermektir.
  • Çocuğunuz beraber belirlediğiniz bir kurala uymuyorsa, öncelikle sakin bir ses tonu ile ilgili kuralı tekrarlayın. Bunu yaparken, çocuğunuzla aynı seviyede olmayı ve göz kontağı kurmayı ihmal etmeyin. Yüksek ses, bağırma, azarlama gibi davranışlar çocuğun kurallara uymasını kolaylaştırmadığı gibi inat etmesine de neden olur. Kuralı tekrarladıktan sonra, hala uymayı reddediyorsa, çocuğunuzu davranışın sonucuyla yüzleştirin (kahvaltısını etmediği için parka gitmemesi gibi).
  • Çocuğunuz koyulan kurallara uyduğunda onu, “Sözümü dinlediğin için teşekkür ederim, seninle gurur duyuyorum ” şeklinde sözel olarak motive edebilirsiniz. Anne-babası tarafından kabul gördüğünü ve davranışının beğenildiğini gören her çocuk, aynı davranışı tekrarlamak isteyecektir.

Sınır koyma da çocuk, anne ve babanın sunduğu seçeneklerden birini seçer ve o seçtiği seçeneğin sonucunu kabul eder. Bu durum da çocukta sorumluluk alma, kendi kararlarını verme gibi önemli kişilik özelliklerinin gelişmesini ve hayatta başarılı olmalarını sağlar. Çocuğunuza sınır koyma konusunda problemler yaşıyorsanız ya da desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız lütfen bir psikolog veya psikolojik danışmandan yardım alın. Bununla birlikte yardım almaya karar verdiğiniz kişilerin diplomalarını görmekten çekinmeyin.

                                                                                                          

                                                                                                  Psikolojik Danışman Müveddet Bezbaş

                                                                                                             bezbasmuveddet@gmail.com                                                    

Kaynakça

Kızıldağ, Ö. (2015 ). Çocukları Anlama Kılavuzu. Ankara: Elma Yayınevi.

Mackenzie, R. J. 1998. Çocuğunuza Sınır Koyma. Ankara: HYB Yayıncılık.

www.pedagogsevilyavuz.com (05.01.2019).

                                                                                      

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol