• Üsmen Agam, nedir bu ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ beyaa? Gene Atçe’ye ediye mi almam gerekçek? Dışarıya yimee götürsem lokantalar kapalı beyaa. Valla atunun gönlünü yapamazsam gene küser yan odada bir ay karantinaya alır beni.
  • 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ööle yeme içmeynen, ediye almaklan geçiştirilecek bi gün deil be kızanım. Kadın akları için ciddi mücadeleye başlamanın azin bi öyküsüdür bu gün. Kutlamadan ziyade anma günüdür aslında
  • Desene ediye almaktan yırttık be agam. Annat ne olduunu da ben de Atçe’ye mazeret olaraktan süüleyeyim.
  • Sen gene çiçeeni alıp Atce’yle aranı ii tut be kızanım. Bak sana bu günün acıklı ikayesini annatayım.

8 Mart 1857 dünya kadınlarının mücadele tarihinde ünemli bi mihenk taşıdır. O tarihte Amarika’da New York şeerinde çounluuu kadın olan 40.000 dokuma işçisi ücretlerinin artırılması ve 16 saat olan günnük çalışma süresinin 10 saate düşürülmesi amacıynan greve gider. Bu eylem patronları çok tırsıtır beyaa. Devletin de patronlara arka çıkmasıynan pulisler eylemlere şiddetle müdaale eder. İşçiler pulis şiddetinden fıymak için fabrikalara sıınırlar. Polisler işçileri fabrikalara kitlerler ve kapıların önüne barikatlar kurarlar. Bu esnada fabrikalardan birinde yangın çıkar. Pulisler yanan fabrikadaki işçilerin çıkışına izin vermezler. Barikatlardan ötürü kapıları açamayan ve yangında maasur kalan 129 kadın işçi yanarak can verir. Bu adise Amarikan hükümetince duyurulmamasına raamen ertesi gün cenaze törenine 100.000 kişi katılır. Yıllar geçse de bu katliam unutulmaz. 1910 yılında Kopenhag'da 2. Enternasyonel’e baalı 'Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı' esnasında Alman Sosyal Demokrat Kadın liderlerden Clara Zetkin'in (o yangında ölen kadın işçiler anısına) 8 Mart'ın ‘Dünya Kadınlar Günü olarak belirlenmesi ünerisi kabul edilir. Er yıl kutlanmaa başlayan Dünya Kadınlar Günü ilk yıllarda farklı tarihlerde kutlanır.1921 yılında Moskova'da yapılan 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında günün adı 'Dünya Emekçi Kadınlar Günü' olaraktan deiştirilir ve tarihi 8 Mart olarak kesinleştirilir. Birinci ve ikinci dünya savaşı yıllarında bazı ülkelerde yasaklanan 8 Mart, 1960’lı yılların sonunda Amarika’da da Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarının başlaması ile genel kabul görmee başlar.16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 8 Mart'ı ‘Dünya Kadınlar Günü’ olaraktan kabul eder ancak bu günü Amarika'da yanarak ölen kadın işçilerle ilişkilendirmez. İsim tartışmaları devam etse bilem BM kararı ile 8 Mart dünya çapında yaygınlaşmış olur.

  • Kitap gibin konuşursun be agam. Ölen kadınların mekanı cennet olsun da bizimlen ne alakası var? Münferit bi ulay diil mi bu?  İç bi bok anamadım.
  • Olmaz olur mu be kızanım. Bizde de kadınlar aklarını almak için uzun yıllardır mücadele vermişlerdir. Batıdaki mücadele tarihi Türk kadınına da ürnek olmuştur.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında Türkiye Komünist Partili (TKP) kadınlar üncülüğünde kutlanmıştır. Yaygınlaşması ve sukak etkinliklerine dönüşmesi ise İlerici Kadınlar Dernee öncülüünde 1975 yılında başlar ve sürdürülür.
Bu uygulama 1980 ihtilali sonası Cuntanın yasaklaması sonucu 1984 yılına kadar kesintiye uurar. Sonasında tüm yıllar kesintisiz olarak çeşitli etkinliklerlen kutlanır.

Bugün yine erkes kadınlara yünelik övgü dolu sözlerlen günü geçiştircek. Ben de bu övgülere ülke gerçeklerini ve kadına verdiimiz deeri yansıtaraktan katılayım. Türkiye nüfusunun yarısı yani 41,5 milyonu kadın. Bunun 31,5 milyonu çalışabilcek çaada ulmasına raamen sadece 10,2 milyonu çalışma ayatı içinde. Çalışmak isteyen 10,2 milyonun da yaklaşık 8,2 milyonu istihdam edilmiş durumda. Bunun da 2,5 milyonu aile içi işlerde çalışan ve ücret alamayan kadınlar. Kadın istihdam uranımız aile içi işlerde çalışanlar dahil sadece %26. Avrupa Birliii urtalaması ise %62. Kadın istihdamında OECD ve Avrupa sonuncusuyuz, İran’dan bilem geriyiz. Yirmibir milyon çalışmayan kadınımız var. Bunun 19 milyonu ev kadını. Kadınlarımızı eve kapatarak üzgürleştirdiğimizi iddia eden yöneticilerimiz var. Kadınların ekonomik ayata katkısının bu denli sınırlı olan bir ülkenin kalkınması ayal bile edilemez.

  • Vaziyet çok kütüymüş be agam. Em kadına deer veririz deriz em de çalışma ayatından uzaklaştırırız. Nasıl kalkıncaz bööle süülesene Üsmen agam?
  • Bu daa bi şey diil be kızanım. Sana başka rakamlar da vereyim otur aala.

Kadınların siyasi ayatta temsil uranları da tam bir felaket. Kadın milletvekili sayımız 96. Yani mecliste temsil uranı sadece %17. Urtalaması %19 olan Arap ülkelerinden bilem gerideyiz. Dünya urtalaması %24. Kadın Belediye başkan uranı yalnızca %3, Kadın mIItar uranı sadece %2. Dünya Ekonomik Forumunun 2018 verilerine göre Dünya Cinsiyet Eşitliii raporunda 149 ülke arasında 130. sıradayız. Kadın cinayetlerinde Avrupa birincisi olup dünyada ön sıralardayız. 2018 yılında 439 kadın kucası ya da manitası tarafından katledilmiş. 2019 yılında bu sayı 474 olmuş. Bu sayıya ilave nasıl ve kim tarafından öldürüldüğü bilinmeyen kadın mevcut. Bu rakam 2003 yılında 83 idi. Yani 16 yılda %570 artmış. Çocuk gelinler sorunu ise daa da iç karartıcı. Ülkede er üç evlilikten biri çocuk gelinlerle yapılıyor. Üstelik sadece dini nikahla yapılan çocuk evlilikleri, ya da kuma ularak satılan çocuklar bu urana dahil deil. Çocuk annelerin sayısı da korkunç. Resmi kayıtlarda Türkiye’de 2001-2018 yılları arasında 15 yaş altı 20 binden fazla, 15-17 yaş arası 522 bin, 18-19 yaş arası 1 milyon 366 bin olmak üzere 1 milyon 909 bin çocuk ve erken yaş annelik yaşanmış. Ülkede 50 bin çocuk da seks işçisi ularak kullanılmakta. Bu rakamlara göçmen Suriyeliler dahil deil. Televizyonlarda kadına şiddeti öven, kadını ikinci sınıf vatandaş, küçücük kız çocuklarını ise kadın olaraktan gören sapıklar ve meczuplar ayli revaçta. Bu dönemi bilmem ama geçmiş dönemlerde mecliste 40-60 arası çok eşli milletvekili olduğu bilinmekteydi.

  • İçim karardı be agam. Akkaten çok bozuk bi düzenmiş bizimkisi. Ben koşa koşa gidip Atçem’e çiçek alayım iç olmazsa, üzür maiyetine. Nasıl çözülcek bu sorun be agam?
  • Yıllar içinde kadınların sorunlarını çözmek bir tarafa onları eve kapatıp sadece anne rolünü üstlenmelerini isteyen siyasiler yüzünden sorun daa da aarlaştı be kızanım. Er dört kadından üçünü çalışma ayatından uzaklaştırıp eve kapattık. Ancak unuttuğumuz bir şey var; ekonomik ve sosyal ayatta kadını dışlayan iç bir ülke kalkınmayı ve gelişmiş bir ülke ulmayı başaramadı. Tüm bu olumsuz tabloya karşın, zihnini, yüreeni ve bileeni daa güzel bir ülke ve daa yaşanır bi dünya için kullanan tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. Adi kal saalıcakla, Atçe’nin de gününü kutlarım.

Sözün Özü: sosyal ve ekonomik hayatta kadını yok sayarsan uygarlık yarışında nal toplarsın.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol