EDİRNE

Edirneli Ziraat Odası Başkanları ses yükseltti

Edirne İl Koordinasyon Kurulu yaptığı toplantıda Trakya tarımını yakından ilgilendiren konularla ilgili açıklama ve çözüm önerileri dile getirdi.

Abone Ol

Edirneli Ziraat Odası Başkanları ses yükseltti

Edirne’de çiftçi isyan etti: “alın terimizin karşılığını kim aldı?”

“Biz üretmezsek ülke aç kalır!”

Ziraat Odaları ortak açıklamayla hükümete ve piyasa politikalarına sert tepki gösterdi: Buğdayda, kanolada, ayçiçeğinde fiyatların üretici malını sattıktan sonra yükselmesine dikkat çekildi. Çeltik için TMO’ya çağrı yapıldı. “Çiftçi üretimden çekilirse köyler boşalır, gıda enflasyonu büyür” uyarısı geldi.

Edirne İl Koordinasyon Kurulu yaptığı toplantıda Trakya tarımını yakından ilgilendiren konularla ilgili açıklama ve çözüm önerileri dile getirdi.

İpsala Ziraat Odası Başkanı ve İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan Edirne Ziraat Odası Başkanı ve İl Koordinasyon Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Arabacı, İl Koordinasyon Kurulu Üyeleri; Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Cemal Durmaz, Meriç Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Türkkan ve Enez Ziraat Odası Başkanı Mehmet Oskan’ın katıldığı toplantıda Trakya’da tarım sezonu bütün zorluklarıyla devam ederken, Edirne’nin Ziraat Odaları tek ses oldu. İl genelindeki Ziraat Odaları tarafından yapılan ortak kamuoyu açıklamasında, buğdaydan kanolaya, ayçiçeğinden çeltiğe kadar üreticinin yaşadığı fiyat ve maliyet sorunları sert ifadelerle gündeme getirildi.

Çiftçinin ürününü düşük fiyattan sattıktan sonra piyasanın yükselmesine tepki gösteren Ziraat Odaları, “Aradaki fiyat farkını kim kazandı?” sorusunu yöneltti.

Açıklamada, iki yıllık zorlu dönemin ardından 2026 yılının yağışlar açısından üreticiye umut verdiği ancak ürün fiyatlarının çiftçinin beklentisini karşılamadığı belirtildi.

BUĞDAYDA ÇİFTÇİ SATTI, FİYAT SONRA YÜKSELDİ!

Edirne genelinde buğday veriminin ortalama 500 kilogram olduğu belirtilen açıklamada, TMO’nun sezon başında açıkladığı fiyatların 14 bin 750 ile 16 bin 500 TL arasında olduğu hatırlatıldı.

Buna karşın serbest piyasada ürünün 10-14 TL seviyelerinde satıldığı ifade edildi.

Kilogram maliyetinin 18-20 TL olduğu belirtilen buğdayda üreticinin ciddi zarar ettiği vurgulanırken, asıl tepkinin fiyatların daha sonra yükselmesine olduğu görüldü.

Ziraat Odaları, çiftçinin ürününün yüzde 70-80’ini sattıktan sonra buğday ihracatının serbest bırakılmasıyla serbest piyasa fiyatlarının 18-20 TL seviyesine çıktığını belirtti.

Ve şu soruyu sordu:

“Aradaki bu fiyat farkını kim kazanmıştır? Bu işin çiftçiye yararı var mıdır? Nasırlaşmış elleriyle buğday üreten çiftçilerimizin hakkı ne olacaktır?”

KANOLADA DA AYNI SENARYO!

Üreticinin benzer bir tabloyu kanolada da yaşadığı belirtilen açıklamada, kanolanın kilogram maliyetinin 27 TL olduğu kaydedildi.

Sezon başında 22-27 TL arasında işlem gören kanolanın, çiftçi elindeki ürünün yaklaşık yüzde 90’ını sattıktan sonra 33 TL seviyesine yükseldiği ifade edildi.

Ziraat Odaları, yaklaşık 15 günlük süreçte yaşanan yüzde 25 civarındaki fiyat artışının gerekçesini sorguladı.

15 günlük süre zarfında ne değişmiştir?” diye soran oda başkanları, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

Bu işten kim kazançlı çıkmıştır? 15 gündeki yüzde 25 kâr çiftçinin alın terinin karşılığı mıdır, yoksa bu işi alıp satanların kârı mıdır?”

AYÇİÇEĞİNDE ÜRETİCİNİN UMUDU YİNE KIRILDI

Edirne ve Trakya açısından stratejik öneme sahip ayçiçeğinde ise tepkinin dozu daha da yükseldi.

Ziraat Odaları, son iki yılda düşük verim ve düşük fiyat nedeniyle ayçiçeği ekiminde yüzde 30’a varan düşüş yaşandığını belirtti.

2024-2025 döneminde üreticilerin bazı bölgelerde dekardan yalnızca 0-100 kilogram arasında ürün alabildiği ifade edilirken, 2026 yılında yağışların etkisiyle üreticinin yeniden umutlandığı vurgulandı.

Hasadın başlamasıyla birlikte geçen yıla göre yüzde 30-35 daha yüksek fiyatların oluştuğu, bunun da çiftçide beklenti yarattığı belirtildi.

Ancak açıklamaya göre daha sonra tarife kontenjanında değişikliğe gidilmesi, vergi indirimi, ithalat tarihinin 1 Ekim’e çekilmesi ve TMO’nun 12 bin ton ham yağ ithal etmesi sonrasında fiyatlar yeniden aşağı yönlü hareket etti.

Ziraat Odaları, bu gelişmelerin üreticinin beklentisini bozduğunu ve Trakya Birlik’in de zor durumda kaldığını ifade etti.

ÇİFTÇİ MALINI SATTI, FİYAT YİNE DEĞİŞTİ”

Açıklamada ayçiçeği için de aynı soru tekrarlandı:

15-20 gündeki bu fiyat oynamalarından kim kârlı çıkmıştır? Çiftçimizin alın terine ne olmuştur?

Üreticinin son iki yıldaki kayıplarını 2026 sezonunda telafi etme umudunun bulunduğu belirtilirken, mevcut gelişmelerin bu beklentiyi zayıflattığı ifade edildi.

Ziraat Odaları ayrıca Trakya Birlik’in önümüzdeki dönemde üreticiyi tatmin edecek bir fiyat açıklamaması ve tarife kontenjanına geri dönülmemesi halinde 2027 yılında ayçiçeği ekiminde yüzde 30’a varan yeni bir düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.

ÇELTİKTE TMO’YA ÇAĞRI: “FİYATI DAHA FAZLA BEKLETMEYİN!”

Edirne’nin ekonomik ve tarımsal hayatında büyük önem taşıyan çeltik sezonunun başlamasıyla birlikte gözler şimdi TMO’ya çevrildi.

İlk hasat verilerinin normal bir sezonu işaret ettiği belirtilirken, serbest piyasa fiyatlarının geçen yılın hasat dönemindeki seviyelerin altında kaldığı ifade edildi.

Çeltikte kilogram maliyetinin 47 TL olduğu belirtilen açıklamada, TMO’dan en az yüzde 35 oranında fiyat artışı talep edildi.

Üreticinin mazot, gübre, işçilik ve taşkın nedeniyle artan arazi giderleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilerek, çeltik fiyatının bir an önce açıklanması ve TMO’nun alım yapması istendi.

DESTEK ARTTI DENİYOR AMA ÇİFTÇİ DAHA AZ MAZOT ALIYOR!”

Ziraat Odalarının hedefindeki bir başka konu ise tarımsal destekler oldu.

Açıklamada, 2025 yılında buğday için dönüm başına 806 TL olan temel destek ve planlı üretim desteğinin yaklaşık 15,5 litre mazot alabildiği, 2026 yılında 954 TL’ye yükselen desteğin ise yaklaşık 9,5 litre mazot alabildiği belirtildi.

Ziraat Odaları bu tabloya sert tepki göstererek:

“Bu nasıl bir artıştır?” diye sordu.

Üstelik destek ödemelerinin 2027 yılının şubat ve mart aylarında yapılacak olmasının da üreticinin alım gücünü daha da düşürebileceği ifade edildi.

Açıklamada, mevcut şartlarda desteklerin çiftçinin ifadesiyle “çay parası” seviyesine düşebileceği uyarısı yapıldı.

ÇİFTÇİLER İÇİN ACİL ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Edirne Ziraat Odalarının çözüm önerileri de net olarak ortaya konuldu.

Oda başkanları;

Temel ve planlı üretim desteklerinin en geç ekim sonuna kadar ödenmesini,

Düşük ürün fiyatları nedeniyle oluşan zararların telafisi için yeniden kilogram başına prim verilmesini,

Çeltikte TMO’nun bir an önce alım fiyatını açıklamasını,

Ayçiçeğinde üreticiyi koruyacak fiyat politikasının uygulanmasını,

Tarım politikalarının üretim maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.

“BÖYLE GİDERSE KÖYLER BOŞALACAK”

Ortak açıklamanın en dikkat çekici bölümünde ise tarım sektörünün geleceğine ilişkin ciddi uyarılar yer aldı.

Ziraat Odaları, gerekli önlemlerin alınmaması halinde birçok çiftçinin üretimden çekilebileceğini, köylerin boşalabileceğini ve sürdürülebilir tarımın tehlikeye girebileceğini belirtti.

Ayrıca gıda enflasyonunun artabileceği ve gençlerin tarımdan uzaklaşmasının hızlanabileceği ifade edildi.

Edirne Ziraat Odaları, açıklamanın sonunda kamuoyuna net bir mesaj verdi:

“BİZ ÜRETMEZSEK ÜLKE AÇ KALIR!”

Ortak açıklamanın altında İpsala, Edirne, Keşan, Lalapaşa, Havsa, Uzunköprü, Meriç ve Enez Ziraat Odası başkanları ile Edirne İl Koordinasyon Kurulu yöneticilerinin imzası yer aldı.