Erol Yazla: Öğretmen ve öğrenciler, birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla eğitim öğretime girdi

Eğitim İş Sendikası Keşan Temsilcilik Başkanı Erol Yazla, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının Pazartesi günü başladığını belirterek, “18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi, bu eğitim öğretim yılına, pandemi koşullarına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınmayan önlemler, birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla girdiler” dedi.

Erol Yazla: Öğretmen ve öğrenciler, birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla eğitim öğretime girdi

Eğitim İş Sendikası Keşan Temsilcilik Başkanı Erol Yazla, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının Pazartesi günü başladığını belirterek, “18 milyon öğrenci ve 1 milyon eğitim emekçisi, bu eğitim öğretim yılına, pandemi koşullarına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınmayan önlemler, birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla girdiler” dedi.

Medya Keşan
Medya Keşan
08 Eylül 2021 Çarşamba 09:25
Erol Yazla: Öğretmen ve öğrenciler, birikmiş ve çözüm bekleyen sorunlarla eğitim öğretime girdi

HÜSEYİN ÜNSAL YÜCEL

Okullarda ek öğretmen, temizlik görevlisi ataması yapılmadığını ve okulların fiziksel ihtiyaçlarının tam anlamıyla karşılanamadığını ifade eden Erol Yazla, Eğitimin geldiği vahim durum açısından özeleştiri vermek, hataları telafi etmek, önlem almak, açıkları kapamak için koca bir yaz dönemi geçmesine karşın MEB yine gereken adımları atmamış. MEB'de zihniyet değişmemiş, sadece bakan koltuğunda oturan isim değişmiştir. Eğitim gerekli ve önemli, sağlık ise hayatidir. MEB gereğini yapma yerine sürekli tavsiye dilek ve temennilerde bulunmaktadır. Yüz yüze ve kesintisiz bir eğitim için okullara kadrolu temizlik personeli atanması, tüm okullara gerekli hijyen malzemelerinin periyodik olarak teslim edilmesi, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının sıkça denetlenmesi ve okulların, sınıfların, okul bahçelerinin fiziki durumları gözetilerek metrekareye düşecek insan sayısına dair düzenlemeler yapılması şarttır” diye konuştu.

ÇAĞDAŞ EĞİTİMİN SAVUNUCUSU OLACAĞIMIZI BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUZ

Yerelde de öğretmen açıklarlarının ücretli öğretmenlerle sağlanmakta ve binlerce öğretmen atama beklerken Milli Eğitim Bakanlığı’nın buna kayıtsız kaldığını dile getiren Yazla, “8 Haziran 2017 tarih ve 30090 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ile Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Ve Orta Öğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği ve Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal ve Kültürel Yarışmalar Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, Yönetmelik ile okullarda Milli Bayramlarımız ve Yerel Kurtuluş günlerinin kutlanması, Atatürk Milliyetçiliği ile Atatürk İlke ve İnkılapları vurguları yönetmelikten çıkarılmıştı. Türkiye’nin ulusal ve milli değerleri açısından hayati öneme sahip bayramlarımızın kutlanmasına yer verilmemesine rağmen, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Kut’ül Amare Zaferi, Kutlu Doğum Haftası adında yeni etkinlik günleri belirli gün ve haftalar çizelgesine eklenmişti. Söz konusu düzenleme bununla da kalmamış; yönetmeliğe yeni bir kavram olarak eklenen “gönüllüler” ifadesi ile okullarda dini faaliyetler yürütmesi amaçlanan dernek, vakıf, tarikat, cemaatlerin etkinliklerine ve bu etkinlikleri finanse edebilmelerine yasal dayanak yaratma amacı ortaya konulmuştu. Sendikamız tarafından açılan dava sonucunda yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır. Bu eğitim öğretim yılında da her türlü  baskıya rağmen Atatürk’ün öğretmeleri olarak, onun devrimleri ışığında laik, çağdaş eğitimin savunucusu olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM YÜZ YÜZE YÜRÜTÜLMELİ

Erol Yazla, öte yandan eğitim emekçilerine yönelik olarak pandemi ile mücadele tedbiri olarak aşı olmayan eğitim emekçilerine haftada iki defa PCR testi yaptırması zorunluluğu getirilmesinin iktidarın süreç boyunca ortaya çıkan zafiyetini eğitim emekçilerinin sırtına yüklemek gayretinden öte bir yaklaşım olmadığını kaydederek, “Hem sağlık sistemi üzerinde yaratacağı yük, hem de eğitim emekçilerinin özellikle büyük şehirlerde test yaptırabilmek için üstleneceği külfetler dikkate alınmamıştır. Yeterli altyapısı oluşturulmaksızın ortaya konulan bu uygulamanın, okullarda çalışma barışını bozması bir yana, hukuki bakımdan da sorunlu olduğu bir gerçek olup, böylesi bir tedbirin uygulamada yaratacağı sakıncalar hiçbir suretle düşülmemiştir. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz, son iki yıldır ağır yara alan eğitim, yeni dönemde mutlaka yüz yüze yürütülmeli ve yeni olağanüstü durumlar baş göstermedikçe öyle sürdürülmelidir” dedi.

                                                                               

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol