Türkiye Cumhuriyeti tarihinde iki komutan bu rütbelere üstün başarılarından dolayı Mareşal ve Gazi ünvanı almışlardır. Sakarya meydan muharebesinden sonra Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’nın önerisiyle TBMM kararı gereği 19 Eylül 1921 tarihinde Atatürk’e Mareşal rütbesi verildi.
31 Ağustos 1922’de Dumlupınar ve Büyük Taarruz’daki başarılarından dolayı Atatürk’ün teklifiyle Mareşal rütbesi meclisten geçerek takdim edilmiştir.
Sakarya’da yaralı ve kaburga kemiği sarılı savaşı idare ederken bu durumunu saklamış, “yaralı olduğum duyulmasın çöküntü olur” demiştir.
Gazi, Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaşmış kişi olarak tanımlanır.
Atatürk attan düştüğü için değil, savaşta askerinin başında gösterdiği başarısından dolayı bu ünvanı almıştır.
Çanakkale’de boğazımızı engelsiz geçmeyi planlayan General Churchill, Atatürk’ü hesaba katmayınca bozguna uğradı. Sonra da “İngiliz onurum olmasaydı, Atatürk’ü alnından öperdim.” diyerek büyüklüğünü kabul etti.
19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyorum. Bu vatan için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.