KURTULUŞ MÜCADELESİNDE İÇ İSYANLAR

Araştıran: Ferhat GÜNDOĞDU - Yenimuhacir Beldesi/KEŞAN

KURTULUŞ MÜCADELESİNDE İÇ İSYANLAR

Araştıran: Ferhat GÜNDOĞDU - Yenimuhacir Beldesi/KEŞAN

Medya Keşan
Medya Keşan
29 Aralık 2021 Çarşamba 08:39
KURTULUŞ MÜCADELESİNDE İÇ İSYANLAR

İç isyanlar, çıkış nedenleri aşağıda anlatıldığı gibi olsa da Milli Mücadeleyi ve dolayısıyla Türk milletinin esaretten kurtuluşunu engellemek ve sekteye uğratmak için başlatılmıştır. Öte yandan Samsun’dan kurtuluş için atılan ve Milli Mücadeleyi başlatan adımların parolası; Mustafa Kemal Atatürk tarafından: “Ya istiklâl ya ölüm” olarak belirtilmiştir. Daha sonra kurtuluş için atılan adımların sayısı arttıkça engelleme girişimleri ve hainlik ve iç isyanlar da o ölçüde artmış, giderek sertleşmiştir. Dolayısıyla, kurtuluş yolundaki bu başarıya ulaşılması çok uzun ve tehlikeli aşamalardan, engellerden geçmiştir. Bazen hızlanan bu isyanlar mücadele esnasında en çok uğraşılan konulardan olmuştur.  Bu hainlikler ve ihanet büyük mücadeleler sonunda,  Mustafa Kemal Atatürk ve çok güvendiği Türk Milletinin azmi ve güçlü iradesiyle başarıya ulaşmıştır. Kurtuluş boyunca Anadolu’nun çeşitli yerlerinde birçok ayaklanmalar çıkmıştır. Bu ayaklanmaların bir bölümü, Anadolu topraklarının bir bölümü üzerinde yeni bir devlet kurmayı amaçlayan; diğer bölümü ise saltanat ve hilafete geleneksel ve dinsel yönden bağlı olanlarca çıkarılmış isyan hareketleridir. Hıyanet, kin ve bağnazlığın yarattığı isyanların amacı; milli hareketi boğmaktır. Mustafa Kemal öncelikle iç isyanların bastırılmasına, ülkede iç güvenliğin sağlanmasına son derece önem vermişti. Çünkü biliyordu ki iç barış sağlanmadan kurtuluş sağlanamazdı. Bir yandan vatana ihanet yasası çıkarılırken, öbür yandan da iç isyanları ve ihanetleri bastırmada kullanılmak üzere “Seyyar Jandarma Müfrezeleri” kurulmuştur. Ayaklanmalar Kuvayı Milliye’ye zor anlar yaşatırken milli mücadelenin neticelenmesini geciktirmiştir.

İsmet İnönü ve Kazım Karabekir’in dedikleri gibi:

“Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinde bizim kadar hain yetiştirebilsin.” (İnönü)

“Öyle puslu ki hava şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor.” (Karabekir)

Mustafa Kemal Atatürk’ün iç isyanlarla  ilgili yazdıkları: “1919-1922 yılları içinde ulusal girişimlerimize karşı başlayan iç ayaklanmalar, hızla ülkenin her tarafına yayıldı. Bu isyanlar bütün ülkeyi yakıyordu. Hainlik, bilgisizlik, kin ve bağnazlık dumanları, bütün vatan semasını koyu bir karanlık içinde bırakıyordu. İsyan dalgaları Ankara’da karargâhımızın duvarlarına kadar çarpıyordu. Şehirlerimizin arasında telgraf ve telefon hatlarını kesmeye kadar varan azgın kasıtlar karşısında kaldık. Bu arada Batı Anadolu’da İzmir’den sonra, yeniden önemli bölgeleri de Yunan ordusunun saldırılarıyla çiğnenmeye başlamıştı. (M.K. Atatürk-Nutuk)

İç isyanlar ve ayaklanmalar (Ayaklanma ve isyanların açıklamasına girilmemiştir.)

Ali Batı olayı (11 Mayıs- 18 Ağustos1919) Midyat ve Nusaybin  çevresinde.

Ali Galip olayı (20 Ağustos-15 Eylül 1919) Elazığ ve çevresinde, padişah destekli.

Birinci Bozkır ayaklanması (29 Eylül- 4 Ekim1919) Konya ve çevresinde.

İkinci Bozkır ayaklanması (20 Ekim- 4 Kasım1919) Konya, Karaman dolaylarında.

Birinci Ahmet Anzavur ayaklanması (25 Ekim-4 Kasım1919) Biga, Gönen, Manyas dolaylarında.

Şeyh Eşref(Hart) ayaklanması (26 Ekim-4 Aralık1919) Bayburt ve çevresi.

İkinci Ahmet Anzavur ayaklanması (16 Şubat-19 Nisan1920) Yenice taraflarında.

Anzavur ve adamlarınca, bu ayaklanma esnasında1916 yılında Keşan Kaymakamlığı da yapan ve İngilizlerin Gelibolu’daki Akbaş cephaneliğini basarak bütün cephaneyi, Anadolu’ya  Kuvayı Milliye’ye  göndermiş bulunan Köprülü Hamdi Bey, Yenice taraflarında Anzavur’un adamlarınca  yakalanarak, cesedi Biga sokaklarında  gezdirilerek işkence yapılıp şehit edilmiştir.

Birinci Düzce ayaklanması (13 Nisan-31 Mayıs1920 Padişah yanlısı Çerkez ve Abazaların ayaklanması. Adapazarı ve Düzce taraflarında.

İkinci Düzce ayaklanması (19 Temmuz-23 Eylül1920) Tekrar Çerkez ve Abazaların ayaklanması.

Kuvayı- İnzibatiye ayaklanması (18 Nisan-25 Haziran1920) İngilizler tarafından  Süleyman Şefik Paşa’ya kurdurulan hilafet ordusu.

Birinci Yozgat ayaklanması (15 Mayıs-27 Ağustos1920) Çapanoğlu tarafından Yozgat ve çevresinde.

Aynacıoğlu ayaklanması (23 Eylül 1921) Tokat taraflarında.

İkinci Yozgat ayaklanması (5 Eylül- 30 Aralık1920) Akdağmadeni ve Zile taraflarında, Çapanoğlu’nun adamları tarafından.

Zile ayaklanması 25 Mayıs-21 Haziran1920 Tokat ve Zile tarafında çıkarılan ayaklanma.

Milli Aşiret ayaklanması (1 Haziran-8 Eylül1920) Urfa ve Siverek taraflarında, aşiret ayaklanması.

Cemil Çeto ayaklanması (20 Mayıs-7 Haziran1920) Fransızlar tarafından desteklenen  Siirt, Kurtalan taraflarında aşiret ayaklanması.

İnegöl ayaklanması (20 Temmuz-20 Ağustos1920) Milli güçlere karşı ayaklanma.

Çapur Musa ayaklanması (21 Haziran11920) Afyon yöresinde.

Kula olayı (27 Haziran1920) Kuvayı Milliye içindeki askerlerin ayaklanması. Bu tür ayaklanmalar birçok yerde yapılmıştır. Askerin içine girilerek, savaş zamanı komutanlarınız kaçacak, sizler düşmanla baş başa kalacaksınız. Siz de kaçın, firar edin denilerek birçok yerde askerin firar etmesini sağlamışlardır.

Sakarya Savaşında düşman ile savaşırken ordunun arkasında eşkıyalar türemiş. Bunlardan en önemlisi Çiçekdağı’ndaki ‘Dişi Kilitli’ denilen eşkıya ordunun geri irtibatını yok ediyor, askerlerin firar etmesi için uğraşıyordu.  Harp halinde, askerin en çok lazım olduğu bir zamanda, bir süvari birliği geri çekilerek bu eşkıya ile uğraşmıştır. Eşkıya öldürülünce yöre halkı sevincinden türkü yakmıştır.

Onca müfrezeye çaldın tüfeği

Kucağında ağlaşıyor bebeği

Yıktın harap ettin haneyi evi

Anası ağlıyor oğlum vay diye…


Konya ayaklanması(2 Ekim-22 Kasım1920) Konya taraflarında Delibaş Mehmet ayaklanması.

Demirci Mehmet Efe ayaklanması(1 Aralık-30 Aralık1920) Demirci Mehmet Efe daha önceleri Kuvayi Milli tarafındayken, çıkan antlaşmazlık üzerine daha sonra Kuvayi Milliye’ye karşı ayaklanmıştır.

Çerkez Ethem ayaklanması(27 Aralık-23 Ocak 1921) Kardeşleri ile birlikte kurmuş olduğu Kuvayı- Seyyare adı verilen kuvvetleri ile Anzavur’a ve yunan kuvvetlerine karşı savaşan Çerkez Ethem, anlaşmazlık üzerine Kuvayi Milliye’ye ve Büyük Meclis’e karşı ayaklanmıştır.

Koçgiri ayaklanması (6 Mart-17 Haziran1921) Koçgiri Alişan ve kardeşleri tarafından Sivas, Zara, Erzincan, Refahiye ve Dersim taraflarında oluşan Kürt ayaklanması.

Bu ayaklanmaya biraz değinmek istiyorum.

Bu ayaklanma, ulusal bir ayaklanmadır. Dağılan Osmanlı Devleti’nde yaşayan halkların ayaklanmasından biridir. Türkiye Devleti’nin kuruluşu bir yerde, bana göre Koçgiri isyanın yenilgisine borçludur.  Türkiye Devleti yine kurulacaktı ama belki de bugünkü sınırlarında olmayabilirdi. Ayaklanma,  Sakallı Nurettin paşa ve Topal Osman müfrezesi tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Bu esnada halka kötü davranıldığı için Nurettin Paşa için Millet Meclisi’nde soruşturma açıldı. Koçgiri ayaklanması ile ilgi birçok türkü ve ağıt yakılmıştır.

Koçgiri başladı harba 

Sesi gitti şarka garba 

İki ordu asker geldi 

Dayanamadı bu darba 

1919 yılında İstanbul’daki “Kürt Teali  Cemiyeti” bağımsız bir Kürdistan kurulması  için uğraşırken, Mustafa Kemal de İstanbul’dan Karadeniz’e açılarak Türk Devleti’nin kuruluşu için start vermişti.Karşılıklı hamleler, taktikler ve çatışmalar iki yıl devam eder. Daha doğrusu 1921 Haziranında Koçgiri ayaklanmasının bastırılmasıyla son bulmuştur. 6 Mart 1921’de patlayan Koçgiri halk ayaklanması, Dersim Kürtlerinin söz verdiği 45 bin kişilik silahlı desteğin ayaklanmaya iştirak etmemesi; Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Bingöl, Van ve diğer Kürt illerinde ortak isyan yaratılmaması, içlerinde ihanetlerin olması ve Koçgiri Kürt halkının ağır kış koşullarında zayıf kalması gibi ana etmenler Kürtlerin ilk ciddi başkaldırısını yenilgiyle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal Erzurum’dadır  ve Sivas  Kongresi’ne  katılmak ister. Fakat kendisine ulaşan habere göre Sivas’a geçmesi için Dersim ve Koçgiri’yi geçmesi riskli ve tehlikelidir. 1 Eylül günü uğradığı Erzincan’dan Sivas’a gidip kongre toplaması planlanmıştı. Erzincan Alay komutanı Mustafa Kemal’in güvenliğini üstlenemiyordu.  Elazığ valisi Ali Galip, Mustafa Kemal’in yakalanması için isyan liderlerinden Alişer’e başvurur. Alişer, 100 kişilik silahlı grubuyla pusuda, Mustafa Kemal’in gelmesini bekler. Mustafa Kemal ya öldürülecekti ya da padişah yandaşı olan Elazığ Valiliğine teslim edilecekti. Osmanlı yönetimi ve Vali Ali Galip Mustafa Kemal’in peşindeydiler. Dersim milletvekili olan Diyap Ağa olayı öğrenir, Diyap Ağa, Mustafa Kemal’in yardımına koşar. Kardeşi Haydar Ağa’nın idaresinde 250 kişilik Dersim Kürt silahlı gurubu eşliğinde Mustafa Kemal’e Sivas’a kadar refakat etmesini sağlar. Erzincan’dan Koçgiri’ye girerken Mustafa Kemal’in yolu kesilir. Koçgiri lideri Alişer’in Dersimli Kürt refakatçilerle karşılaşması planının uygulamasını engeller. Alişer bir başka Kürt grubuyla çatışmaya girmeyerek geri çekilir. Mustafa Kemal Diyap Ağa’yı bir daha yanından ayırmaz. Kürt ve Türklerin ortak devleti ve ortak meclisi 1924 Anayasasıyla rafa kaldırılacaktı ve bir daha Kürtler ulus olarak kabul edilmeyecekti.

İntikam Alayı ayaklanması (Temmuz1920) Fransızların desteği ile 10 Temmuz 1920’de Adana’ya giren Ermeni İntikam Alayı’nın ayrıca doğu illeri sınırında bulunan diğer Ermenilerin ayaklanma, kışkırtma ve savaş açma şeklinde baskı ve ayaklanmaları.

Pontus ayaklanması (Aralık1920-6 Şubat 1923) Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu’da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla  çıkarılan ayaklanma.

İç isyanlar, Milli Mücadelenin en sancılı ve en çok uğraşılan bölümlerinden olmuştur. Kurtuluş Mücadelesinde, Kurtuluş Savaşı’ndan daha çok zaman almıştır.

İç isyanların nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

a-Bazı Kuvayı Milliye subaylarının yanlış uygulamaları. Askerlerin firar etmeleri. Bunun sonucu asker kaçağının artması. [Sakarya Savaşı sonucu asker kaçağı 48335 firariye ulaşmıştır. (Ö.Çankaya M. Müc. Asker firarisi sayf:179)]

b-Uzun savaş yılları ve yenilgilerin halkta yarattığı bıkkınlık, yorgunluk, yokluk ve ümitsizlik.

c-Milli Mücadele’nin yoksul, yorgun ve ümitsiz halka yüklediği ağır fedakârlık ve halkın  bu yükten kaçma eğilimi.

d-Padişah ve Halifeye olan dini ve geleneksel bağlılığın neden olduğu gerici akımlar.

e-Bu bağlılıktan kişisel çıkar sağlayanların, emperyalist ülkelerin  ve çıkarcı bazı kişilerin Milli Mücadeleye karşı kışkırtıcılık yapması.

f-İtilaf ve Hürriyet Partisi’nin Atatürk ve Kemalist hareket taraftarlarının ‘ittihatçı’ oldukları ve Bolşeviklik getirecekleri propagandasının yarattığı korku.

g-Padişah iradesi olmadan asker ve yardım  toplanması.

h-Buna karşılık, Osmanlı Devleti’nin vergileri affettiği ve askerliğin kaldırıldığı propagandasının yapılması.

ı-Osmanlı Mebusan Meclisi’nin kapatılmasını takiben, Ankara’da kurulacak meclis için seçimlere gidilmesi ve Türkiye Büyük Meclisi’nin açılması.

i-Padişah’ın kadim dost diye nitelediği İngilizler tarafından, İstanbul’un kendi yönetimine bırakılacağı ve geçmişte küçük bir beylik iken nasıl koca bir imparatorluk haline geldiyse; ileride  yine büyük bir imparatorluk oluşturacağı hayaliyle, işgal kuvvetlerinin her istediğine baş eğme politikası gütmesi. Bunun ile ilgili dini fetvalar yayınlaması.

Çıkış nedenleri ne kadar çeşitli olursa olsun, bu ayaklanmalar kurtuluş mücadelesini  sekteye uğratmıştır. Yani kısaca, Büyük Millet Meclisi bir yandan düşman ile savaşırken; padişah yanlıları, hilafet savunucuları ve emperyalist kışkırtmalarla da uğraşmıştır. Derler ki Mustafa Kemal çok çabuk yaşlandı ve erken yaşta vefat etti. Ülkeyi emperyalistlerden kurtarmak isterken, bir de bütün bu isyanlarla aynı zamanda mecliste bulunan muhalefetle uğraşmak kolay olmasa gerekir. Bütün bu zorluklara rağmen, Kurtuluş Mücadelesi Mustafa Kemal’in önderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi etrafında toplanan halkın örgütlenmesi ile özgürlük ve bağımsızlık kazanılmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; “Efendiler, bu konuşmamla, ulusal hayatı bitmiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç; yüzyıllardan bu yana çekilen ulusal felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Araştıran:Ferhat GÜNDOĞDU

Yenimuhacir Beldesi/KEŞAN

KAYNAK:

Nutuk-Mustafa Kemal Atatürk

Koçgiri İsyanı-Evrensel/Kadim Laçin

Milli Mücadelede İç isyanlar-Kemal Çelik

İstiklâl Mahkemeleri- Kılıç Ali

Birinci Büyük Millet Meclisi-Yunus Nadi

İç İsyanlar-İnternet araştırmaları.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol