Gümülcineli, Fe TV’de açıkladı: “Uluslararası hukuk güçlünün hukuku haline geldi”
Geniş Açı’da dünya ve Türkiye siyaseti konuşuldu
ALPCAN DEMİR
Geniş Açı Programı’nın 2026 yılındaki ilk bölümünde Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Türkay Gümülcineli konuk oldu. Programda ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesi, Türkiye ekonomisi, asgari ücret, emekli maaşları, Keşan Belediyesi çalışmaları ve su sorunu gibi başlıklar ele alındı.
2026’NIN İLK PROGRAMINDA ÇARPICI DEĞERLENDİRMELER
Geniş Açı Programı’nın 2026 yılındaki ilk bölümünde program sunucusu Erdoğan Demir’in konuğu, Zafer Partisi Keşan İlçe Başkanı Türkay Gümülcineli oldu. Programda hem uluslararası gelişmeler hem de Türkiye ve Keşan gündemi kapsamlı şekilde değerlendirildi.
ABD–VENEZUELA GERİLİMİ VE ULUSLARARASI HUKUK TARTIŞMASI
Gümülcineli “Herkesin 2026 yılının, ben de tebrik ediyorum, 2026 yılının Türk milletine huzur, barış ve esenlik getirmesini temenni ediyorum.” dedi.
Programın ilk bölümünde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyon iddiaları ele alındı. Gümülcineli, bir devlet başkanının başka bir ülke tarafından operasyonla alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, bunun “haydut devlet yaklaşımı” olarak tanımlandığını ifade etti. Sorunların dış müdahale yerine halk iradesiyle çözülmesi gerektiğini söyledi.
Gümülcineli konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi “Evet, bir iki gündür gündem Venezuela ile meşgul. Venezuela'da yaşanan olaylarda. Maduro'nun meşrutiyeti tartışmaları da sürüyor. Ancak burada tabii dikkat edilmesi gereken şey şu. Şimdi hukuktan bahsettik. Devletler Genel Hukukuna göre. Amerika Birleşik Devletleri'nin şu an yapmış olduğu uygulama. Haydut Devlet olarak tanımlanan uygulamanın bilakis kendisi. Buna Haydut Devlet tanımı koymuşlar, uluslararası hukukçular. Moduro doğru yapmıştır, yanlış yapmıştır, çok hatalıdır, az hatası vardır. Bunu değerlendirmeye girmeye gerek yok. Burada önemli olan kıstas şu, atlanan kıstas şu. Egemen bir devletin bir başkanı helikopterlerle, uyuşturucuyla mücadele birimlerine yatak odasından eşiyle birlikte aldırılarak utuklanıyor ve yargılanmak üzere başka bir ülkeye götürülüyor. Tabii bunun meşrutiyeti, bu eylemin meşrutiyetini tartışmak da gerekir. Aynı Donald Trump, Danimarka Başbakanı'na da Groenland için benzer şeylerden bahsetti. Groenland'ı yönetemiyorsunuz. O zaman biz yönetelim dedi. Bu sefer meşrutiyetini acaba Avrupa Birliği tartışacak mı bunu? Bunu değerlendirmek lazım. Dediğimiz gibi haydut devlet yaklaşımı bu. Gönül isterdi eğer Maduro’dan memnun olmayan bir Venezuela halkı varsa bunu Venezuela halkının başarması yönünde olabilirdi. O zaman bu tartışmalara da gerek kalmazdı ama Uluslararası Hukuk anlamında, Uluslararası Devletler Hukuku anlamında. Haydut Devleti yaklaşımı hoş değil. Aynı Donald Trump bundan çok kısa bir süre önce Noel kutlaması yaptı. Netanyahu'yla beraber. Netanyahu biliyorsunuz, Uluslararası Ceza Adalet Divanı'nda hakkında tutuklama kararı olan ve devlet başkanı o da İsrail'in devlet başkanı. Meşrutiyet tartışmaları böyle sürüp gidecek gibi duruyor. Bize yansımaları anlamında biz İran olaylarını kaçırmamamız gerekiyor burada. İran’da Sokak hareketleri hızlanmaya başladı. Bunun arkasından Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesindeki meşrutiyet tartışmaları da gelecektir diye düşünüyorum. Çevremizde, komşularımızdaki yansımalarını yakın zamanda göreceğiz. Umarım olumsuz değil, olumlu şekilde görmüş oluruz.”
GENEL BAŞKAN ÜMİT ÖZDAĞ’IN KEŞAN ZİYARETİ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Keşan ziyaretine de değinen Gümülcineli, ziyaretin oldukça verimli geçtiğini belirtti. Belediye Başkanı Mehmet Özcan, siyasi parti temsilcileri, meslek odaları ve esnafla yapılan görüşmelerde Keşan’ın sorunlarının doğrudan iletildiğini ifade etti.
“Sayın Demir, öncelikle sizin programınız da olmuştu Sayın Genel Başkan'la birlikte. Güzel bir program icra edildi. O konuda da sizlere teşekkür ederiz. FE TV ailesine. Genel başkanımızın Keşan ziyaretinin öncesi var. Tutuklu olduğu dönemde Silivri'de, Silivri zindanları diyoruz. Silivri zindanlarında tutuklu olduğu dönemde Sayın Genel Başkan'la hukuki istişarelerimiz oluyordu. Ben sık sık kendisini ziyaret ediyordum. Bu süreç içerisinde partili gençlik arkadaşlarımızla birlikte biz Zafer Otağı diyorduk. Hemen cezaevinin karşısında bir alan ayarlanmıştı kiralanmıştı. Orada kalkış kıyamet demeden gençlerimiz Sayın Genel Başkanımız için nöbet tutuyorlardı. Keşan Gençlik'de, Edirne'deki genç, Edirne Genç Hareket'te beraber gençlik kollarımızla beraber oradaydı ve o gün hocamdan bir söz istedim Sayın Genel Başkanım. Sayın Hocam dedim buradan çıktıktan sonra mutlaka Keşan'a bekliyorum ve bir Keşan gezisi istiyorum sizden demiştim. O da İnşallah buradan çıkacağız. Çıktığım zaman sözüm söz. Keşan'a geleceğim demişti. Sağ olsun genel başkanım. Bu sözünü yerine getirmiş oldu. Yerine getirmiş oldu sağ olsun. Genel başkanımız bizi kırmadı. Ziyaretlerimiz çok güzel ve olumlu geçti. Sayın Keşen Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve Cumhuriyet Halk Partisi ilçe yönetimindeki arkadaşlarımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız iyi bir karşılama gerçekleştirdiler. Orada güzel konulara istişare edildi, güzel konulara değinildi. Aynı günde zaten genel başkanımızın bir beraat kararı söz konusuydu. Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla alakalı. Biz zaten beraat edeceğini o dosyadan biliyorduk. Orada bir cumhurbaşkanına hakaret yok. İşin teknik kısımlarına hiç girmeyeyim. Daha sonrasında tabii kamu kurum kuruluşlarıyla da kamu kurumun meslek kuruluşlarıyla görüşmelerimiz oldu. Esnafın sorunları birebir yerinde dinlemek çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bugün genel başkanımız zaten İstanbul turunu da bu şekilde başlattı. Ziraat odası ziyaretimiz oldu. Keşan Ticaret Borsası ziyaretimiz oldu. Keşan Ticaret Sanayi Odası ziyaretimiz oldu. Ve bu ziyaretler arasında esnafla da hocamız Keşan sokaklarında sohbet etme imkanına sahip oldu. Halkın nabzını birebir yakalayabilmek iyi oluyor böyle durumlarda. Üreticiyi dinleyebilmek, esnafı birebir dinleyebilmek çok önemli. Hep diyoruz seçimler seçimde değil, seçim olmadığı zamanlarda da halka inmek lazım. Sayın Genel Başkanımız bu konuda iyi bir mücadele ediyor. Bizleri o gün ağırlayan kuruluşların değerli başkanlarına da çok teşekkür ediyoruz. Zaten akşamında da bir yemek organizasyonumuz olmuştu. Katılım sağlayan siyasi parti temsilcisi arkadaşlarımız oldu. Muhtarlarımızdan, STK'larımızdan katılımlar olmuştu. Hepsine teşekkür ediyoruz. Güzel bir organizasyon oldu. Zaten bir gün sonra da Edirne'de panelimiz gerçekleşmişti.”
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ELEŞTİRİ
Programda 2026 yılı için açıklanan asgari ücret ve emekli maaşı zamları da gündeme geldi. Gümülcineli, açıklanan rakamların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını belirterek, yapılan zamların alım gücünü artırmadığını savundu. Çözümün planlı ekonomi, üretim artışı ve yeniden kurulacak Devlet Planlama Teşkilatı ile mümkün olacağını dile getirdi.
Gümülcineli konuyla ilgili açıklamasına da şu sözlerle devam etti.
“Şimdi Türkiye'de açlık sınırı ve yoksul sınırı kavramları da var. Açlık sınırı ve yoksulluk sınırının altında kalan hiçbir ücret kabul edilebilecek bir ücret değil. Asgari ücreti zam yapmak da çare mi? Aslında o da değil. Bu da kendi kendine bir tetikleme ortamı oluşturuyor bu enflasyon konusunda. Ancak yapıcı politikalarla biz bu işin çözülebileceğini düşünüyoruz. Üretimin arttırılarak. Hep laf var. Üreteceğiz, inadına öğreteceğiz diye. Bizim eski borsa başkanımız Yusuf Başkan'ın sözüdür. Üreteceğiz, inadına öğreteceğiz diye. Buradan da selam olsun Yusuf Bey'e. Yusuf Yörük'e. Yusuf Yörük'e evet. Yusuf Başkan'ımıza da buradan selam olsun. Üreteceğiz, inadına öğreteceğiz. Yani biz üretimi arttırmadan, alım gücünü arttırmadan paranın değer kaybını sağlamadan, yani kamu rejimi dediğimiz bu uygulamayı. Plansız, programsız değil. Planlayarak, programlayarak. Devlet planlama teşkilatı eliyle, kapatılan devlet planlama teşkilatı eliyle gerçekleştirdiğimiz zaman inanın asgari ücret konusu bile belki de Türkiye'de tartışma konusu olmaktan çıkacak. Çünkü ülkemizde maalesef çalışan kesimin yarıdan çok asgari ücretli. Evet, yüz dışında da asgari ücretliler var. Ama bunlar çalışan kesimin çok az bir kesmini oluşturuyor. Bizde aksine ekseriyeti Asgari ücretlilerden konuşuyor. Bu şartlarda bunu kabul edilebilir bir tarafı yok. Yani bu rakamlar, rakamlar üzerinden konuşuyoruz. Enflasyon verilerine göre artışlardan bahsediyoruz. TÜİK'in de ne kadar gerçek veri verdiği tartışma konusu. Bugün sürekli en akın verdiği veriler farklı. TÜİK farklı veri düzenliyor. STK'lar farklı veriler yayınlıyor. Siyasi partiler farklı enflasyon verileri yayınlıyor. Böyle bir ortamda da yapılan zam mı komik ve adeta asgari ücretle dalga geçer gibi düşünüyoruz. Bizce bunun karşılığını artık vatandaş sandıkta hesabını sorar diye düşünüyoruz.”
KEŞAN’DA SU SORUNU UYARISI
Keşan’da yaşanan su kesintilerine de değinen Gümülcineli, sorunun sadece bugünün değil, uzun yıllardır süregelen bir problem olduğunu söyledi. İklim değişikliği, nüfus artışı ve yetersiz su kaynaklarının ilerleyen yıllarda daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirterek, yeni su kaynakları için uzun vadeli planlama yapılması gerektiğini vurguladı.
KEŞAN BELEDİYESİ’NE DEĞERLENDİRME
Programın ilerleyen bölümünde Keşan Belediyesi’nin çalışmaları değerlendirildi. Gümülcineli, belediye yönetmenin zor olduğunu ifade ederken; seyyar satıcılar, otopark sorunu, personel fazlalığı, pazar yeri düzenlemesi ve altyapı konularında eleştirilerde bulundu. Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın dördüncü döneminin sonunda kapsamlı bir “karne” ile değerlendirileceğini söyledi.
CUMHUR İTTİFAKI VE KEŞAN’A YATIRIMLAR
Cumhur İttifakı’nın Keşan’a yönelik yatırımları da programda ele alındı. Enez yolu, KYK yurdu, huzurevi ve okul projeleri gibi konularda eksiklikler bulunduğunu belirten Gümülcineli, Keşan’ın Trakya ve Türkiye ekonomisine yaptığı katkıya rağmen yeterli yatırımı alamadığını savundu.