Aktan: “Sıkıntı sadece ocakların varlığı değil, kötü işletme şekli”

Keşan Belediye Başkan Vekili Cengizhan Aktan, Mevcut taş ocakları ve Gökçetepe köyüne de kurulması planlanan taş ocağı hakkında değerlendirmede bulundu.

Aktan: “Sıkıntı sadece ocakların varlığı değil, kötü işletme şekli”

Keşan Belediye Başkan Vekili Cengizhan Aktan, Mevcut taş ocakları ve Gökçetepe köyüne de kurulması planlanan taş ocağı hakkında değerlendirmede bulundu.

Medya Keşan
Medya Keşan
11 Ocak 2019 Cuma 10:22
Aktan: “Sıkıntı sadece ocakların varlığı değil, kötü işletme şekli”

SONGÜL KONAR

“DAHA ÖNCE SIKINTILAR VARDI ZATEN”

Mevcut taş ocakları ile ilgili daha önce sıkıntılar olduğunu belirten Aktan, “Onlara da hem yöre halkı tarafından hem bizim tarafımızdan tepki gösterildi, hukukende itirazlar oldu. Sıkıntı sadece ocakların varlığı değil, kötü işletme şekli. Bu bir ihtiyaç, oradaki maden her ne olursa olsun kullanılacak ta. Yer altındaki zenginlikler mutlaka kullanılacak ama yer seçimi ve çalışma şekli önemli. Burada hiçbir önlem alınmadan, Mecidiye’de, İbrice’de mevcut olan ocakları görüyoruz. Herhangi bir önlem alınmadan tozu toprağı ile kamyonlarıyla, trafiğe verdiği sıkıntıyla yöre için ciddi sorun oluşturuyor. Diğer taraftan da yönetmeliklere aykırı olarak işi biten işletmelerde eski haline getirilmeden bırakılıyor. Aslında onların protokolüne göre kapanan ocakların eski haline getirilmesi, üzerinin toprakla örtülüp yeşil alana çevrilmesi gerekiyor. Bunlarında yapılmadığını görüyoruz. Dolayısıyla her taraf delik deşik özellikle de Saros Körfezi gibi nadide bir yerde, kıyıdan da baksanız, uydu fotoğraflarına da baksanız felaket bir görüntü içinde. Bunlar daha iç kesimlerde seçilebilir. Kalker o bölgede sadece kıyıda yok. Daha iç kesimlerde göz önünde olmayan, yerleşim yerlerine yakın olmayan yerlerde seçilmesi daha doğru diye düşünüyoruz. Hem halk sağlığı açısından hem görüntü açısından bunlara uyulması gerektiğini düşünüyoruz ancak bakıyoruz valiliğimiz tarafından ÇED gerekli değildir. Belgeleriyle işlem yapılıyor dolayısıyla çevreye verdiği etki de değerlendirilmemiş oluyor. Fiilen görünen ortada. Yöre halkı rahatsız. Hem tozundan hem araçların yerleşim, geçim yerinden rahatsız. Keşan-Erikli, Keşan-Mecidiye karayoluna da ciddi bir trafik riski veriyor. Nakliyat açısından belli kuralların uygulanması gerekiyor, özellikle yerleşim yerlerinden ve turizm alanlarından uzak yerlerde bu tür işletmelerin açılmasının daha yararlı olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

“BÖLGEDEKİ BİR ZENGİNLİKTİR”

“Bölgedeki bir zenginliktir, değerlendirilsin çıkarılması gereklidir” ifadesini kullanan Aktan şöyle devam etti: “Halk sağlığının da turizminde diğer ekolojik dengelerinde gözetilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. O bölge daha çok makilik ve altı, taş ocağına uygun olan alanlar, maalesef böyle bir zenginliğin içinde böyle bir zenginlik olunca mecburen oralarda çalışıyorlar. Aynı yapı iç kesimlerde de var, yapı daha iç kesimler de açılabilir, yoldan yerleşim yerinden, denizden uzak.”

“TALEP VAR Kİ ÇIKARILIYOR”

Geçtiğimiz dönemde bölgeden çıkan taş ile ilgili yapılan araştırmalar özellikle yol yapımında sağlıklı olmadığı, su ile temas ettiğinde eridiği söylemleri var. Çok faydalı olmamasına rağmen taşın çıkarılması ve kullanılmasını neye bağlıyorsunuz? sorusunu cevaplayan Aktan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Tam olarak teknik yapısını bilmiyorum. Kullanıldığı alan ve talep var ki çıkıyor. Sadece direk olarak o malzemeyi kullanırsanız yolda dayanılması mümkün değil. Bir takım başka maddelerle karıştırılarak kullanılırsa ancak sağlıklı yapıya gelir. Yol dışında kullandıkları başka bir yer var mıdır bilemiyoruz ama talebe göre çıkarıyorlar. Çıkarılmasın da sıkıntı da yok da, yer seçimini ve çalışma kurallarının belirlenmesi lazım. Kaldı ki Saros Körfezi’nde tek sıkıntı taş ocağı değil, FSRO iskelesi meselesi çıktı ortaya. Onunla ilgili en son protestolar, itirazlar yapıldı. ÇED toplantısında da halkın katılımı ile burada bunun istenmediği dile getirildi. Ondan sonra nasıl yol izleyecekler zaman zaman da orda yine bazı çalışmalar yapıldığını duyuyoruz. Çalışmalara ÇED raporu olmadığı halde devam ediliyor mu edilmiyor mu bunların gözlemlenmesi lazım. Saros Körfezi için taş ocaklarının bana göre daha büyük bir felaket olacak. Umuyoruz vazgeçerler. Kara tarafından hem çevre koruma bölgesi hem kültür ve turizm koruma gelişim bölgesi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne yazık ki kendi raporuyla çelişiyor şu an. Özel olarak korunması gereken bir alan olduğuna dair kendilerinin hazırladığı kalın bir kitap var. Aynı bakanlık şimdi burada iskele için ÇED raporu hazırlatmaya çalışıyor.”

Cengizhan Aktan, son olarak tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutladı.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol