Büyük yangın, sigortanın önemi hatırlattı “İhtiyacımız olduğunda alamayacağımız tek şey sigortadır”

Geçen hafta içinde Keşan’da yaşanan en büyük yangın sonrası işyeri ve konutlara yapılan sigortanın önemi gündeme geldi.

Büyük yangın, sigortanın önemi hatırlattı “İhtiyacımız olduğunda alamayacağımız tek şey sigortadır”

Geçen hafta içinde Keşan’da yaşanan en büyük yangın sonrası işyeri ve konutlara yapılan sigortanın önemi gündeme geldi.

Medya Keşan
Medya Keşan
15 Nisan 2019 Pazartesi 10:55
Büyük yangın, sigortanın önemi hatırlattı  “İhtiyacımız olduğunda alamayacağımız tek şey sigortadır”

AYGÜL KONAR

Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Keşan’da sigorta işiyle uğraşan Saner Özdilek, Keşan’da ev, işyeri, araç sigortaları hakkında bilgilendirmede bulundu. Özdilek, Keşan’da işyerlerinin yüzde 25’inde sigorta bulunduğunu ve bu oranın Türkiye’de de aynı olduğunu, konutlar için de deprem sigortası oranının yüzde 50, konut sigortası oranın da yüzde 20 civarında gerçekleştiğini belirtti.

Keşan’da sigortacılığın Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına rağmen yeterli olmadığını ifade eden Özdilek, “İnsanlar en çok zorunlu sigortaları yaptırıyorlar. Trafik sigortası, daha öncesinde eğer yapmaları gereken bir yasal bir işlem varsa deprem sigortası yaptırıyorlar.” dedi.  “SİGORTA YAPTIRACAK KİŞİLER MUTLAKA ACENTELERDEN YAPTIRMALARI GEREKİR”

Sigorta yaptıracak kişilerin nelere dikkat etmesi gerektiğine değinen Özdilek, şöyle devam etti: “Sigorta yaptıracak kişiler sigortalarını mutlaka acentelerden yaptırmaları gerekir. Sigortayı bazı kuruluşlar da yapıyor bankalar, telefonla bu hizmeti sunanlar var. Bazı iletişim firmaları hediye olarak sunuyor. Bu tür sigortaların yeniden bize geldiği zaman çoğunda teminat, adres ve değerlendirme hatalarının olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla acentelerin sadece işi bir kere bu olduğu için ilk önce acentelerden yapmaları gerekir. İkinci olarak sigorta yaptırırken sadece sigorta yaptırmış olmak için değil evinin, işyerinin gerçek değerini tespit ederek yapmaları gerekir. Bununla tabi ki de acentelerle de istişare edecek ama bunun öncesinde de işyerinde bulunan emtianın, dekorasyonun, demirbaşın ve gerçek değerinin de bir kere tespit edilmesi gerekiyor. Bununla beraber eğer buna bağlı olarak, eksik bir şekilde sigorta olursa bir zarar gördüğü zamanda alacağı tazminat tutarı da eksik olacaktır. Dolayısıyla hem acenteden yaptırmalı hem de mutlaka ve mutlaka deprem sigortası ile beraber düşünülmeli. Özellikle konutlar için söylüyorum. İşyerleri için ise aynı şekilde emtia, demirbaş, dekorasyon maliyetlerinin doğru olarak tespit edilmesi şart. Bunun dışındaki yapılan her türlü sigorta eksik olur veya fazla olur. İkisinin de kişilere bir faydası olmaz, zararı olur.”

“İŞYERİ SİGORTALARINDA KEŞAN, TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE”

Keşan’da zorunlu olmadığı sürece evini veya işyerini sigortalatanların oranının yüzde 20 olduğunu söyleyen Özdilek, “Konut ve işyeri sigortası yapan kesimde yarı yarıya olan bir kısmı kendi isteği ile yaptırıyor. Bankaların kredi ile beraber sattığı sigortalar da var. Ama dediğim gibi o poliçeler bize geldiğinde görüyoruz ki ya adres yanlış ya evin metrekaresi yanlış ya içinde eşya bedeli eklenmemiş sadece binaya verilmiş. İşyeri sigortalarında da emtia değeri doğru tespit edilmemiş. Eksik tespit edilmiş. Mesuliyet primleri, teminatları eksik verilmiş veya hiç verilmemiş. Bunları görüyoruz. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. İşyeri sigortalarında Keşan, Türkiye ortalamasının üzerinde şuan. Yine de dediğim gibi teminat seçerken çok dikkat etmek gerekiyor. Deprem sigortası öncelikle iskâna verilmiş, tapusu olan konutlara yapılıyor. Onun dışındaki her türlü malın, taşınmazın ve taşınabilir malları taşıtlarımıza, araçlarımıza, evimize, işyerimizi, işyeri ve evimizdeki emtiayı, eşyayı sigortalatabiliriz. Bizim evimizde ya da işyerimizde olabilecek bir sebepten dolayı komşulara vereceğimiz hasarları, işyerimize gelecek üçüncü kişilerin başlarına gelebilecek kazaları, işyerimizdeki çalışan kişilerin başına gelebilecek kazaları yine işle ilgili sevk ettiğimiz malların yolda başına gelebilecek tehlikelere karşı onları teminat altına alabiliriz. Kendi sağlığımızı, çocuklarımızın sağlığını, sağlık güvencesiyle, sağlık sigortasıyla güvence altına alabiliriz. Geleceğimiz ile ilgili bireysel emeklilik sigortası yaptırabiliriz. Yine kendi hayatımız ile ilgili hayat sigortası yaptırabiliriz. Kendimize bir şey olursa geride kalanlara para ödeyen sistemler var. Onun dışında zaten standart olarak yapılan trafik sigortası ve kasko yaptırabiliriz.” şeklinde konuştu.

“TEMİNATLARIN ÖNCESİNDE DOĞRU BELİRLENİP, DOĞRU VERİLMESİ GEREKİYOR”

Yanan binalarda ve çalınan araçlarda sigortalatmanın önemini vurgulayan Özdilek, şöyle devam etti: “Çalınmaya karşı olan araçlarda kasko olması gerekiyor teminat altında olabilmesi için. Araç satan bir yer sattığı araçlar için emtia bedeli, teminatı alırsa çalınmadan ödenir. Çalınmadan dolayı teminat kapsamına girebilmesi için kasko teminatı verilmesi gerekiyor ki aracın kaskosunda çalınmaya teminat veren şirket sayısı az. Bununla ilgili bir araştırma yapıp öyle yapılması gerekiyor kasko ve sigortasını. Yanan binalarda da ne kadar emtia bedeli, sorumluluk teminatı verilmiştir ona bakmak gerekir. Eğer ki oradaki teminatlar tam verilmiş ise, tam hakkıyla yapılmış ise poliçe içerideki emtianın zararını, binada oluşan zararı, komşulara verdikleri zararı kendi iç dekorasyonundaki oluşan zararın hepsini karşılar. Kendi işyerinde olan iş kaybını da karşılar ama dediğimiz gibi teminatların öncesinde doğru belirlenip, doğru verilmesi gerekiyor. En önemli şart bu.”

“İKİ POLİÇE BİRLİKTE YÜRÜMELİ”

Konutlarda yapılan deprem sigortalarından sonra vatandaşların yanlış bir algı oluşturduğunu dile getiren Özdilek, son olarak şunları söyledi: “‘Konuta deprem sigortasını yaptık tamam, doğal afet olursa benim teminatım, zararım karşılanacak.’ Öyle bir şey yok. Deprem sigortası sadece binaya verilen, binada deprem sonucunda oluşabilecek olan hasarı karşılar. Deprem sigortacılığı devletin yönettiği bir DASK Kurumudur. Örneğin 90 metrekare için devletin tam ziya olması halinde ödeyeceği rakam 80 bin TL. Türkiye’de şu andaki metrekare inşaat maliyeti bin 500 TL. O da en düşük fiyatı. Dolayısıyla bu binanın depremde zayi olması durumunda yerine yeniden yapmanın maliyeti en düşük 135 bin TL. Eğer tam anlamıyla bir sigorta yaptırmak istiyorsak evimizden çıkıp gittiğimiz zaman, aklımızın evde kalmasını istemiyorsak deprem sigortasının yanında konut sigortası da yaptırmak gerekiyor. Konut sigortasıyla beraber hem o 80 bin ile 135 bin TL arasındaki farkı temin ederiz bina için. Hem binanın yangın, sel, doğal afetlere karşı korunmasını sağlarız hem de eşyamızın çalınması, yangın sonucunda başına bir şey gelmesi su baskını sonrası zarar görmesine karşı da teminat altına da almış oluruz. İki poliçe birlikte yürümeli diye düşünüyoruz. Bazen sadece deprem sigortasını yaptık tamam bitti gibi anlayış var o yanlış. Sadece binanın depreme karşı hasar görmesi durumunda teminat verir. O da devletin belirttiği oranda. 90 metrekare ev için Keşan’daki fiyat 80 bin 100 TL’dir.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol