Erkin: “Pompaj depolamalı barajları bir an önce tamamlamalıyız”

DSİ (Devlet Su İşleri) Em. Böl. Müd. Yrd. Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, çiftçilerin kuraklık yüzünden sulama konusunda sıkıntıya düştüğünü belirterek, sulamalar için çözüm önerilerinde bulundu.

Erkin: “Pompaj depolamalı barajları bir an önce tamamlamalıyız”

DSİ (Devlet Su İşleri) Em. Böl. Müd. Yrd. Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, çiftçilerin kuraklık yüzünden sulama konusunda sıkıntıya düştüğünü belirterek, sulamalar için çözüm önerilerinde bulundu.

Medya Keşan
Medya Keşan
19 Ağustos 2020 Çarşamba 09:58
81 Okunma
Erkin: “Pompaj depolamalı barajları bir an önce tamamlamalıyız”

HABER MERKEZİ

Erkin, yaptığı açıklamada, “Meriç yatağı temizlenip tahkim edilerek uygun yerlere regülatörler yapılarak hem sulama hem de enerji üretmek mümkündür” dedi.

“MERİÇ–ARDA–TUNCA NEHİRLERİ ‘SINIR AŞAN SULAR’ KONUMUNDA”

20.000 km2lik Balkan coğrafyasını drene edip, Edirne’de birleşerek verimli Meriç Vadisini oluşturan nehirlerin Edirne için hayati önemi olduğunu ifade eden Hüseyin Erkin, “Tarihsel süreçte bahçe sulaması ve su değirmenciliğinde en önemlisi de suyolu ulaşımında kullanılmışlardır. Enez, Edirne, Filibe… su yolu taşımacılığında önemli liman olmuştur. Geçmiş yıllarda üzerlerinde baraj depolamaları olmayan bu nehirler 16. 17.18. yüzyıllarda birçok büyük taşkınlara da sebep olmuştur. Taşkınlarla, ova alüvyon ve minerallerle beslenmiştir. Meriç–Arda–Tunca Nehirleri ‘Sınır aşan Sular’ konumunda olup su hukuku, AB ve Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan sözleşme ve yönetmelikler ilgili ülkelerce kabul edilmiştir. Türkiye–Yunanistan, 1923 Lozan Antlaşması, 1934 ve 1937 ‘Meriç Tabileri ve Kıyı Tahkimi’ sözleşme protokolleri, 1955 ‘Harza Projesi-Meriç Vadisi Havzası Tanzimi’ protokol anlaşması, 1963 ‘Meriç Nehri Tahkimi Protokol Anlaşmaları… Esaslarında Meriç Nehrinin her iki ülke tarafından kontrol ve faydalanılması konularını kapsamaktadır. Bu esaslar doğrultusunda Meriç nehrinden ne yazık ki iki ülkenin de menfaatleri protokoller doğrultusunda gerçekleştirilememiştir. Dışişleri ve DSİ bu esaslara sadık kalarak politikalarımızı yürütmektedir. Meriç Nehri tahkimi için Türkiye–Yunanistan ortak projesi olan Harza Projesi uygulaması 1956 başlatılmış olup,1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile intikaya uğramıştır. Nehir yatağının İpsala ilçesi dahilinde Peplos–Ferre arası düzenlenememiştir. Özellikle 1963 yılı protokolü esasları doğrultusunda ‘Türkiye–Yunanistan Meriç Ortak Projesi’ Harza Projesi devamı olarak yeniden gündeme getirilerek yapılmalıdır. Bu Protokol maddelerine göre; Meriç yatağı temizlenip tahkim edilerek uygun yerlere regülatörler yapılarak hem sulama hem de enerji üretmek mümkündür. (Meriç Edirne Süvari Köprüsü, Uzunköprü Eskiköy, İpsala ilçesi Ferre Kupürü mevkilerine yapılacak Kauçuk gövdeli Barajlar ‘RubberDam’ ile sulama suyu temini mümkün olacak ve susuzluk sıkıntısı olmayacağı gibi taşkınlarda kontrol edilmiş olacaktır” dedi.

“TUNCA REGÜLÂTÖRÜ –ÇÖMLEKKÖY BARAJI, İPSALA KORUCUKÖY BARAJI ÖDENEK TEMİN EDİLİP İHALE EDİLMELİDİR”

AB ve Birleşmiş Milletler ‘Sınır aşan ve sınır teşkil eden sular sözleşme ve yönetmelikleri’ çerçevesinde Türkiye–Yunanistan, Türkiye–Bulgaristan arasındaki anlaşma ve protokoller esaslarına göre Meriç Nehri ve Tunca üzerine regülatörler yapılarak sulama suyu temini ve taşkın önleme imkanı yaratılacağını söyleyen Erkin, açıklamasında şunlara yer verdi: “Türkiye–Bulgaristan arasında Meriç–Arda–Tunca nehirleri ile ilgili 1968 yılında yapılan anlaşma ile nehirlerden ortak yararlanma ve taşkınlarda, zarar görülmemesi konusunda mutabık kalınmıştır. Maalesef  bu anlaşma maddelerine yeterince uyulmayıp son yıllarda taşkınlardan zarar görülmüştür. Bulgaristan’da halen, bu nehirler üzerinde 24 baraj mevcut olup Arda üzerinde 3, Tunca üzerinde 4 büyük baraj mevcuttur. 2011 yılında Hamzabeyli Sınır Kapısına yakın Tunca üzerine bir baraj daha yapılmıştır. (Bu konu dışişlerinde  gündeme getirildi mi? Yerel siyasette gündeme geldi mi?) Bu yıl kurak mevsim boyunca bu barajda tutulan suyun bir kısmı zaman zaman bırakılsa da Tunca nehri debisinde azalmaya sebep olmuştur. Daha önemli bir uygulamada (bir defaya mahsus denerek yapılmıştır) 1993 yılında Bulgaristan’dan Tunca Nehri üzerinden 16 milyon metreküp suya tonu 0,13 dolardan satın alarak 1,9 milyon dolar ödenerek yapılmıştır. Bu uygulama umarız Bulgaristan tarafını su satma düşüncesine itmez.  AB ve Birleşmiş Milletler ‘Sınır aşan ve sınır teşkil eden sular sözleşme ve yönetmelikleri’ çerçevesinde Türkiye–Yunanistan, Türkiye–Bulgaristan arasındaki anlaşma ve protokoller esaslarına göre Meriç Nehri ve Tunca üzerine regülatörler yapılarak sulama suyu temini ve taşkın önleme imkanı yaratılacaktır.  Hatta yarıda kalan ‘Harza Projesi’ Yunanistanla ortak olarak devam ettirilerek Meriç yatağı da ıslah edilerek temizlenebilir. 2010 yılından beri İnterreg projesi kapsamında Yunanistan ve Bulgaristan AB fonlarından Meriç nehri için hatırı sayılır paralar almıştır. Biz sadece Meriç yatağında 5 km’lik temizlik yapmak için 4 milyon dolar alabildik. Sonuç olarak; Edirne arazilerini sulayabilmek için, Pompaj depolamalı barajları bir an önce tamamlamalıyız. Tunca regülatörü –Çömlekköy Barajı, İpsala Korucuköy Barajı ödenek temin edilip ihale edilmelidir. Komşumuz Yunanistan ve Bulgaristan ile mevcut anlaşma ve sözleşmeler uyarınca nehirlerden ortak menfaatler kullanılarak faydalanmak pekala mümkündür. Bunların gündemde tutulup ilgili bakanlıklar nezdinde girişimde bulunulup hayata geçirilmesi Edirne ve ülkemiz için son derece önemlidir.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol