Fırtına: “MEB hayata geçirdiği uygulamalarla sınıfta kalmıştır”

Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına, eğitim öğretim yılı sona ererken öğretmenlerin MEB’i sınıfta bıraktığını kaydetti.

Fırtına: “MEB hayata geçirdiği uygulamalarla sınıfta kalmıştır”

Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına, eğitim öğretim yılı sona ererken öğretmenlerin MEB’i sınıfta bıraktığını kaydetti.

Medya Keşan
Medya Keşan
17 Haziran 2019 Pazartesi 09:32
Fırtına: “MEB hayata geçirdiği uygulamalarla sınıfta kalmıştır”

HABER MERKEZİ

Fırtına, “Öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin omzundaki yükün arttığı 2018-2019 eğitim öğretim yılı, yoğun tartışmaların gölgesinde sona erdi.” dedi.

Özellikle Bakan Ziya Selçuk tarafından yürütülen değişim algısı ve sorunlara çözüm üretileceği beklentisinin çöktüğünü ifade eden Fırtına: “MEB’in algı yönetimi için gösterdiği yoğun çabanın okullarda ve öğretmenler nezdinde bir karşılığı bulunmuyor. Şöyle ki 2326 öğretmenin %48’i, yani 1105 öğretmen “2018-2019 eğitim öğretim yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna “başarısız” yanıtını verirken, soruya “başarılı” yanıtını verenlerin oranı ise 21 kişiyle % 0,09’da kaldı. Eğitim sisteminin, eğitim emekçilerinin fedakârlıklarıyla yürütüldüğü bir dönemde geçtiğimiz öğretim yılını kısmen başarılı bulanların oranı ise 986 kişiyle %42 oldu. Görüldüğü üzere öğretmenlerin ezici çoğunluğu geride bıraktığımız eğitim öğretim yılını başarılı bulmadığını belirtti. Özellikle 4+4+4 sistemi getirildikten sonra AK Parti ve MEB’in hızla özel okulları teşvik etmesi, devlet okullarını ise imam hatipler ve meslek liselerinin ağırlık kazanacağı şekilde dönüştürmesi ve elbette eğitimin dinselleştirilmesi gibi uygulamalar özel okulların sayısında da özel okullara yönelik talepte de ciddi artışa sebep oldu. Bu durumun en yakından tanığı olan öğretmenlere.” dedi.

“EĞİTİM POLİTİKALARI BELİRLENİRKEN ÖĞRETMENLERİN VE ÖĞRENCİLERİN DÜŞÜNCELERİ YOK SAYILMAKTA”

Nitekim AK Parti’nin uzun süredir temel politika metinlerinde yer alan ve bugüne kadar izlenen politikaların devamı niteliğinde olan birçok değişikliğin Bakan Ziya Selçuk tarafından cilalanarak kamuoyuna adeta pazarlandığı bir gerçeklikle karşı karşıya olduklarını söyleyen Fırtına: “Bu adımların atılmasında eğitim çevrelerinde geniş bir uzlaşma olduğu iddiası ise yetkili ağızlardan dökülen ilk sözcükler olmakta. Ancak her defasında dile getirdiğimiz üzere, eğitim politikaları belirlenirken öğretmenlerin ve öğrencilerin düşünceleri yok sayılmaktadır. Bu durumun en önemli sonucu MEB’in politikalarının gerçekliğini yitirmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRETMENLER ÇALIŞMA YAŞAMINDA HAK, EŞİTLİK, ADALET VE DEMOKRASİ İSTİYOR”

“Bir tarafta son iki seçimin temel vaatleri arasında yer alan “3600 ek gösterge” sözleri, diğer tarafta sözleşmeli, ücretli, kadrolu adı altında öğretmenlerin farklı biçimlerde istihdam edilmelerinin getirdiği eşitsiz ve haksız uygulamalar, AKP ve MEB’in havuç-sopa taktiğinden vazgeçmediğini gösterdi.” diyen Fırtına sözlerine şöyle devam etti: “Öğretmenlere yöneltilen “Sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu %88 oranında (2056 kişi) “hayır” yanıtı alırken, ankete katılanların sadece %7’si (157 kişi) bu soruya evet yanıtı verdi. Görünen o ki AKP’nin seçim vaatleri arasında ilk sıralarda yer alan ve Bakan Ziya Selçuk tarafından parlatılan 3600 ek gösterge vaadi, öğretmenler nezdinde inandırıcılığını yitirmiş durumda. Üstelik söz konusu kanun hazırlıklarının öğretmenlerin taleplerini karşılamayacağı da gün gibi aşikâr… Çünkü “Öğretmenlik Meslek Kanunu”na ilişkin gerek TEDMEM’in gerekse AKP’ye yakınlığıyla bilinen Eğitim Bir Sen’in hazırladığı çalışmalar, öğretmenlerin haklarını geliştirmekten ziyade geriletecek, hak kayıpları yaratacak niteliktedir. Hâlbuki öğretmenlere özlük haklarıyla ilgili sorular yönelttiğimizde, yapılmak istenenin tam aksi yöndeki taleplere yoğunluk olduğu görülmektedir.”

“EĞİTİMDE CİNSİYETÇİ BAKIŞ AÇISI DEVAM EDİYOR”

Genel olarak eğitim hizmetinin ve okuldaki çalışma yaşamının cinsiyetçi yapısı da öğretmenlerin tespit ettiği önemli başlıklardan biri olduğunu söyleyen Fırtına, “Öğretmenlerin ifade ettiği değerlendirme sonuçları eğitimde yanlış politikaların temel sorumlusu olarak MEB’in öğretmeni hedef gösterdiği uygulamalara olan itirazı, isyanıdır. Öğretmeni, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran bu uygulamalar ve söylemler MEB tarafından ısrarla sürdürülmektedir. MEB, 1 Haziran 2019 tarihinde yayınladığı öğretmenler günü genelgesi ile liyakat ile belirlenmeyen okul müdürlerinin öğretmenleri başarılı/ başarısız diye ayrıştırarak, not vermesini isteyerek belirlenen öğretmenlerin Ankara’da yapılacak kutlamalara katılacağını belirtti. Öğretmenleri bir form üzerinden başarılı/başarısız diye sınıflandıran, okul müdürlerine bu konuda değerlendirme yetkisi veren ve bu genelge ile öğretmenlik mesleğinin toplumsal algısını artırmayı amaçladığını iddia eden MEB’in tutumu bizim için kabul edilemez. Öğretmenler günü kutlaması adı altında öğretmenleri sınıflandırmak mesleğimizi itibarsızlaştırmaktır. MEB’in bu genelgeyi bir an önce geri çekmesi gerekmektedir” dedi.

“EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN EN TEMEL SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

8 Haziran 2019 tarihinde Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran tarafından yapılan açıklamalar da öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran söylemlerin, uygulamaların hız kesmeyeceğini bir kez daha göstermekte olduğunu savunan Fırtına, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu açıklamada gerekçe paylaşılmadan öğretmen alımının, seçiminin alan bilgisi ve genel kültürle sınırlı kalacak bir yaklaşımla hareket edilerek pedagojik formasyonun kaldırılacağı açıklandı. Yine aynı açıklama içerisinde kendisi de bir akademisyen olan MEB bürokratının elinde bilimsel veri olmadan, sayılar vererek öğretmenleri ‘Çok iyi, biz bu işi yaparız da şöyle böyle diyenler, umudu kesmişler’ sözleriyle nitelemesi, sınıflandırması bizim için sözün bittiği yerdir. Bir taraftan öğretmenlere, öğretmenlik mesleğine önem veriyor görüntüsü yaratıp, bir taraftan da öğretmenler arasında başarısızlar, isteksizler olduğuna dair düşünceyi yerleştirmek bilinçli bir şekilde eğitim sistemindeki sorunların gerçek sorumluları yerine öğretmenleri hedefe yerleştiren bir algı yaratma yönelimini hayata geçirmektir. Bu açıklamanın Milli Eğitim Bakan Yardımcısı tarafından bir an önce düzeltilmesi gerekmektedir. Eğitim emekçilerinin en temel sorunları görmezden geliniyor. Eğitimin en temel sorunlarına cevap vermeyen, çözüm bulmayan, çözüm bulmaya yönelik bir irade koymayan politika yapıcı ve uygulayıcıları eğitim sorun değil çözümdür diyerek, attığı her adımla sorunların başat unsurunu temsil etmektedir. 2018-2019 eğitim öğretim yılı anket sonuçları aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı’nın karnesidir. MEB hayata geçirdiği uygulamalarla sınıfta kalmıştır.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol