Harkov'dan 60 saatte gelen Gülce Kurt: Bu savaşın en büyük kaybedeni çocuklar

Rusya'nın savaş açtığı Ukrayna'nın Harkov şehrinden 60 saatlik yolculukla Türkiye’ye gelen Karazin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Gülce Kurt (20), yaşadıkları korku dolu anları anlattı.

Harkov'dan 60 saatte gelen Gülce Kurt: Bu savaşın en büyük kaybedeni çocuklar

Rusya'nın savaş açtığı Ukrayna'nın Harkov şehrinden 60 saatlik yolculukla Türkiye’ye gelen Karazin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Gülce Kurt (20), yaşadıkları korku dolu anları anlattı.

Medya Keşan
Medya Keşan
04 Mart 2022 Cuma 09:28
Harkov'dan 60 saatte gelen Gülce Kurt: Bu savaşın en büyük kaybedeni çocuklar

HÜSEYİN ÜNSAL YÜCEL

Rusya'nın savaş açtığı Ukrayna'da mahsur kalan ve Dış İşleri Bakanlığı’nın devreye girmesiyle karayoluyla 60 saatlik yolculuk sonrası Türkiye’ye gelen Karazin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Gülce Kurt, beraberinde babası Cemal Kurt (53) ile birlikte dün, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’nu ziyaret etti.

Ziyarette konuşan Helvacıoğlu, Harkov Karazin Üniversitesi tıp fakültesinde eğitimine devam eden Gülce Kurt’un Keşan’a döndüğünü belirterek, “Dönüş koşulları, oradaki yaşam zorlukları, 20 yaş arifesindeki kızımız dünyaya mesaj verecek. Kendisi Ukrayna’da iken ailesi ile irtibata geçtik. Tahliyesi konusunda ilk olarak Milletvekilim Fatma Aksal ile görüştüm. Vekilimiz durumu Dış İşleri Bakanlığımıza bildirdi. Cumhurbaşkanımız önderliğinde yurttaşlarımızın en hızlı şekilde yurda dönmesi için çaba sarf edildi. Devletimizin, hükümetimizin, Cumhurbaşkanımızın farkı yine ortaya çıktı. Hiçbir vatandaşımız orada kalmadı, memleketlerine döndü. Gülce kızımızın durumunu anlık olarak takip ettik. Kızımızın Keşan’ımıza dönmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. İyi ki geldi, iyi ki aramızda. Keşanlı kızımıza kavuştuk” dedi.

YOĞUN BİR ŞEKİLDE PATLAMA SESLERİ DUYMAYA BAŞLADIK

Gülce Kurt, yaklaşık 1 ay önce Keşan’dan sınavlarını vermek üzere Ukrayna’ya döndüğünü belirterek, “O zaman sürekli Ukrayna-Rusya krizi gündemdeydi. Ama biz orada gerek yerel halkla konuştuğumuzda gerekse okuldaki dekan ve hocalarımızla konuştuğumuzda bu krizin 2014’ten beri gündeme geldiğini ve her sene bunun yaşandığını söylediler. Açıkçası bizde diplomatik olarak bu yılda bir çözüme ulaşabileceğini düşündük. Geçen Salı gecesi, saat 02.00-02.30 sıralarında Rusya devlet başkanı bir açıklama yaptı ve ‘askerlerime savaş emri veriyorum’ dedi. Açıklamadan 10-15 dakika sonra Harkov’da yoğun bir şekilde patlama sesleri duymaya başladık. İnternetten takip ettiğimde birçok yerde Odessa, Kiev gibi çeşitli yerlerde patlamaların meydana geldiğini duyduk. Sabaha kadar hiç uyumadık. Sabah olduğunda halkın bankalardan para çektiğini, marketlerde yoğun bir sıra olduğunu erzak depoladıklarını gördük. Bizde para çekerek, erzak depoladık. Evde sığınmaya başladık. Bu sırada sürekli hava saldırısı sirenleri çalıyordu. Kiev’de yoğun çatışmalar sürüyordu. Devlet başkanı da halkına Kiev’i savunmasını söylüyordu. Biz zaten sınır şehrindeyiz. Evimiz sınıra yaklaşık 30 kilometre mesafedeydi. Gün içinde sürekli çatışma sesleri devam etti. Mecburen aileme de haber vermek durumunda kaldım. Zaten bütün dünya gündemine oturmuştu” dedi.

BU SAVAŞIN ASLA BİR KAZANANI YOK

Hava sahalarının da kapatılmasıyla mahsur kaldıklarını ifade eden Kurt, “Uçak bileti alacaktım ama maalesef yoktu. Nasıl tahliye olabileceğimizi düşünmeye başladık. Daha sonra Kiev Büyükelçiliği’nden ‘Durumu takip ediyoruz, en iyi tahliye planı oluşturulacak’ diye bir mesaj geldi. Bende, babamla görüşerek, Keşan Belediye Başkanımızla irtibata geçmesini söyledim. Sağ olsun başkanımız hem kendisi ilgilendi hem de AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal’a yönlendirdi. Bu sırada şehirde yoğun bir şekilde patlama ve çatışma sesleri devam ediyordu. Biz 2 gün evden çıkmayarak, mahsur kaldık. İnsanlar sığınaklara ya da metrolara sığındı. 3’üncü gününde Karkov’dan otobüs kalkacağı söylendi. Ben yine milletvekiliyle iletişime geçtim. O da 2 saat içerisinde beni aradı ve Cumhurbaşkanımız ile Dış İşleri Bakanımızın otobüsü ayarladığını ve dönüşün sağlanacağını söyledi. Daha sonra bizim 60 saatlik zorlu bir otobüs yolculuğumuz başladı. Ama durum çok kötüydü. Ukrayna’dan çıkışta gümrükte çok kötü görüntüler vardı. Halk panik içerisinde şehri terk etmeye çalışıyordu. Yani inanılmaz bir acı vardı Ukrayna’dan çıkarken. Türk olanların yüzde 90’ı ülkeye dönüş sağladı şu anda. Çok zorlu günlerdi. Umarım bu savaş biter. Çünkü bu savaşın asla bir kazananı yok. Bu savaşın en büyük kaybedeni çocuklar. Orada olan görüntüler hiç hoş değil. Umarım bir an önce bu savaş biter” diye konuştu.

BİZ ORAYA OKUMAK İÇİN GİTTİK

Ukrayna’da yaşananları hala takip ettiğini dile getiren Kurt, “Herkes canını kurtarmaya çalıştı ama bir sıkıntı daha var. Biz oraya okumak için gittik. Savaş içerisinde kaldık ve bir mağduriyetimiz var. Ülkemiz her şey ile ilgilendiği gibi bu durumla da ilgilenecek. Zaten YÖK Başkanımız da Ukrayna’da okuyan öğrenci sayısının tespiti yapılacağını söyledi. Üniversite konusunda da mağdur edilemeyeceğimizi, burada bir üniversiteye yerleştirileceğimizi düşünüyorum. Şu anda orada yaşayan Türklerin %85-90 tahliye edildi. Bu süreçte yardımı dokunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milletvekilimiz Sayın Fatma Aksal, Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Helvacıoğlu ve sınırlarda bizi karşılayan herkese çok teşekkür ediyorum. Savaş inşallah biter. Bu savaşın kazananı yok, kaybedeni çocuklar. Orada olan görüntüler hiç hoş değil” diye konuştu.

OLUMLU BİR KARAR VERİLECEKTİR

Helvacıoğlu ise, Ukrayna’da okuyan öğrencilerin Türkiye’de eğitimlerine devam etmeleri konusunda, “YÖK, Ukrayna’da okuyan öğrencilerimize sahip çıkacaktır. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerimiz bu durumu düşünüyordur. Olumlu bir karar verilecektir.” yorumunda bulundu. TÜRKİYE’DE DEVAM ETMEK BANA ÇOK DAHA MANTIKLI GELİYOR

Basın mensuplarının “Barış ortamı olsa, yeniden Ukrayna’ya gitmek ister misin?” sorusuna yanıt veren Gülce Kurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Okulum patlamış durumda. Şehrin eski haline dönmesi çok zor. Gittiğimde bu yaşadıklarımı yeniden hatırlar mıyım bilmiyorum. Şu an için dönmek istemem. Barışçıl bir şekilde bu sorunlar çözülürse neden olmasın ama şu an için eğitime Türkiye’de devam etmek bana çok daha mantıklı geliyor.”

Baba Cemal Kurt ise zor durumda kaldıklarını ve yaşadıkları paniği kızlarına belli etmemeye çalıştıklarını dile getirerek, “Ama sağ olsunlar 2’nci günden sonra iyi haberler gelmeye başladı. Başkanımıza ulaştık. O da vekilimize ulaştı. Sağ olsun kendisi de Dış İşleri Bakan Yardımcısıyla görüştüğünü ve en kısa sürede Türkiye’ye geleceğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Dış İşleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na, vekilimize ve başkanımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol