Karagöz: “İnsanlığın geleceğine vurulacak bir darbedir bu”

Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz, Sazlıdere’ye yapılması planlanan FSRU Gemi İskelesi’nin, ÇED olumlu kararına izin verilmesine ilişkin açıklamada bulundu.  Karagöz “19 Temmuz 2018’den bugüne mevcut gerçekliği açığa çıkarmak için çok büyük bir mücadele veriyoruz.” dedi.

Karagöz: “İnsanlığın geleceğine vurulacak bir darbedir bu”

Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz, Sazlıdere’ye yapılması planlanan FSRU Gemi İskelesi’nin, ÇED olumlu kararına izin verilmesine ilişkin açıklamada bulundu.  Karagöz “19 Temmuz 2018’den bugüne mevcut gerçekliği açığa çıkarmak için çok büyük bir mücadele veriyoruz.” dedi.

Medya Keşan
Medya Keşan
23 Nisan 2019 Salı 10:03
Karagöz: “İnsanlığın geleceğine vurulacak bir darbedir bu”

SONGÜL KONAR

“ÇED RESMEN BİZİM AKLIMIZLA ALAY ETME, BİZİ CİDDİYE ALMAMA ANLAMI İÇERİYOR”

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sitesinde Çevresel Etki Değerlendirmenin olumlu görüşü bildirildiğini belirten Karagöz, “ÇED’in Önünde bir engel kalmadığına dair haber var. Çevresel Etki Değerlendirme yönetmeliğinin 14. Maddesinde halkın bu konuda görüş öneri itirazları da belirtiliyor. ÇED resmen bizim aklımızla alay etme, bizi ciddiye almama anlamı içeriyor ve devlet yapısı ciddiyeti ile bağdaşmıyor. 19 Temmuz 2018’den bugüne kadar Saros FSRU Limanı ve Kara Boru Hattı ile ilgili olumlu görüş belirten ve ortada yayılan, basına yansıyan, resmi kurum ve kuruluşlara bu anlamda düşünce ve önerileri ileten ne bir birey ne bir kurum tüzellik söz konusu değil. Burası doğa harikası bir yer, kesinlikle korunması, mevcut mevzuatlar temelinde bir şey yapılacaksa öncelikle çevre düzen planının değişmesi gerekir. Planlarda değişiklik yapmadan izin verilmiş olmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendi kendini inkâr etmiş oluşturuyor. Değişiklik yapmadan olumlu görüş bildirdiklerini kamuoyunun da ciddi anlamda tepkisini hep birlikte yaşadık.” dedi.  

“MÜCADELE BİTMEDİ”

Henüz hiçbir mücadelenin bitmediğini ifade eden Karagöz “2 Ekim’de yapılamayan ÇED halkın katılım toplantısından sonra verilen dilekçelerle, sonradan da verilen binlerce dilekçe kendilerine ulaştı ve değerlendirmeye alındı. ÇED İzin Denetim Müdürlüğü’nden yazılı metin geldi. Keşan Kent Konseyi ve bileşenleri, Tekirdağ’ dan, Kırklareli’den, İstanbul’dan, Edirne’den yüzlerce itiraz dilekçesi verildi. Binin üzerinde verilen itiraz dilekçeleri ciddiye alınmadan böyle bir karar çıktı.” dedi. 

“BUNUN BEDELİNİ TRAKYALILAR OLARAK BİZ ÇEKECEĞİZ”

Özellikle bilinmesi gereken ve çok fazla çarpıtılan konu olduğunu söyleyen Karagöz, “Doğalgaz depolama diye bir şey söz konusu değil. Normal gemilerle doğalgaz gelecek, başka yere aktarılıp dönüştürülecek. Burada sadece dönüşüm istasyonu var. Daha sonra 17 km’lik boru hattıyla Mahmut Köy’den geçen Botaş’ın borularına aktarılacak ve Avrupa’ya transfer edilecek. Depoladık, ihtiyaç olduğunda kullanacağız falan değil. Bunun bedelini Trakyalılar olarak biz çekeceğiz. Burada gizlenen öne çıkarılmak istenmeyen bir şey daha var. Dünyada örneği olmayan doğal gaz boru hattında aynı paralel içerisinde beyaz bir boru hattı da geçiyor. Diğer ürünü Botaş; benzin, motorin ve gaz yağı olarak belirtiyor. Onların da basılacağını söylüyorlar. Bunlar basıldığında ulaşım kolaylığı, maliyetin sıfıra yakınlığı ve bu beyaz ürünün buradan basıldığında sanayi buraya akın edeceği söz konusu. Böyle bir yatırımın yapılmasına izin çıktığı ve diğer müracaatlar da olumlu izin verildiğinden ne Korudağ, ne Saros Körfezi, ne de alçaklardaki köyler kalacak. Keşan dil ovası olarak kalacak. Saros Körfezi Aliağa veya İzmir Körfezi gibi olacak. Bunu bugünden öngörmek gerekiyor. Bu ne bir yatırımdır, ne bir artısı var.” ifadelerini kullandı.

“KENT KONSEYİ OLARAK ÇAĞRIMIZI YİNELİYORUZ”

Adalete ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu vurgulayan Karagöz, “Lehimize karar çıkacağına inanıyoruz, aksi mümkün değil diye düşünüyoruz. Sazlıdere’de yaşayan ve mülkü olan, sahilde mülk sahibi ve yazlığı olan vatandaşlara, kooperatiflere, derneklere ve bireylere çağrı yapacağız. Bir ay süremiz var, yürütmeyi durdurma ve iptal talepleri için dava açmamız gerekiyor. Bir dava değil, birçok dava açılması ve çok davacı olması gerekiyor. İtiraz dilekçesi veren kişilerin de dava açması gerekiyor. Çünkü bunlarda bir vurdumduymazlık var. Toplumun bu konudaki isyanını, yakarışını kabul eden masa başında bir karar var. Eminim ki bunu kabul eden İDK’ daki zatlarda Saros Körfezini ve o doğal güzellikleri hiç görmemiştir, geldiklerini de hiç düşünmüyorum. Onları buraya davet ediyorum. Neye karar verdiklerini görsünler. ÇED başvuru dosyasında limanın olacağı yerdeki deniz suyu derinliğini kendileri yazmış, 35 mt diyorlar. Yanaşacak olan gemilerin manevra sırasında yaratacağı etki 50-60 mt. Orada dünya çapında uluslararası düzeyde korunması gereken yer altı çayırları var, ne çayır kalır orada ne doğal denge kalır.” şeklinde konuştu. 

“HERKESİ DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Bu kararı şaşkınlıkla karşıladıklarını ifade eden Karagöz, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Bu konuda yapılması gereken ne varsa herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz. Gerçekleşirse eğer, Trakya Bölgesi’nde yaşayan herkese etki edecek. İnsanlığın geleceğine vurulacak bir darbedir bu. Avukatlarımız mücadele etmeye hazır. Gerek bilim insanlarımızdan gerek buna gönül vermiş hukukçulardan her türlü desteği alacağımızın sözünü aldık. 25 Nisan Perşembe günü saat 10.30’da Mecidiye Köyü’nde yapılacak taş ocakları ile ilgili ÇED Halkın Katılım Toplantısında her şey görüşülecek. Bütün halkın toplantıya katılımlarını bekliyoruz.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol