Mustafa Bezbaş, Tek Rumeli’de Ali Bakan’ın konuğu oldu

“4 numaradaki Halkçı Mustafa Hoca’ya oyunuzu verin sizi şereflice temsil etsin”

Mustafa Bezbaş, Tek Rumeli’de Ali Bakan’ın konuğu oldu

“4 numaradaki Halkçı Mustafa Hoca’ya oyunuzu verin sizi şereflice temsil etsin”

23 Mart 2015 Pazartesi 08:09
648 Okunma
Mustafa Bezbaş, Tek Rumeli’de Ali Bakan’ın konuğu oldu

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) 25. Dönem Edirne Milletvekili Aday Adayı Mustafa Bezbaş, 19 Mart 2015 Perşembe akşamı  “Ali Bakan ile Meclis Yolunda” programının konuğu oldu.  Saat 20.30’da başlayan programda Ali Bakan’ın sorularını cevaplayan Bezbaş, samimi açıklamaları ve gündemi belirleyen konuşmaları ile program sunucusu Ali Bakan’ın da dikkatini çekti. Yarım saat süren programda Bezbaş, aday adaylık süreci, siyasi ve iş yaşamı ile ilgili projeleri hakkında bilgi verdi. Program sırasında kendinden emin ve konulara hâkim bir üslup kullandığı gözlenen Bezbaş’ın aday adaylık sürecinde oy verecek üyelerin de ilgisini çekti.

ALİ BAKAN: ENERJİMİZE ENERJİ KATTINIZ

Ali Bakan:

 “Konuğumuz Mustafa Bezbaş CHP Edirne Milletvekili aday adayı hoş geldiniz”

Mustafa Bezbaş:

“Hoş bulduk”

A.B. :

 “Teşekkürler katıldığınız için, Vallah enerjiniz enerjimize karıştı, çok dinamik buluyorum sizi, program öncesinde de sohbet etme imkânı bulduk, çok farklı bir milletvekili profiliniz var siz katılır mısınız buna?

M.B. :

Vallahi ben, doğal bir insanım anam beni severken kızanım diye sever, sürekli halkın içinde  onlarla birlikte olan, iyi günde kötü günde halkla birlikte yaşayan, onlarla ağlayan onlarla gülen bir insanım. Ben bir halk çocuğuyum, sloganımız da öyle HALKÇI MUSTAFA. 4 dörtlük adam 44 yaşındaki MUSTAFA HOCAM.  Oy pusulasında da 4 numaradayım tesadüf bu. 44 yaşındayım

A.B. : “Acaba bu işaret mi olmalı?”

M.B. : “Bence… Onu şerefli CHP üyeleri karar verecek onlar adına bir şey söylemek yanlış olur.

A.B. : “Peki, kimdir Halkın çocuğu Mustafa”

M.B. : “Mustafa Bezbaş, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Keşan Final Dergisi Dershanesini işletiyor ve yerel basında da yüksek tirajlı Medya Keşan Gazetesi’nin sahibi, köyde annem koyun bakıyor küçükbaş hayvancılıkla da uğraşıyoruz. Çiftçi bir ailenin çocuğuyum. Bizi okuttular vatana millete hizmet edelim diye yetiştirdiler. Biz de okuduk ekmeğimizi elimize aldık. Başarılı olduk. ‘Artık sıra bize geldik’ dedik. ‘Bu vatana millete hizmet edelim’ dedik ve yola çıktık. 2014 Yerel Seçimlerde Keşan Belediye Başkan Aday Adayıydım. Partim bana görev vermedi. Başkanımızın yanına gittim sıktım elini ‘Her türlü yardıma hazırım’ dedim. ‘Senin halkla ilişkilerin iyi’ dedi. Çalışmalarında ben de yer aldım, beraber çalıştık ve seçimi kazandık.”

GERÇEK CUMHURİYET HALK PARTİLİ PARTİSİNE KÜSMEZ

Particilikte küsmek diye bir kelime yoktur. Gerçek Cumhuriyet Halk Partili partisine küsmez. Partisine hizmet eder ve partisinin bir gün ona görev vereceğini bilir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde teşkilatım bana ‘Mustafa sen iyi konuşuyorsun’ dedi 22 köy verdiler buralarda çalışmalara katıldım.  Partimi en iyi şekilde temsil ettim oylarımızı arttırmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri içinde olduğum bu partiye hizmet etmek istiyorum. Ben her zaman bütün seçimlerde hep en önde yürüdüm. Hiçbir zaman görevden kaçmadım, hep teşkilatımın yanında oldum. Bugün de partim bana bir görev verecek ben de onu en iyi şekilde yapacağım.”

ÜRETİM AŞIĞIYIM BEN

Ben mütevazı bir adamım, araştırabilirsiniz,  1 kere Yunanistan’a gittim hayatım boyunca 1 kere de düğün için Almanya’ya gittim, Bulgaristan vizem yok. Siyasetçileri eleştirirler. Ben Bulgaristan’a gitmek yerine koyun almayı tercih ettim.  

A.B. :  “Ticaret amaçlı mı?”

M.B. : “Ticaret değil, baba ocağına katkı, ana ocağına katkı, doğduğun büyüdüğüm topraktan kopmamak üretim yapmak. Üretim aşığıyım ben. Zana keçisini çok severim. Çok verimli bir keçidir. Onu Keşan’a getiren de Metin Çırpan’dır onu da anıyoruz. Çok değerli bir insandır, silajı da getiren kendisidir. Üretime yönelik çok projeleri vardır. Aynı zamanda eski Keşan Belediye Başkanımızdır  Metin Çırpan. Böyle değerler var bizde.”

BU BAYRAM İNŞALLAH CHP’YE İKTİDARI DA GETİRECEK

A.B. :  “CHP önseçime girecek Edirne’de 16 il giriyordu yanlış hatırlamıyorsam, sizinle de bir konuşalım önseçimi. Ön seçimi desteleyen birisi misiniz?”

M.B. : “Ön seçim taraftarıyım. Her alanda ön seçim yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ön seçim canlılık getirir. Bakın 17 aday adayı var pırıl pırıl insanlar, çıktılar sahaya mücadele ediyorlar, akrabaları siyasete girdi. Etrafı siyasete girdi. Birbirleri hakkında bir şey konuşmuyorlar. Partiye katkıda bulunuyorlar yeni insanlar katıyorlar. Onlarla birlikte gençler özeniyor.  Bir hareket geldi. Efendim lokantacılar memnun, kahveciler memnun. Herkes memnun yani. Gazeteciler memnun. Esnaf memnun. Halk memnun herkes memnun. Bayram yaşanıyor. Bu bayram inşallah CHP’ye iktidarı da getirecek”

A.B. :  “Öyle mi?”

M.B. :  “Gerçekten”

A.B. :  “İnanarak mı söylüyorsunuz?”

BU KIZANLAR İKTİDARA GELMEK İSTİYOR

M.B. :  “İnanarak söylüyorum, her zaman her yerde inanmadım hiçbir şeyin altına imza atmam ben. Ben CHP’nin zamanının geldiğini düşünüyorum. Artık CHP zamanıdır. Bu iktidar gidiyor, zamanını tamamladı. Eşyanın tabiatı bellidir. İnsan doğar, büyür ve ölür. Bunlar da bir siyasi parti olarak yaşamlarını sona erdirdiler. Çiftçi perişan, memur perişan, işçi perişan kim memnun hayatından? Hayatından memnun olan yok. O halde şimdi CHP zamanı. Gelin oylarımızı CHP’de birleştirelim. Ben şerefli CHP üyelerinden şunu rica ediyorum. Komşunuza sorun. Arkadaş biz 17 pırıl pırıl aday adayımız var sahaya çıktılar. Bunların içinden hangisini sıralamaya koyarsak, siz oy verirsiniz. Bugüne kadar CHP’ye oy vermemişlere, sorun insanlara biz sizden oy almak istiyoruz.  Bu çocuklardan hangisini sıralamaya sokarsak siz de oy verirsiniz. Biz böyle 3-0 yaparız. Ben her zaman her yerde söylüyorum. Biz iktidar istiyoruz. Bu kızanlar iktidara gelmek istiyor. Bize destek olun. Ön seçimde hak edenleri oraya koysunlar. Halka en iyi şekilde parti politikalarını anlatacakları oraya koysunlar ve göreceksiniz Edirne’de 3-0 yapacağız. Ben her yerde söylüyorum Kemal Kılıçdaroğlu’nu başbakan yapacağız. Edirne’nin parti meclisinde temsilcisi yok, MYK’da (Merkez Yürütme Kurulu) temsilcisi yok. Biz gideceğiz, genel merkeze ‘buyurun efendim’ diyerek milletvekilliği yapacak adam değilim. Beni üyeler seçmiştir. Biz taleplerimizi söyleyeceğiz genel merkeze. İktidar olduğumuzda ödülümüzü istiyoruz.

ÇİFTÇİYE MAZOT 1,61 TL OLACAK

Vatandaş soruyor, mazotu nasıl vereceksiniz 1,5 TL’ye? Biz onu güncelledik. 1,61 rafineri çıkışı. Çiftçinin ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) elinde kaç dönüm tarla işliyor kaç litre mazot alıyor. Al arkadaşım, şu an AKP iktidarı gemiciklere nasıl veriyorsa biz de öyle vereceğiz. Rusya’dan kalkan uçaklara nasıl veriyorsa biz de öyle vereceğiz. Hiç şüpheniz olmasın. Mazot 1,61 TL olacak bu böyle bilinsin. Herkes bize güvensin. Ürünün fiyatını 1 yıl önceden açıklayacağız. 1 yıl önceden hangi ürünü ekerseniz, ona göre alın terinizin karşılığını alacaksınız. Farkında mısınız 15 günde ödediler son desteklemeleri. Hani para çoktu. Dedeleri görüyorum Ziraat Bankası’nın önünde canım yanıyor. Küçük çiftçi bizim çiftçimiz. 700-800 TL para verecekler, 15 güne yaydılar TC Kimlik numarasına göre, bu kış kıyamette yazık değil mi bu insanlara. AKP tüm toplumun her kesimine hakaret ediyor. Her kesimine yanlış yapıyor. Bakın geçen gün milletvekillerinden birisiyle konuşuyorum ne bağırıyorsun traktör değiştiriyor zengin sizin çiftçi. Dedim üstat senin hiçbir şeyden haberin yok, çiftçi borç içinde. Traktörü borcunu çevirmek için değiştiriyor. Adam 50 bine satıyor traktörü 30 bin TL’ye peşinatla traktör alıyor,  20 binle kışı çıkacak adam.  Ama onlar bunu yeni traktör aldı zannediyorlar. Ekmek bulamayanlara pasta yiyin demek gibi bu.

AKP HALKTAN KOPUK

A.B. :  “Edirne’de çok mu vahim çiftçilik?”

M.B. :  “Vahim, çiftçinin durumu gerçekten vahim. Geçen sene ofis açılmadı.  60 kuruşa malını sattı çiftçi. Sezon başında 85 kuruştu. AKP Edirne İl Başkanı aynen şöyle dedi: ‘Ofisi açsaydık, fiyatlar düşerdi.’ Yıllardan beri bizimle dalga geçiyorlar. Yıllardan beri ofis açıldı. Piyasada fiyatları dengeledi. Ofisin kuruluş amacı da budur, piyasadaki dengeyi sağlamaktır. Böyle bir açıklama var mı? Halktan kopuklar. Ben 300 köy kahve konuşması yaptım, hepsinde parti politikalarını anlattım.

A.B. : “CHP halktan kopuktur derler”

M.B. :  “Biz halktan kopuk değiliz. Biz halkın içindeyiz. Ben halkım işte. Ben CHP’liyim. Benim nerem kopuk. Bakın ne güzel diyalog kuruyoruz sizinle köydeki İsmail agayla da iyi diyalog kuruyorum. Her köyden arkadaşlarım var. 75 yaşındaki Salih Çetin ile ben pişti oynuyorum Pınarköy’de nerem kopuk benim halktan. Bakın benim face’imde bizim Keşan’da Edirne’de yaşayan roman vatandaşlarımla balık pişirirler beni çağırırlar. Neremiz kopuk. CHP’lilere söylenen her şey yanlış. Din üzerinden bize vururlar, halktan kopuktur derler,  bunların hepsi yanlış. Gerçek dindar da biziz, halkçı da biziz. Hepsi biziz biziz biziz.

YAPACAK OLSALARDI 13 SENEDİR İKTİDARDAYDILAR YAPARLARDI

A.B. : Çok hararetlisiniz. Cidden çok şaşkınlık yaşıyorum.

M.B. :  Bir sürü televizyondan davet ettiler ben de sizi seçtim.

A.B. :  Ben çok sakin program yapmaya alıştım, bir anda bir enerji patlaması gördüm karşımda

M.B. :  Benim bir heyecanım var. Ben bu millete hizmet etmek istiyorum. Benim şehrime hiçbir şey yapılmadı. Bakın Ali Bey, Meriç taşıyor Edirne’nin yarısı ziyan. Ergene bir görün nasıl akıyor. Pislik içinde. En verimli topraklar burası. Bir kişi kılını kıpırdatıp bir şey yapmıyor. Saros Körfezinde yollar daracık, yazın bütün İstanbul Saros Körfezine akıyor. Erikli gibi bir değer var biliyorsunuz, Enez Bölgesi var. Herkes bize gelmek istiyor. Yollarda ziyan oluyor insanlar. Yapın yolumuzu, ama yapan yok. CHP yapacak. CHP yolları da yapacak Ergene’yi de temizleyecek, Meriç de mümkün olduğu kadar bir baraj yapılıp taşkınları engelleyecek. Bunları biz yapacağız. Yapacak olsalardı 13 senedir iktidardaydılar yaparlardı.

A.B. :  Vallah sorularımı da unuttum ben karşınızda. Meclise girdiğiniz zaman siz Edirne’nin bir neferi olarak gireceksiniz. Her şeyi de yaptırırsınız öyle gözüküyor.

M.B. :  Ali Bey her şeyi yaparız, yaptırırız.

Edirne’nin bir sürü sorunu var, Ergene Nehrinin kirliliği, Meriç Nehrinin taşması, tarımdaki sorunlar, 13 yıllık güçlü bir AK Parti İktidarı var. Yapsa onlar yapmaz mıydı geliyor aklına insanın.

Yapmak istemediler. Edirne muhalif bir şehir, oy çıkmıyor onlara onlar da bu problemleri çözmüyor.

BAKIN ÇİPRAS GELDİ KAÇ YAŞINDA ADAM AVRUPA BİRLİĞİNİ DİZE GETİRDİ

A.B. :  Bu sorunları çözüp oyları kendine çevirmek istemezler mi kendine?

M.B. :  Ali Bey, siz dünya liderisiniz, siz cihana hükmetmeye kalkıyorsunuz, öyle diyorsunuz millete, çözün o zaman Edirne’nin sorunlarını, siz yeni kanallar açıyorsunuz, büyük yatırımlar yapıyorsunuz. Çözün o zaman elinizi tutan mı var. Çözsünler de oy alsınlar.

Peki, sizin bu vaatleriniz, projeli mi bir dayanağı var mı?

Ben size şu kadarını söyleyeyim. CHP’li olan herkesin konuştukları partiyi bağlar benim konuştuklarım da partiyi bağlar. Bizim çevreye bakış açımız belli.  Bizim tarıma bakış açımız belli. Parti programlarımızda hepsi var bunların. Biz yapamayacağımız hiçbir şeyin sözünü vermeyiz. Biz bu toplumun geleceğiyiz. 13 yıldan beri dimdik direniyor benim partililerim. Direnen kazanır, eşyanın kanunun bu. Bakın Çipras geldi kaç yaşında adam Avrupa Birliğini dize getirdi. Siz eğer doğrularınızla hareket ederseniz, toplumunuzda arkanızda dik durursa, tasarruf tedbirleri alırsanız, ekonomiyi iyi yönetirseniz, üretime dönük yatırımlar yaparsanız bu iş çözülür.

BEN ÇALIŞIRIM, ÇALIŞKAN İNSANLARI SEÇSİNLER

A.B. :  Edirne Milletvekillerinin Edirne’yi ihmal ettiği eleştirileri var, çok duyduk bölge halkından, ne dersiniz buna?

M.B. :  Ben de duydum, kahve konuşmalarında bana da söylüyorlar, Allah aşkına bizi suçlamasınlar, biz gencecik kızanlarız, anam bana dedi ki ‘Kızanım’ dedi. ‘Milletvekili adayı olacakmışsın, bak konuşuyorlar, bunlar köylere gelmiyor, yarın öbür gün’ dedi. ‘Ben de böyle laflar duyarsam ne yaparsın’ dedi. Dedim ki ‘Ana bak dershanecilik yaptım başarılı oldum. Gazete çıkarıyorum bölgenin en iyi gazetesi. Koyun bakıyorum benden iyi koyun bakan yok. Söyle anacım be, bu kızan’ dedim. ‘Durur mu? Sen beni 7’den sonra uyuttun mu kızanlığımda? ‘Eee’ dedim. Beni çalışkan yetiştirmişsin, ben çalışkan adamım, ben dershaneciyim 7 gün 12 saat tatil yok. Ben evde yemeğin tadını bilmem. Ben çalışırım, çalışkan insanları seçsinler. Çalışmak ile ilgili mesele bir de zamanını iyi planlamak ile ilgili. Ben insanlara söz verdim. Bölgeyi karış karış gezeceğim. Eli sıkılmadık, çayı içilmedik insan bırakmayacağım. Nasıl yapacağım onu da söyleyeyim. Haftanın 7 günü var mı, milletvekilleri 3 günü mecliste çalışıyorlar. Salı Çarşamba Perşembe, diğer dört gün bölgene geleceksin. Cuma, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi. Bir Edirne’ye bir gün Uzunköprü civarına ayır, bir gün Keşan civarına ayır, gez bölgeyi. İnsanlar memnun olsun. İnsanlar milletvekili şerefini yaşamak istiyor. Sorunlarını sana anlatıp, meclise taşımak istiyor. Ben her yerde söylüyorum.

O ÇELTİĞİ MECLİSİN BAHÇESİNDE SAÇARDIM

Ben geçmiş dönemde çeltik fiyatları açıklandığında Alâeddin Kaya diye bir ağabeyimiz var bizim. Biz Sultanköy’e ziyarette bulunmuştuk. Birisi geldi Alâeddin ağabeyin kulağına bir şey söyledi birden yüzü düştü Alâeddin ağabeyin. Dedim ‘Ağabey ne oldu?’ ‘Mustafa’ dedi. Toprak Mahsülleri Ofisi’nin Genel Müdür Yardımcısını yollamışlar bölgeye, ‘Çeltik fiyatları çok yüksek,  50 kuruş aşağı alın, yoksa hepinizi batırırız ithalatla. Böyle bir iktidar anlayışı olur mu? Üreticinin 50 kuruşu orada gitti. Hemen ertesi gün fiyatlar düştü. Aynı oyun ofis açılmamasıyla buğdayda da oynandı. Vallahi o gün ben Alâeddin ağabeye aynı şunu söyledim: ‘Alâeddin ağabey, ben milletvekili olsaydım, sence ne yapardım? ‘Mustafa ben sana bir çuval çeltik yollardım. sen de o çeltiği meclisin bahçesinde saçardın’dedi.  Kesinlikle tepkimi gösterirdim, duyarlılık yaratırdım. Toplumun gündemine oturturdum. Toplum bana dokunulmazlık vermiş ben kimden korkacağım. Neden korkayım? Ben Mustafa Kemal Atatürk’ün Partisi’nin adayıyım. Ben İsmet İnönü’nün partisinin adayıyım. Ben Kıbrıs fatihi Bülent Ecevit’in partisinin adayıyım. Ben kimden korkacağım. Milletim bana dokunulmazlık vermiş. Mecliste bunun örnekleri var. çatır çatır savaşan milletvekilleri var. Ben de bunlardan biri olacağım.

13 YILLIK BASKICI AKP İKTİDARINA DİRENEN ŞEREFLİ

CHP’Lİ ÜYELERİ RECEP GÜRKAN’I MI DİNLEYECEK

A.B. :  Eski CHP Milletvekili şimdiki Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, o da mecliste mücadele etti, şimdi belediye başkanı oldu. Şu anda Edirne’de seçim süreci nasıl gidiyor? Taraf olma durumu var mı?

M.B. :  Belediye başkanlarının içerisinden bir tek Recep Başkan, ‘tarafım’ dedi. 2 adayının olduğunu onların yönünde taraf olduğunu söyledi. Ama taraf olmak iyi bir şey değil. En azından 17 pırıl pırıl adayın var. Bu belediye başkanı da partimizin belediye başkanı, bu açıklamaları kamuoyu önünde yapmamaları lazımdı. Hoş olmadı. Ben ne söylesem partime zarar verir. CHP’yi her şeyden çok seviyorum. Benim partim her şeyin üzerindedir. Ben partimin zarar görmesini istemem. Ben partidaşlarım hata yapsa bile, bu hatayı onlarla konuşmayı tercih ederim. Bu konu ile ilgili söyleyeceğim, çok küçük bir not var. 13 yıllık baskıcı AKP iktidarına direnen şerefli CHP’li üyeleri Recep Gürkan’ı mı dinleyecek. Bu teşkilatlar emek veren gece gündüz, karda çamurda, çoluğunu çocuğunu bırak koşturan partisinin geleceği için iktidar hedefi için mücadele eden insan, hangi adayın partisinin oyunu artıracağını düşünmeden mi oy verecek zannediyor Recep Gürkan. Yok, böyle bir şey. Hangi aday çalışkansa hangi adayda hizmet etme aşkı varsa onları sıralayacak. Hiç kimse sonucu değiştiremez. Recep Başkan da taraf olduğuyla kalır. Bence şimdiden 2019 hesapları yapmak yanlış, Bütün şehri düşünmek yanlış, zaten biz iktidar olacağız her şeyi değiştireceğiz.

BU DESTANIN KAHRAMANI OLUN, 4 NUMARADAKİ HALKÇI

MUSTAFA HOCA’YA OYUNUZU VERİN SİZİ ŞEREFLİCE TEMSİL ETSİN

A.B. :  Peki, onu sorayım, 7 Haziran’da sandıktan CHP çıkarsa, 8 Haziran sabahı nasıl bir Türkiye’de uyanacağız?

M.B. : 8 Haziran’da mutlu, barışçı diğer yüzde 50’nin dışlanmadığı insan haklarına saygı gösterildiği, yaşam haklarına saygı gösterildiği, demokrasinin, tüm kurallarıyla işletildiği bir ülke göreceksiniz. Gazetecilere bağırmayan,televizyonları tehdit etmeyen, üreticisine ananı da al git demeyen bir başbakan, güler yüzlü, halkına hizmeti düşünen, tertemiz mazisi olan Kemal Kılıçdaroğlu’yla kalkacağız 8 Haziran sabahı. Pırıl pırıl ön seçimle gelmiş birilerinin işaretiyle değil, emek vererek terleyerek, ülkesi için mücadele edecek,  milletvekilleriyle kalkacaksınız. Bu insanlar partisine hizmet edecekler, gerekirse genel merkezlerine bile karşı gelecekler. Doğruları söyleyecekler, bir kere çevreye saygı duyacaklar.

A.B. :Peki, bana soru bırakmadınız. Bence meclise girerseniz meclisin en renkli simalarından olacağınız kesin. En inançlı, ben bu kadar inançlı milletvekili aday adayı görmedim.

 M.B:İnşallah CHP’nin şerefli üyeleri de böyle düşünüyorlardır. Bana verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Edirne’de CHP destanı yazılıyor, Edirne’de halk destanı yazılıyor, CHP’lilerden şunu rica ediyorum. Lütfen bu destana destek olun. Bu destanın içinde olun, bu destanın kahramanı olun, 4 numaradaki HALKÇI MUSTAFA HOCA’ya oyunuzu verin sizi şereflice temsil etsin. Siz de onunla guru duyun.  Edirne’nin de bir kızanı olsun, Halkçı Mustafa Hoca’sı olsun.

A.B. : Mustafa Bey çok teşekkür ederim. Ağzınıza sağlık umarız bu heyecanınız size milletvekilliği getirir. Benim için de en renkli program oldu çok teşekkür ederim. 

 

Son Güncelleme: 24.03.2015 08:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol