Çiftçilerin çeltik hasadı sürüyor

Türkiye'nin yüzde 43 sofralık pirinç ihtiyacını karşılayan Keşan ve İpsala'da, üreticilerin 'beyaz altın' olarak adlandırdığı çeltik hasadı sürüyor.

Çiftçilerin çeltik hasadı sürüyor

Türkiye'nin yüzde 43 sofralık pirinç ihtiyacını karşılayan Keşan ve İpsala'da, üreticilerin 'beyaz altın' olarak adlandırdığı çeltik hasadı sürüyor.

Medya Keşan
Medya Keşan
18 Eylül 2020 Cuma 09:56
203 Okunma
Çiftçilerin çeltik hasadı sürüyor

HÜSEYİN ÜNSAL YÜCEL
Türkiye’nin çeltik ambarı olarak bilinen Trakya'da yaz aylarında bölgenin hiç yağış almaması, Ağustos'ta da Tunca Nehri’nin kuruma seviyesine gelmesi çiftçiyi endişelendirdi. DSİ 11’inci Bölge Müdürlüğü’nün nehirdeki yatak temizliğiyle birlikte yeniden suya kavuşan ve çeltiğini sulayan üretici, şimdilerde 500 bin dönümlük alanda hasada başladı.

İKLİM ŞARTLARINA GÖRE TEDBİR ALINMALI
Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Başkan Yarımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar ise çeltik üretiminde bazı uygulamaların eksik yapıldığını söyledi. Açar, "Çeltik üreticimiz aslında konuya vakıf ama maalesef çeltik tarımının kendine özgü zorluklarından dolayı bazı uygulamalar eksik yapılıyor. Verim açıklığı da bu yönden de oluşmuş oluyor. Gözlemlerimiz 500-600 kilo verimlerin yanında, 1 tona yakın verimlerin de alınacağını söyleyebiliriz. Arzu edilen birim alanından yüksek verim almaktır. Bütün bunlar iklim şartlarına bağlı ama çeltik tarımı sulu şartlarda yapıldığına göre demek ki burada üretim tekniklerinde bazı eksikliklerimiz olduğunu söyleyebiliriz. Kuraklık ekilişlerinin çeltik alanlarına pek etkisi olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü çeltik belli bir su rezervi olan alanlarda yapılıyor. Şu anda Keşan, İpsala ve Enez üçgenine baktığımızda ciddi bir su potansiyelimizin olduğunu görüyoruz. Bugün Hamzadere bölgemizin ciddi bir su rezervi var. Kuraklık çeltik tarımını etkilemez ama kuraklık tiraj şatlardaki ürünleri etkiler. Hububat üretimi bu sene kuraklıktan ciddi anlamda etkilendi. Ayçiçek üretimleri ciddi anlamda etkilendi. Ayçiçek ekiliş döneminde aslında uygun şartlar oluştu, yağış düştü ve ekin yapıldı ama o günden bugüne baktığımızda ciddi bir kuraklık var. Arkadan geliyoruz aynı yerlere buğday ekeceğiz, kuraklıktan dolayı toprak tamamen kurumuş, tohum yatağı hazırlanamıyor. Biz iklim şartlarını değiştiremeyiz, ama değişen iklim şartlarına göre de tedbirlerimizi almak durumundayız" dedi.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol