BÜLENT SAYLAM

Paşayiğit Mahallesi’ne yapılmakta olan Biyokütle Enerji Santrali ile ilgili 11 Haziran 2021 Cuma günü gerçekleştirilen olağanüstü Belediye Meclisi toplantısındaki tartışmaların yarattığı yanlış anlamaları ortadan kaldırmak üzere açıklama yapma zorunluluğu doğduğunu belirten Karagöz, toplantıda yapılan tartışmalar ve sunumların büyük çoğunluğunun mevcut gerçeklikten uzak, siyasi hesaplaşma havasında geçtiğini kaydetti.

“İTİRAZLAR SUÇMUŞ GİBİ SUNULDU”

Karagöz, itiraz sahiplerinin neredeyse vatan haini gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade ederek, yaşanan bu durumun kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getirerek, “Paşayiğit Biyokütle Enerji santrali ile ilgili 8 Haziran 2021 tarihinde, Kent Konseyinin çağrısı üzerine amaçları çevre ve ekoloji ile örtüşen Kent Konseyi bileşeni Temiz Keşan Derneği, SARDOS ve DOÇEK olarak ortak bir basın açıklaması yapmış, 11 Haziran 2021 Cuma günü gerçekleşen Belediye Meclis toplantısının Keşan için bir şans olduğunu belirtmiştik. Toplantı gerçekleşti. Değişen bir şey olmadı. Ancak toplantıda yapılan tartışmalar ve sunumların büyük çoğunluğu mevcut gerçeklikten uzak, siyasi hesaplaşma havasında geçti. Sayın Belediye Başkanı, Nazım İmar Planları ile Uygulama Planlarına yapılan itirazları sanki suçmuş gibi sundu. Yani itiraz sahiplerini neredeyse vatan haini gibi göstermeye çalıştı. Bu kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

“SÖZ KONUSU YATIRIM KAMU YATIRIMI DEĞİL VE KAMU YARARI İÇERMİYOR”

İtirazların yasal, anayasal ve doğal bir insanlık hakkı olduğunu kaydeden Hasan Karagöz, “Hele belediye meclis üyeleri için son derece yerindedir. Çünkü söz konusu yatırım kamu yatırımı değil ve kamu yararı içermiyor. Yatırım tüm Keşan halkına katkı sunacak belediye yatırımı olsa eyvallah ama özel ve ticari bir yatırımdır. Yani üç- beş kişi bu yatırım sonunda milyonlar kazanacak, Paşayiğit Mahalle halkından da, 5-10 kişi iş sahibi olacak diye 65 bin insanın temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakları feda edilmemeliydi. Sayın başkanın önünde itiraz edenlerin listesi olduğu halde Kent Konseyi’ni de itiraz edenler arasında sayması son derece manidardır. Ancak, Kent Konseyi’nin bu konu ile ilgili Belediye Başkanlığına sunduğu böyle bir dilekçesi yoktur. Başkanın konuşmaları arasında ‘Sizin amacınız bu yatırımı ve teşvikleri engellemek. Çünkü 30 Haziran’da izinleri bitiyor’ ifadesi son derece manidardır. Başkan 3-5 yatırımcının alacağı teşvikleri dert edineceğine başta Paşayiğit Mahalle halkı olmak üzere, çevre köyler ve Keşan merkezde yaşayan insanların sağlığını ve sağlıklı bir çevrede yaşamalarını dert etmeliydi. Söz konusu yatırım her ne kadar yenilenebilir enerji olarak tanımlanabiliyorsa da çevre dostu olmadığı biliniyor. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde Termik Santrallerden daha kirletici olduğu kanıtlarla sabittir. İngiltere, ABD ve Avrupa Biyokütle Enerji santrallerini ciddi anlamda tartışıyor ve terk ediyor. Biyokütle Enerji Santrallerinin yakınında yaşayan kişilerde diğer bölgelerde yaşayanlara göre çok fazla kaşıntı, göz tahrişi, öksürük, burun tıkanıklığı, alerjik semptomlar, boğaz ağrısı ve solunum zorluğu görüldüğü bilimsel olarak ortaya konmuştur” ifadelerine yer verdi.

“PROJE ALANINDA YERALTI SU DURUMU NEDİR?”

Karagöz, açıklamasına şu cümlelerle devam etti: “Toplantıda, Sayın Başkan dersine iyi çalıştığını belirterek, uzun bir sunum yaptı. Ama dersine yanlış yerden çalışmış. EPDK ile görüşmüş olması, 24 kamu kurumunun olumlu görüş bildirmiş olması bu süreçte hiçbir anlam ifade etmiyor. Başkanın dersini çalışacağı yer ilgili şirketin kapasite artırımı için Edirne Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne sunduğu 175 sayfalık (PTD) Proje Tanıtım dosyasıydı. Şu çok iyi bilinmelidir ki, bu tür projelerde uzun süredir olumlu kurum görüşlerinin hiçbir haklı ve bilimsel yönü yoktur. Örneğin; Paşayiğit Biyokütle Enerji santrali ile ilgili DSİ olumlu görüş bildirmiştir. Ancak, bilimsel hiçbir açıklaması yoktur. Proje alanında yeraltı su durumu nedir? Atık sular nasıl bertaraf edilecektir ve benzeri gibi, Kent Konseylerinin asli görevlerinden biri de merkezi veya yerel her türlü projenin kamu yararı ve çevreye etkileri yönünden değerlendirilip kamuoyunu bilgilendirmesi ve projenin kamu yararı yönünde dönüştürülmesi için çaba harcamasıdır.”

11 Haziran Belediye Meclis toplantısında söz konusu şirketin kapasite artırımını dayanak yaparak ÇED ve SED raporunu istemeleri gerektiğini söyleyen Hasan Karagöz, “Sayın Edirne Valisinin ‘ÇED gerekli değildir’ kararına rağmen halkın oyları ile seçilmiş olanlar 11 Haziran Belediye Meclis toplantısında şirketin kapasite artırımını dayanak yaparak mutlak surette ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu ve SED (Sağlık Etki Değerlendirmesi) raporu istemeliydiler. Çünkü santral günlük 13.1 MWt kurulum gücünden 56.4 MWt kurulum gücüne çıkarılmıştır. Şirket tarafından hazırlatılacak olan ÇED ve SED raporlarının bilimsel olarak tartışılmasında tüm gerçekler ortaya çıkacaktı. Tartışmalar sonucunda karşılıklı imza altına alınacak olan bu raporlar ileride çıkabilecek olumsuzluklarda belediyenin elini  güçlendirecekti. Şu an belediyenin elinde sadece bu konular ile ilgili mevcut mevzuatlar ve şirket sahiplerinin iyi niyet söylemleri var. Bu mevzuatlar Çorlu-Çerkezköy hattı için de var ama Ergene Nehri ve Marmara Denizinin durumu ortadadır”  şeklinde açıklamalarda bulundu.