Orhan Çakırlar, TBMM’de MUÇEV’i eleştirdi

2021 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Bütçe Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerinin devam ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İyi Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, İYİ Parti Grubu adına yaptığı konuşmada Saros Körfezi’nin (MUÇEV) Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm ve Ticaret Limited Şirketi eliyle özelleştirildiğini belirterek eleştiride bulundu. 

Orhan Çakırlar, TBMM’de MUÇEV’i eleştirdi

2021 Yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Bütçe Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerinin devam ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İyi Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, İYİ Parti Grubu adına yaptığı konuşmada Saros Körfezi’nin (MUÇEV) Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm ve Ticaret Limited Şirketi eliyle özelleştirildiğini belirterek eleştiride bulundu. 

Medya Keşan
Medya Keşan
11 Aralık 2020 Cuma 12:08
Orhan Çakırlar, TBMM’de MUÇEV’i eleştirdi

SONGÜL KONAR

“BİRÇOK GÜZİDE SAHİLİMİZ MUÇEV ELİYLE ÖZELLEŞTİRİLMEKTEDİR”

Çakırlar, konuşmasında şunları söyledi: “MUÇEV adı altında bir kuruluş var. Aslında bu konu dolaylı olarak turizmi bağlamaktadır. 4 Nisan 2014 tarihinde Muğla'ya Hizmet Vakfı ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı ortaklığıyla kurulmuş bu vakıf, her ne kadar Muğla'ya hizmet amaçlı kurulduğu iddiasıyla yola çıktıysa da vakfın Türkiye genelinde birçok alanda faaliyet gösterdiği bilinmektedir. Antalya'dan Edirne'ye kadar birçok sahilde deyim yerindeyse hüküm sürmektedir. En son ise seçim bölgem olan Edirne'de Keşan ilçemize bağlı Erikli, Yayla, Danişment ve Mecidiye köylerindeki kumsal ve kıyılarda bulunan 11 adet alan MUÇEV tarafından 1,8 milyon TL artı KDV bedelle on yıllığına kiralanmıştır. Dahası bu kiralama modeli açık usul ihaleyle değil de pazarlık usulüne tabi tutulmuştur. Anayasa'nın 43'üncü maddesinde ‘Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir’ denilmektedir. Birçok güzide sahilimiz MUÇEV eliyle özelleştirilmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı turizmin gelişmesine katkı sunduğu kadar bu sahillerin korunması Bakanlıkça da denetime tabi tutulmalıdır. Bu konuda Bakanlığınızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla birlikte bu sorunu aşabileceği kanaatini taşımaktayım.”

Konuşmasında Vakıf Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu uygulamaları da değerlendiren Çakırlar, Müdürlüğün alacaklı olduğu kira borçları için herhangi bir hukuki işlem başlatmadığını belirterek, Edirne’de aynı hassasiyeti göstermediğini söyledi. 

“BURADA BİR İLTİMAS SÖZ KONUSU OLABİLİR Mİ?”

Çakırlar, sözlerine şöyle devam etti:“Vakıflar Genel Müdürlüğü Sayıştay raporuna göre 2019 yılı sonu itibarıyla toplam bin 319 adet kira sözleşmesi dosyasında tahakkuk eden toplam 24 milyon 996 bin 205 TL kira alacağı takibi için hukuki işlemi başlatmadığı görülmektedir. 25 milyona yakın kira alacağı için herhangi bir girişimde bulunmayan Vakıflar Genel Müdürlüğü memleketim olan Edirne'de ise mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait iş yerlerinde kiracı konumunda bulunan esnafımıza en fahiş oranlarda zam yapmakta hem de kira ödemelerinde gecikme yaşanması durumunda üç ay içerisinde takibi başlatmaktadır. Burada değerlendirilmesi gereken iki konu var: Birincisi, kiraya konu olan iş yeri sahiplerini kiralarını çıkarabilecek kazanç sağlayamamaları söz konusu ise ki bu durumda Vakıflar Genel Müdürü farklı bir şekilde önlem alması ve destek sağlaması gerekir. İkincisi ise takibe başlanmayan taşınmazların kiracısı konumunda olan kişiler. Bunlar kimler? Neden bu kişiler hakkında herhangi bir işlem başlatılmamıştır? 10 Nisan 2014 tarihinde çıkarılan Vakıf Taşınmazlarının Kiraya Verilmesi Usul ve Esasları adlı 3 nolu genelgenin kiranın süresince tahsil edilmemesi başlıklı 18'inci maddesi niçin uygulanmamıştır? Burada bir iltimas söz konusu olabilir mi?”

Vakıflar Genel Müdürlüğü görevlerinden biri de yönetimde bulunan eski eser yapılarının yapıldığı devrin özelliklerine zarar vermeden restorasyon işlemlerinin gerçekleştirmesi olduğunu söyleyen Çakırlar: “Seçim bölgem olan Edirne'de zindanaltı kazıları, tarihî Yemiş Kapanı Hanı, Keşan ilçemizde tarihî hamam, Uzunköprü gibi... Edirne merkezde özellikle Beylerbeyi Hamamı, Gazi Mihal Bey Hamamı, Tahmis Hamamı, Yeniçeri Hamamı gibi hamamlar harabe durumdadır, bir an önce el atılmasında fayda olduğu kanaatini taşıyorum. Bu arada öncelikle belirtmek isterim ki yapılan restorasyonlarında çok iyi sonuç vermediği, sadece Gazi Mihal Bey Köprüsünün 2010 yılında restorasyonunun yapılmasına rağmen iki ay trafiğe açıldı ve 2010 yılından bu yana trafiğe kapalıdır. Bu, her ne kadar Karayollarını ilgilendirse de bu arada eski bir eser olduğu için belirtmek istedim” dedi. 

Edirne, Osmanlı İmparatorluğuna uzun yıllar başkentlik yaptığını belirten Çakırlar, bu eski eserlerin bir an önce restorasyona alınmaması bu şehrin vicdanını yaraladığını söyledi. Çakırlar, sözlerini şöyle sonlandırdı: Özellikle, Şeyh Şücaeddin Dergâhı denilen yer Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı selâtin camilerden birisi, hâlen minaresi yerindedir ama bir restorasyon mevcut değildir. Restorasyona devam edilen birçok cami ve eserin sözleşme kapsamındaki süreleri içerisinde tamamlanamaması hususu ise proje aşamasında gerekli özenin gösterilmediğinin kanıtıdır.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol