NEŞTERİ ALMIŞ 2 KİŞİ ELİNE, CANI KİMİ İSTERSE VURUYOR KELLESİNE!

Abone Ol
Dün cep telefonum susmadı... Birçok vatandaşım, işlerine son verilen Keşan Belediyesi işçileri ile ilgili yazım nedeniyle tebrik edip, 10 işçinin suçu(!) ve günahı(!) hakkında bilgi almak isterken, bazı vatandaşlarım da, ‘Bu ara hep CHP ile uğraşıyorsunuz, biraz da AKP’yi kurcalasanıza, mesela Hakan Çevikel neden görevden alındı gibi’ akıl da verdi!.. Haklısınız, hep Cumhuriyet Halk Partisi’ne yüklenmem doğru olmuyor, Keşan’ın siyasetten önemli daha birçok sorunu var ama suç ben de değil ki... Suç; assolistliği bir türlü elinden bırakmayan CHP’de... Assolistler varken, solistleri konu etmek doğru mu sizce?! Gelelim 10 işçinin suçunun ve günahının ne olduğu meselesine... Neşteri almış 2 kişi eline, canı kimi isterse vuruyor kellesine!.. Açmış, susuzmuş, muhtaçmış, işinin ehliymiş düşünür mü cellat sizce! Bu nedenle de hep düşünmüşümdür oldum olası; bu cellatlar nasıl can verecek diye!..

10 işçinin suçu ve günahı meselesine gelince; onlar Cumhuriyet Halk Partisi’ne yıllarca hizmet etmiş, gönülden Cumhuriyet Halk Partili insanlardı... CHP’nin son iç çekişmeleri nedeniyle belki Mehmet Özcan’a destek vermemişti ama Cumhuriyet Halk Partisi’nden başka bir partiyi de desteklememişti... Onlar, aylarca maaşlarını alamamış, aç günler geçirmiş, elektriği kesilmiş, kiracısı kapıya dayanmış, borçları yüzünden icraya düşmüş kişilerdi ama yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleriydiler... Ancak onlar, 2 kişi tarafından kurban seçildiler... İnsan oldukları için de Kurban Bayramı öncesi değil, Ramazan Bayramı öncesi kurbanlık oldular!

Ey, Keşan Belediyesi’nin CHP’li hükümdarları!.. Size sesleniyorum: madem bu kadar marifetlisiniz, şu Çok Amaçlı Pazaryeri Projesi’ne de bir el atıverin... Neden inşaatın çalışması durdu, neden İller Bankası’ndan hakediş yapılmıyor? Yerel seçim öncesine kadar hızla giden inşaat çalışmaları ne oldu da ‘yavaş’ladı! İşçiye neşter vurmak kolay, kesersin ipini bitirirsin işini; bilmem kaç milyon TL’nin hangi kuyuya düştüğünü açıklayın da görelim marifetinizi!.. Yoksa bu marifet nedeniyle mi istediğinizi ekme, istediğinizi de biçme inisiyatifi size verildi?

Ve son olarak gazetemizde de konu edilen, dün de beni arayarak bazı işçilerle ilgili şikayetlerini dile getiren Keşanlı hemşehrilerime bir tavsiyem olacak izninizle... Çok saygıdeğer Yayla Sahili sakinleri ve yaz tatilini ilçede geçiren Keşanlılar... İşçiler sizden rakı istemiş, ‘balık istemiş, yolunuzu yapmazmış, çöpünüzü almazmış’ şeklindeki serzenişlerini bugünlerde bir kenara bırakın... Yemek istediklerini mi ima etiler; en güzel sofraları kurun onlar için... Rakı mı istediler; Ramazan Bayramı’ndan sonra gönüllerini yapın... 3-5 kuruş harçlık mı istediler; düşünmeden verin... ‘Yaptıkları davranış doğru mudur, rüşvete girer mi?’ diye sorarsanız: şu anda birçok Belediye işçisi karnını doyuramıyor... Eğer sizin karnınız toksa, maddi sıkıntınız yoksa, helalinden verin onlara istediklerinizi... Mübarek Ramazan ayında iftar verdiğinizi farzedin bu işçilere... Hatta isteyenlere değil istemeyenlere de verin... Durum gösteriyor ki, Ramazan ayında yapacağınız en büyük sevap; Keşan Belediyesi’nde çalışıp maaşını alamayan işçileri sevindirmektir... İsteyenler değil, onları bu duruma sürükleyenler utansın!.. Saygılarımla...