Dr. Uğur Özdağlı, Covid-19 raporunu değerlendirdi

TTB (Türk Tabipler Birliği) Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Uğur Özdağlı, Covid-19 pandemisi Edirne raporu hakkında açıklamada bulundu.

Dr. Uğur Özdağlı, Covid-19 raporunu değerlendirdi

TTB (Türk Tabipler Birliği) Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Uğur Özdağlı, Covid-19 pandemisi Edirne raporu hakkında açıklamada bulundu.

Medya Keşan
Medya Keşan
21 Şubat 2021 Pazar 23:38
Dr. Uğur Özdağlı, Covid-19 raporunu değerlendirdi

HABER MERKEZİ

İnsanlık için bir felakete dönüşen Covid-19 pandemisi ile 11 ayı geçirdiğimizi ifade eden Özdağlı, “Covid-19 salgınına karşı aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, 112 birimlerinde, filyasyon ve aşılama ekiplerinde canla başla çalışan sağlık çalışanlarının gösterdiği özverinin farkındayız. Ancak, bu kadar zorlu bir salgının tüm toplum kesimlerinin desteği ve katkısı olmadan başarılı bir şekilde yönetilmesi olası değildir. Tüm toplumun desteğinin alınabilmesi, ortaya konulan büyük emeğin karşılık bulabilmesi için kamuoyunun şeffaf bir biçimde gerçek verilerle bilgilendirilmesi, ülkemizdeki salgının boyutunun net olarak paylaşılması oldukça önemlidir” dedi.

GÜNLÜK ORTALAMA SAYILARI 30-40’LARA YÜKSELMİŞ DURUMDA”

Edirne Tabip Odası olarak, kentteki salgının boyutu hakkında bilgilendirmede bulunan Uğur Özdağlı, şunları söyledi: “Edirne’de Kasım ayında ortalama günlük olgu sayısı 150-200 civarındaydı. Aralık ayında bu sayı 130-150 civarındaydı. Ocak ayında 25-30 civarına düşmüş durumdaydı. Şubat ayında da günlük olgu sayısında yükselme var ve sayı 30-40 arasındadır. En son 27 Kasım 2020 tarihinde yaptığımız bilgilendirmede; yapılan PCR testlerinde il düzeyinde pozitiflik oranının arttığı, 22 Kasım’da 190, 23 Kasım’da 202, 24 Kasım’da 360, 25 Kasım’da 338 insanımızda daha PCR testlerinde pozitiflik saptandığını belirtmiştik. Olgu sayılarındaki artış Aralık ayında da sürmüş, günlük yeni olgusu sayısında 450 sayılarına ulaşılmıştır. Ülkemiz genelinde sokağa çıkma yasağı ve getirilen diğer kısıtlamalarla birlikte Aralık ayının ikinci yarısından itibaren olgu sayısında hızlı bir düşüş görülmüş, günlük yeni olgu sayısı 80’lerin altına inmiştir. Bu kısıtlamaların sonucu olarak Ocak ayına bakıldığında ortalama günlük yeni olgu sayısı 25-30’larda seyretmekteyken; Şubat ayında bu günlük ortalama sayıları 30-40’lara yükselmiş durumdadır.” 

“MUTANT VİRÜSÜN GÖRÜLDÜĞÜ İLLERDE YAŞAYAN YURTTAŞLARIMIZIN BUNU BİLMEYE HAKKI VAR”

Sağlık Bakanlığı tarafından bu hafta içerisinde illere göre haftalık olgu sayılarının (100 bin nüfusta) açıklandığını hatırlatan Uğur Özdağlı, “İllere göre haftalık vaka sayısı (100 bin nüfusta) 8-14 Şubat 2021 tarihlerinde Edirne’de 65,66 ortalama olarak açıklanan bu rakam şu anlama gelmektedir; Edirne’nin nüfusu 411 bin olarak geçiyor. 411 bin üzerinden hesapladığımızda 65,66’lık oran, bize günlük ortalama yeni 38 olgunun çıktığını, toplamda da PCR testi pozitif olan 269 yeni hasta olduğu anlamına gelmektedir. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı açıklamaya göre 33 ilimizde mutant/varyant virüse rastlandığı belirtilmektedir. Ancak bu illerle ilgili açıklama yapılmamaktadır. Mutant virüsün görüldüğü illerde yaşayan yurttaşlarımızın bunu bilmeye hakkı vardır. Mutant virüsün bulaşıcılığının daha fazla olduğu bilindiği için görülen illerin açıklanmasıyla, bu illerde yaşayan yurttaşlarımızın daha dikkatli davranmaları sağlanabilir. Dolayısıyla, hastalığın kontrol altına alınması kolaylaşabilir. Mutant virüsün görülebileceği yerler arasında sınır kentleri ne yazık ki dezavantajlı konumdadır. Edirne’mizde de mutant virüse rastlandığını öğrenmiş durumdayız. Edirne’de Ocak ayının ikinci haftasına göre Şubat ayı içerisinde gözlenen olgu sayısındaki artış ülkemiz genelinde gözlenen artışa paralel seyretmektedir. Buradaki mutant virüs etkisi mutlaka araştırılmak durumundadır. Saptanan mutant virüslü olgu sayıları da ayrıca bildirilmelidir” dedi.

“ÜLKEMİZ BU GRAFİKTE 11’İNCİ SIRADA YER ALIYOR”

Aşılama çalışmaları hakkında da, değerlendirmelerde bulunan Uğur Özdağlı, “Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre; 18 Şubat 2021 saat 19.30 itibariyle ülkemizde toplamda yapılmış aşı sayısı 6 milyon 146 bin 481’dir. Birinci doz aşı yapılan kişi sayısı 5 milyon 235 bin 701, ikinci doz aşı yapılan kişi sayısı da 910 bin 780’dir. İkinci doz yapılan kişi sayısını sadece sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Edirne açısından bakıldığında toplamda 45 bin 884 kişiye aşı yapıldı. Birinci doz aşı yapılan kişi sayısı 38 bin 689, ikinci doz aşı yapılan kişi sayısı da 7 bin 195’tir. Oxford Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada ülkelerin aşılanma oranlarını gösteren bir tablo açıklandı. Ülkemiz bu grafikte 11’inci sırada yer alıyor. Aşılanma oranı olarak 6.19’luk bir orandadır. Yani her 100 insanın 6,9’unun aşılandığını gösteriyor. Şu an için bu aşılanma oranı iyi görülmekle birlikte aşı temininde yaşanabilecek sıkıntılar yaşanmasına neden olabilecektir” diye konuştu.

Aşılamaların hastanelerin yanı sıra, Aile Sağlığı Merkezleri tarafından da sürdürüldüğünü ifade eden Özdağlı“Aile Sağlığı Merkezleri tarafından sürdürülüyor olması, uygulamada sorunlara yol açmaktadır. ASM’lerin çoğu birden fazla hekim tarafından ortak kullanılmaktadır. ASM’lere hastaların yanı sıra aşı randevusu verilen insanların da gelmesiyle,  fiziksel yapıları yetersiz kalmakta,  ya ‘sosyal mesafe sınırları aşılmakta’ ya da insanlar soğuk kış günlerinde dışarıda bekletilmektedir. Bu nedenle aşılamaların yalnızca hastaneler aracılığıyla sürdürülmesi gerekmektedir” dedi.

TÜRKİYE’DE ÖLEN SAYISI 27 BİN 738’DİR”

Ölüm sayılarına da dikkat çeken Uğur Özdağlı sözlerini şöyle sürdürdü: “17 Şubat 2021 itibariyle ülkelerin Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirmiş oldukları veriler açıklandı. Ülkemizin nüfusu yaklaşık 85 milyon, Almanya’nın nüfusu da yaklaşık 84 milyon civarındadır. Milyon nüfus başına yapılan test sayısı açısından Almanya’da 510 bin 672 test yapılırken; ülkemizde 375 bin 286’dır. Almanya’nın test sayısı, bizim test sayımızın yaklaşık 1,5 katıdır. Toplam olgu sayısı açısından bakıldığında ülkemizde 2 milyon 609 bin 359 vaka saptanırken; Almanya’da 2 milyon 362 bin 384 vaka sayısı saptanmıştır. Buna göre; Almanya daha az olguya sahiptir. Toplam olgu sayısını milyon nüfus üzerinden değerlendirdiğimizde Türkiye’de 30 bin 730, Almanya’da 28 bin 139 gibi bir rakama rastlıyoruz. Toplam ölen sayısına baktığımızda Almanya’da 11 aylık süreç içerisinde 67 bin 74 insan ölürken; Türkiye’de ölen sayısı 27 bin 738’dir. Bu oran son derece düşük kalıyor. Milyon nüfusa göre baktığımızda Almanya’da meydana gelen ölüm sayısı 799, ülkemizde ise 327’dir. Arada 2,5 katlık bir oran var. Bu arada nüfus ortalama yaşından bağımsız hareket etmek de doğru değildir. Ölen bireylerin ortalama yaşlarını bilemiyoruz. Türkiye nüfusunun ortalama yaşı 31,5 yıl, Almanya’nın nüfusu da 45,7 yıldır. Ülkemiz, Almanya’dan ortalamada 14 yaş daha genç görünüyor.”

TTB Covid-19 İzleme Kurulu’nun 11. Ay Değerlendirme Raporunda açıklanan, Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Nasır Nesanır tarafından hazırlanan çalışmada; Türkiye'de fazladan ölümlere dikkat çekildiğini söyleyen Uğur Özdağlı, “Ülkemiz nüfusun %35,6'sını oluşturan 10 ilde, 10 Mart 2020-31 Aralık 2020 tarihleri arasında (e-Devlet verilerine göre) son 3 yılın ortalamasına göre 35 bin 500 fazladan ölüm olduğu belirlenmiştir. Bu fazladan ölümlerin nedenlerinin hekimlerle ve  halkımızla paylaşılması gereklidir. Beklentimiz tek bir insanın, tek bir yurttaşımızın ölmemesi yönündedir” dedi.

“UYARMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!”

En kısa sürede, en az 120 milyon doz aşıyla toplumsal bağışıklığın sağlanması gerektiğine dikkat çeken Uğur Özdağlı, açıklamasının sonunda, “Türkiye’de mutasyon analizleri Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanmalıdır. Coğrafi bölgelere göre ve yaş gruplarına göre hasta ve ölüm sayıları Sağlık Bakanlığı tarafından verilmelidir. Uyarmaktan vazgeçmeyeceğiz! Salgının gerçek boyutunun toplumla paylaşılması, panik ortamı yaratmadan, ama olayın ciddiyetine uygun, doğru bilgilendirme ve önlemlerin alınmasıyla bu süreç en az kayıpla aşılabilir. İl Pandemi Kurullarının aktif çalıştırılmasıyla, bu kurullarda STK temsilcilerinin yer almasıyla ve katkılarıyla alınan kararların uygulanabilirliği arttırılabilir. Bu süreçte kararlar alınırken yaşamını günlük kazancıyla sürdüren dar gelirli insanlarımız göz ardı edilmemeli, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile yerel yönetimler birlikte hareket ederek onların ihtiyaçlarını karşılama yoluna gitmelidir. Biliyoruz, farkındayız, bu süreçte herkes çok sıkıldı. Ancak, insanlarımıza tekrar tekrar hatırlatıyoruz. Zorunluluk halleri dışında sokağa çıkmayınız, kapalı kalabalık ortamlardan uzak durunuz, sosyal hareketliliğinize kısıtlama getiriniz, maske kullanımı ve temizlik kurallarına uyunuz. Bu zorlu süreç ancak sizlerin desteği ile aşılacaktır” şeklinde konuştu.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol