SICAK HAVALARDA BESLENME VE GIDA GÜVENLİĞİ

Dr. Uğur Özdağlı | Özel Keşan Hastanesi Çocuk Doktoru

SICAK HAVALARDA BESLENME VE GIDA GÜVENLİĞİ

Dr. Uğur Özdağlı | Özel Keşan Hastanesi Çocuk Doktoru

Medya Keşan
Medya Keşan
15 Temmuz 2022 Cuma 09:15
SICAK HAVALARDA BESLENME VE GIDA GÜVENLİĞİ

Havalar ısındı. Tatil başladı ve yolculuklar artıyor. Her ne kadar ekonomik şartlar bu durumu kısıtlasa da yine de kısa koşular yolculuklar, eş dost ziyaretleri ve hafta sonu kaçamakları olmadan olmaz.

Bu yazıda bebeklerden başlayarak risk grubundaki insanların beslenmesini ve sağlıklı gıdaya erişim ve saklama koşullarını incelemeye çalışacağız.

Öncelikle 0-12 yaş bebek ve çocuklar, hamileler sıcak yaz ortamında en riskli gurup

Sıcak havalarda en riskli besinler protein ve nem içeriği yüksek olanlardır. Yani güvenli olmayan deniz mahsulleri (deniz kirliliğinin olduğu denizlerden tutulmuş) ya da çiğ, yarı çiğ deniz mahsulleri, iyi pişmemiş etler, az pişmiş yumurta (beyazı katılaşana kadar pişirilmeli), çatlamış yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri ve taze peynirlerdir.

NASIL ANLAŞILIR?

Besin zehirlenmelerinde en yaygın belirtiler, mide ve bağırsakların iltihaplanması nedeniyle kusma, karın ağrısı ve ishaldir. Ancak, bazı gıda zehirlenme türlerinde ateş, dışkıda kan ve kas zayıflığı da görülebilir.

Neler yapılmalı?

Besin zehirlenmesi geçirmeniz halinde su içmeyi ihmal etmeyin, içtiğiniz su miktarını artırın, suyunu çektirerek haşladığınız pirinci ev yapımı yoğurt ile karıştırıp yiyin, haşlanmış patates ve ayran tüketin. Kanlı ishaliniz, ishalle birlikte boyun sertliği, ateş ve şiddetli baş ağrınız varsa, besin zehirlenmesi belirtileriniz iki günden uzun sürüyorsa, kusuyor ama su içemiyor ve kaybettiğiniz sıvıyı yerine koyamıyorsanız mutlaka doktora başvurun. Çocuklarda beslenemeyen ve düşmeyen ateş en önemli bulgudur.

İşte korunma yolları

EVDE

1- Yemek hazırlamaya başlamadan önce ellerinizi 20 saniye boyunca sabunla iyice ovuşturarak yıkayın. Et, yumurta gibi riskli besinlere dokunduktan sonra ellerinizi tekrar yıkayın. Ellerinizi kurularken tek kullanımlık havlu kullanmayı tercih edin ya da mutfakta kullandığınız el havlunuzu sık sık değiştirin. Aynı havluyu başkası kullanmasın.

2- Besine dokunmadan önce ya da besin hazırlama işlemi sırasında saçınıza, burnunuza, yüzünüze, sakalınıza dokunursanız hemen ellerinizi yıkayın. Aşçılar gibi bone takmayınca düşünebilirsiniz.

3- Çapraz-bulaş riskine dikkat edin. Et, yumurta gibi riskli besinlerden birine dokunduktan sonra ellerinizi yıkamadan diğerine dokunmayın. Onları doğradığınız doğrama tahtalarını ve bıçakları diğerlerinden ayırın. Mikropları oradan oraya taşıyıp yaymayın.

4- Pişmiş besinlerle çiğ besinleri birbirinden ayırın. Buzdolabına yerleştirirken de en riskli besinleri buzdolabının en alt rafına, kapalı kapta koyun ki bu besinlerden akabilecek su diğer besinlere bulaşmasın. 15 günde bir buzdolabı temizliğini yaparak güvenliğinizi arttırın.

5- Dondurulmuş besinlerin tüketebileceğiniz kadarını derin dondurucudan çıkartın. Bu besinleri buzdolabında veya soğuk su altında çözdürün. Çözdürdüğünüz besinlerden tüketemediklerinizi tekrar derin dondurucuya koymayın. Dondurucudan çıkarılan ve dış ortamla temas eden gıdayı tekrar dondurmayın.

6- Riskli yiyecekleri bir yerden bir yere taşırken (mesela yolculukta ya da evden işe götürürken) ısı muhafazalı, besini soğuk tutacak taşıma kapları kullanın. Mutlaka yiyecek taşımanız gerekiyorsa ve soğutmalı taşıma kabınız yoksa daha dayanıklı besinleri tercih edin; kuru et, meyve, sebze gibi.

7- Yemeklerinizi pişirirken kaynağından emin olmadığınız suları kullanmayın. Hatta sebzeleri sirkeli suda bekleterek iyice durulayıp tüketmeye çalışın.

5- Dondurulmuş besinlerin tüketebileceğiniz kadarını derin dondurucudan çıkartın. Bu besinleri buzdolabında veya soğuk su altında çözdürün. Çözdürdüğünüz besinlerden tüketemediklerinizi tekrar derin dondurucuya koymayın.

6- Riskli yiyecekleri bir yerden bir yere taşırken (mesela yolculukta ya da evden işe götürürken) ısı muhafazalı, besini soğuk tutacak taşıma kapları kullanın. Mutlaka yiyecek taşımanız gerekiyorsa ve soğutmalı taşıma kabınız yoksa daha dayanıklı besinleri tercih edin; kuru et, meyve, sebze gibi.

7- Yemeklerinizi pişirirken kaynağından emin olmadığınız suları kullanmayın.

8- Pişmiş yemek 2 saatten fazla dışarıda bekletilmemeli, soğuduktan sonra buzdolabına yerleştirilmelidir. Pişmiş yemek ısıtılmadığı takdirde 7 gün buzdolabında tazeliğini korur. Yedinci günden sonra imha edilmelidir.

9- Konserve besinleri satın alırken, paketinin bombe yapmamış olmasına dikkat edin. Bombe yapan konservelerde üreme ihtimali olan bakteri, ölüme kadar götürebilecek, üzücü sonuçlara sebep olabilir.

DIŞARIDA

1- Bir restorana gittiğinizde ayran gibi proteinden zengin içeceklerde açık olanları tercih etmeyin, kapalı olan paketlerde de şişmiş, bombe yapmış kaplardaki içecekleri tüketmeyin.

2- Dondurmanın da besin zehirlenmelerine yol açabileceğini unutmayın. Hammaddesi süt olduğu için dondurma her süt ürünü gibi bozulmaya ve mikroorganizma üremesine elverişli lezzetler arasında yer alıyor. Güvenilir yerlerden almaya özen gösterin. Kapalı dondurmalı daha güvenli sanarak tüketmek yaygın. Ama onların taşınma koşulları soğuk zincir şartlarına uymuyorsa onlar daha tehlikeli. Özellikle ülkemizde denetim koşulları yeterli yapılmadığı için maalesef kapalı dondurmalar daha fazla risk taşıyor. En iyisi siz tanıdık bildik bir yerden güvendiğiniz birinden açık dondurma alıp tüketin.

3- İçeceklerinize buz koydurmayın. Zira buzu hazırlamak için kullanılan suyun hijyeninden emin olamazsınız. Hazır buzların nerelerden doldurulduğunu bilmiyorsanız uzak durun.

4- İyi pişmemiş et ve ürünlerini tüketmeyin. Etiniz daima iyi pişmiş olsun. Güneşte en hızlı bozulan et tavuk etidir. Bu nedenle en sık et zehirlenmeleri düğünde, mevlitte ve toplu yemek verilen yerlerde tavuk etinden olmaktadır. Evet et çok pahalı ama sağlık daha kıymetli değil mi?

5- Uzun yolculuklarda yol kenarında servis yapan yerlerde en riskli olabilecek besinlerden biri pirinç pilavıdır. Mola verdiğiniz yerlerde pişmiş yemeğin 2 saatten uzun süre açıkta kalmasının besin zehirlenmesi riskini artırdığını unutmayın.

Etiket bilgilerini kontrol edin

Gıdaları satın alırken etiket bilgilerini okuyarak ürünün içeriğini inceleyin. Satın alacağınız gıdanın sadece adına bakmak bazen yeterli olmayabiliyor, üretim izni ve ruhsatı, üretici firma bilgileri ve bir üretim adresi olması gerekiyor. Ayrıca örneğin, meyveli bir içecek aroma ve şekerden mi oluşuyor, yoksa gerçek meyve suyu mu içeriyor, bunu bilerek almalısınız.

SON TÜKETİM TARİHİNE BAKIN

Her ne kadar birçok firma son tüketimi tarihi geçmiş ürünlerini reyonlardan çekse de, gözden kaçmış olabileceği için satın almak istediğiniz ürünün son tüketim tarihine bakmayı ihmal etmeyin. Eğer son tüketim tarihi geçmiş bir ürüne rastlamışsanız, bu ürünü satın almayın ve satış yerini de uyarın. Çünkü ürünün lezzeti değişip, besin değeri kaybolmuş, hatta bozulmuş da olabilir ki bu da gıda zehirlenmesi başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açabiliyor.

AMBALAJI BOZULMUŞ ÜRÜNLERİ ALMAYIN

Şişmiş, sızıntı yapmış, delinmiş veya bozulmuş ambalajlı ürünlerde, gıdanın içinde mikroorganizmalar üreyip sağlığınızı tehdit edebilir. Örneğin konservenin kapağı dışarıya doğru bombe yapmışsa, bu, bakterilerin üreyip gaz yaptığını gösterebiliyor.

Gıdaları çözüldükten sonra tekrar dondurmayın

Eğer artan besinleri tüketmeyecekseniz çiğ olarak değil, pişirdikten sonra tekrar dondurun. Örneğin kıyma ile köfte yaptınız, geri kalan kısmı tekrar değerlendirmek için kıymayı kavurduktan sonra derin dondurucuda saklayın. 

ETLERİ ÇABUK ÇÖZÜLMELERİ İÇİN SICAK BİR YERE KOYMAYIN

Derin dondurucuda sakladığınız gıdaları çabuk çözülmeleri için mutfak tezgâhının üzerine koymayın. Çünkü çok soğuk ortamdan aniden sıcak ortama konan gıdalar bakteri ve mikrop yuvasına dönüşebilirler. Bunun nedeni ise mikroorganizmaların her 20 dakikada bir bölünerek saatler içerisinde çok yüksek miktara ulaşmaları ve yavaş yavaş çözülürken bu sayının artacak olması. Ayrıca çözüldükten sonra birkaç saat dışarıda kalan hiçbir ürünü de tüketmeyin. Gıdaları saklamanın en sağlıklı yolu onları buzdolabının en alt rafında çözdürmektir. 

Yemeklerinizi soğuturken tencerenin kapağını açık bırakmayın

Pişirdiğiniz gıdaları hiçbir zaman üstü açık soğutmayın ve tencerenin kapağını yarı açık bırakmayın. Pişirdiğiniz yemeği, örneğin çorbanızı kaynadıktan sonra tencerenin kapağını açıp soğutmaya kalkarsanız, yaşadığınız ortamdaki hava içinde yer alan mikroorganizmalar doğrudan yemeğin içine düşebilir. Bu mikroorganizmalar da üremeleri için uygun besleyici ortam olan yemeğin içinde sayılarını hızla çoğaltarak hasta olmanıza yol açabilirler. 

Gördüğümüz gibi sıcak havalarda sağlıklı yiyecek bulmak ve yiyeceği saklamak oldukça zor. Ama unutmayın basit bir gıda zehirlenmesi sonrası hastaneye yatmak, tedavi olmak emin olun çok daha pahalı

Sağlıkla kalın.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol