Savaş ve Barış

Abone Ol

Senin hep haklı olduğun, karşı tarafın ise haksız olduğu bir terazidir savaş

Senin tane(!) olarak, karşı tarafın binlerle ölçülen kayıplar verdiği çatışmadır savaş

Senin hep eli silahlıları, karşı tarafın ise masum çocukları ve çaresiz sivilleri öldürdüğü kavgadır savaş

Senin hep mülayim, karşı tarafın ise gaddar, acımasız olduğu muhasebedir savaş

Senin hep insan haklarına saygılı, karşı tarafın ise en temel hak, yaşama hakkına kastettiği düzendir savaş

Senin hep uzlaşmacı, karşı tarafın ise uzlaşmaz olduğu söylemdir savaş

Senin hep kahraman, karşı tarafın ise bozguncu ve çapulcu olduğuna dair inanıştır savaş

Senin öldüğünde hep şehit, karşı tarafın ise hep niyazi olduğu ilahi adalettir savaş

Senin yöneticilerinin hep doğruyu yaptığı, karşı tarafın yöneticilerinin ise hep yanlışa bulandığı mecradır savaş

Senin kayıplarının arkasından ağıt yakılan, karşı tarafın ise kimsesiz olduğu muammadır savaş

Sen can yitirdiğinde hep acı çekilen, karşı taraf kayıp verdiğinde hiç umursanmayan bir sanrıdır savaş…

Senin bir canın gittiğinde karşı tarafa misliyle ödettiğin intikamdır savaş…

Senin sürekli başarılı olduğun karşı tarafın ise başarısız olduğu bir imtihandır savaş

Senin yöneticilerinin hep sevimli, karşı tarafın yöneticilerinin ise çirkin ve sevimsiz resmedildiği tuvaldir savaş…

Senin hep mazlumların yanında, karşı tarafın ise gaddarların yanında olduğu ittifaklardır savaş…

Senin hep mazlumları özgürleştirmeye, karşı tarafın ise ezmeye, yok etmeye çalıştığı ortamdır savaş…

Senin hep istemeden ve mecbur kalarak içine çekildiğin, karşı tarafın ise bilinçli sebep olduğu anlaşmazlıklardır savaş

Senin hep Allahın inayetiyle, karşı tarafın ise şeytanın icazetiyle girdiği labirenttir savaş

Senin hep merhametli ve koruyucu, karşı tarafın ise acımasız katil olduğu arenadır savaş

Senin kendi oğluna hiç kıyamadığın, karşı tarafın oğlunu ise insandan saymadığın bir ruh halidir savaş

Senin canın gittiğinde ağıtlar yakan anasına kahrolarak baktığın, karşı tarafın kaybında ise anasına ağız dolusu çaktığın seviyesizliktir savaş

Senin hep yaradanın emrinde, karşı tarafın ise şeytanın hizmetinde olduğuna dair inançtır savaş

Sen kim misin? Savaşta iki taraftan birisisin. Hangi tarafta olursan ol karşı tarafı yukarıda yazıldığı gibi göreceksin. Hala anlamadıysan hay ben senin…(aklına edeyim!)

Senin de karşı taraftaki insanların da en temel hakkına, yaşam hakkına şans vermektir BARIŞ

Senin de karşı tarafın da eşitlik ve hakkaniyette buluştuğu sihirli sözcüktür BARIŞ

Senin de karşı tarafın da silah tüccarlarının tuzağına düşmemesidir BARIŞ

Senin de, karşı tarafın da çocuk, ana, baba, kardeş ve akrabalara sahip olduğunun farkına varmaktır BARIŞ

Senin de karşı tarafın da halklarının birleştiği ortak tutkudur BARIŞ

Senin de karşı tarafın da halklarının ilelebet dost kalmalarına vesiledir BARIŞ

Senin de karşı tarafın da savaşarak kaybetmek yerine kaynaklarını kalkınmaya, gelişmeye kullanmasıdır BARIŞ

Senin de karşı tarafın da analarının ağlamamasına, çocuklarının gülmesine, gençlerinin umut dolu olmasına vesiledir BARIŞ

Senin de karşı tarafın da aynı yaradana sahip olduğunun farkındalığıdır BARIŞ

Velhasıl senin de karşı tarafın da haktan ve eşitlikten yana olduğu, birlikte yaşamın savunulduğu, beceriksiz veya emperyalistlerin işbirlikçisi yöneticilere fırsat verilmediği, savaş simsarlarının, silah tüccarlarının tuzağına düşülmediği bir ortak akıldır BARIŞ

Şimdi istediğin tarafta olabilirsin. Hangi taraftan bakarsan bak güvendesin. Hay ben senin...(aklını seveyim!)

Sözün Özü: SAVAŞMA, BARIŞ!