Hukukçular, referandumu anlattı

Hukukçular, referandumu anlattı

03 Nisan 2017 Pazartesi 00:03
Hukukçular, referandumu anlattı

HÜSEYİN ÜNSAL YÜCEL

Türkiye Hukuk Platformu tarafından düzenlenen “Hukukçular Referandumu Anlatıyor” adlı panel, geçen Cuma akşamı gerçekleştirildi.

Saat 19.30’da, Sevim Yenice Konferans Salonu’nda başlayan ve Av. Işıl İlgin Oktay ile Av. Tahsin Kaplan sunumunda yapılan panele, AK Parti Edirne Milletvekili Rafet Sezen, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, partililer ve vatandaşlar katıldı.

Panel öncesi Av. Işıl İlgin Oktay ile Av. Tahsin Kaplan gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, değerlendirmelerde bulundu. Tahsin Kaplan, Türkiye Hukuk Platformu adına Keşan’da olduklarını belirterek, “Gerçekten kamuoyunda konuşan şeyler mi Anaya değişikliğinden geçecek yoksa gerçek bambaşka mı, bunu konuşacağız. Bir hukukçu gözüyle anayasa değişikliğini değerlendireceğiz. Tabi bu ‘evet’ yaklaşımlı bir değerlendirme olacak. Çünkü bu anayasa değişikliğinin bu ülke yararına olacağını düşünen hukukçular olarak bu çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

CİDDİ BİR DEZENFORMASYON VAR

Işıl İlgin Oktay, Türkiye Hukuk Platformu’nun hukukçulardan oluşan bir ekip olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Pek çok sivil toplum kuruluşu ve hukukçu sivil toplum kuruluşlarını bir şemsiye altında toplayan bir platform. Biz hukukçu gözüyle değerlendirmelerimizi yapıp dile getireceğiz. İşin hukuki boyutundan bahsedeceğiz. Ciddi bir dezenformasyon var. Onu ortadan kaldıran ve gerçeğin ne olduğunu izah eden bir sunum gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Kitleye hitap bizim için çok önemli. Bu önerilen sistem gerçek anlamda nedir, ne değildir bunu anlatacağız. Bu bir rejim değişikliği değil. Bize özgü bir hükümet sistemi. Ben bir hukukçu olarak gözüm kapalı ‘evet’ diyeceğim. Neden ‘evet diyeceğiz, bunu izah edeceğim.”

MEVCUT SİSTEM TÜRKİYE’DE SİYASİ KRİZLERİ BESLEDİ

Neden ‘evet’ diyeceğini de açıklayan Oktay, “Mevcut sistemin iyi olmadığını hepimiz biliyoruz. Yıllardır konuşan bir şey bu. Gönül isterdi ki tamamen sivil bir anayasayı tüm partilerle birlikte mutabık kalarak ortaya koymak ve böyle bir anayasayı oylamak. Ancak ne yazık ki siyasi konjonktür ve sığ muhalefet ne yazık ki buna izin vermedi. AK Parti ve MHP arasında bir mutabakat oluşturduk. Bu mutabakatla asgari bu sistemi işler vaziyete getirecek, şu anki olumsuzlukları ortadan kaldıracak 18 maddeyi içeren bir düzenlemeyi getirdi ve teklif olarak sundu. Bir vatandaş olarak benim elime 2 tane oy pusulası verilecek ve doğrudan yürütme organını be seçeceğim. Hem yürütme hem de yasama organımı. Bu benim için ekstra bir avantaj. O yüzden bir hukukçu olarak gözüm kapalı ‘evet’ diyorum. Tamamen vesayet sistemine kapalı. Mevcut sistem Türkiye’de siyasi krizleri, ekonomik krizleri besleyen bir mekanizmaya dönüştü. Daha öncekiler hep cunta anayasasıydı. Bu sivilleşmeye dönüşen bir yöne doğru akan değişiklik. Sadece yönetim sisteminde yapılan bir değişiklik var. Rejim değişikliği yok. Bundan sonraki evrelerinde gelişime daha açık bir anayasa. Tamamen tümden sivil bir anayasa. Mekanizmayı düzelten, etkin çözüm üreten bir teklif olduğunu düşünüyorum. Darbecilerin değil, darbe mağdurlarının hazırladığı bir anayasa. Bu açıdan çok önemli. Türkiye’ye bu anlamda siyasi literatüre de katkı sağlayacaktır. Çünkü bu tamamen bize özgü bir sistem. Bu güne kadar gelen yasa ve anayasalar hep dışarıdan ithal oldu. Yönetim sistemi de öyle. Bizim ihtiyaçlarımıza cevap veren, bizim siyasi alışkanlıklarımıza, kültürümüze, düzenimize hitap eden bir sistem değil. Milli iradenin gerçek ihtiyaçlarını göz önüne alan ve diğer referans alınan sistemlerin olumsuz yönleri ekarte edilerek hazırlanmış kendine özgü bir model. Örnek bir siyasi model olacağına inanıyorum. Esnek ancak sıkı bir denetim sağlayan bir yapı.”  dedi.

TEK BİR FİGÜR, BU DA DİKTATÖRLÜĞÜ GETİRMİYOR

Işıl İlgin Oktay, kamuoyunda ‘tek adam rejimi’ şeklindeki eleştirilerle de ilgili konuşarak, şöyle konuştu: “Bu diktatörlüğü getiren tek kişililik değil. Biz tek başlılığı savunuyoruz. Zaten çift başlılık olduğu için parlamenter sistem ciddi şekilde aksıyor. O yüzden cumhurbaşkanının yardımcıları ve bakanlar, seçilmiş değil atanmış kişiler olacak. Parlamenter sistem ciddi anlamda vesayete ve vesayet odaklarına açık olduğu için bizim siyasi alışkanlıklarımıza uygun olmadı. Hep darbe üreten bir mekanizma haline geldiği için bu değiştirilmeli. Cumhurbaşkanı ve başbakan bir tek kişi olacak ama bu diktatörlük değil. Çünkü bu tek kişiyi sorumsuz bırakmıyorsunuz. Önerilen sistemde ciddi sorumlulukları olan, yasama organının gücü altında kalan, kanun teklif edemeyen, kanun yapamayan bir figür. Ama tek bir figür, bu da diktatörlüğü getirmiyor. Ciddi anlamda sınırlandırılmış, görevleri yasalarla belirlenmiş ve ciddi sorumlulukları olan bir figür. Yüzden diktatör değil ama tek bir kişi.”

Tahsin Kaplan, yeni sistemde Cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisinin olmadığını belirterek, “Meclisin feshedilmesiyle ilgili yasada bir düzenleme yok. Cumhurbaşkanının seçimi karşılıklı yenileme yetkisi var. Cumhurbaşkanı meclisle birlikte seçimi yenileme kararı aldığında, meclisle birlikte kendini de seçime götürmek zorunda kalıyor. Kendi dönemini de kaybetmiş oluyor. Yani 5+5 kuralında bir tanesini ortadan kaldırmış oluyor. Siz seçmen olarak meclisin yenilenmesini uygun bulmuyorsanız, o zaman cumhurbaşkanı seçimi yenilemeye gittiğinde cumhurbaşkanı seçmezsiniz, daha uygun, daha demokratik bir cumhurbaşkanı seçersiniz ve meclis aritmetiği de halkın ortaya koyduğu iradeyle şekillenmiş olur. Cumhurbaşkanının denetlenmesine gelince, cumhurbaşkanının denetlenmesi çok kolay hale geldi. Meclis aritmetiği çok renkli olacak bundan sonra. Mecliste bu gün 4 partili bir tablo var. Ben inanıyorum ki bundan sonra 5-6 partili tablolar oluşacak. Seçim barajının düşürüleceği de dile getirildi.” diye konuştu.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol