Çevre

Trakya Nükleer Santrali’nde "yer seçimi" tamam

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy-Kışlacık mevkiinde yapılması planlanan Trakya Nükleer Santrali projesinde yer seçimi tamamlandı.

Abone Ol

Trakya Nükleer Santrali’nde "yer seçimi" tamam: Doğa ve hukuk savunucuları ayakta!

ERDOĞAN DEMİR

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy-Kışlacık mevkiinde yapılması planlanan Trakya Nükleer Santrali projesinde yer seçimi süreci sessiz sedasız tamamlandı. Trakya Platformu’ndan gelen sert açıklamalar, bölgede büyük bir çevre ve hukuk mücadelesinin fitilini ateşledi.

Türkiye’nin nükleer enerji yolculuğunda Akkuyu ve Sinop’tan sonraki üçüncü durak resmen Trakya oldu. Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırklareli-Vize hattındaki Kıyıköy-Kışlacık bölgesi stratejik saha olarak onaylandı. Sismik ölçümler ve meteorolojik veri toplama istasyonlarının kurulmasıyla süreç somut bir aşamaya geçti. Ancak projenin "Mutlak Koruma Alanı" statüsündeki bir bölgede yürütülmesi, "ekosistem kırımı" tartışmalarını da beraberinde getirdi.

"SÜREÇ ŞEFFAF DEĞİL, OLDU BİTTİYE GETİRİLİYOR"

Trakya Platformu Sözcüsü Av. Bülent Kaçar, projenin yürütülme biçimine dair çok ağır eleştirilerde bulundu. Bakanlığa yaptıkları resmi bilgi edinme başvurularının sonuçsuz kaldığını ancak detayların "kapalı kapılar ardında" resmi sitelere yüklendiğini belirten Kaçar, şu ifadeleri kullandı:

"Trakyalılara rağmen, Trakyalılardan bilgi saklayarak bir yer seçimi yapılmış ve onaylanmıştır. Halkın katılımının hiçe sayıldığı, bilginin gizlendiği bir süreci kabul etmiyoruz. Bu sadece bir enerji projesi değil; bölge halkının geleceğine kasteden bir dayatmadır."

DOĞAL YAŞAM İÇİN GERİ DÖNÜLEMEZ TEHLİKE: 14 MİLYON METREKARE ORMAN

Projenin çevresel maliyeti, uzmanlar tarafından "dehşet verici" olarak nitelendiriliyor. Trakya Nükleer Santrali'nin etkileyeceği alan sadece bir inşaat sahası ile sınırlı kalmayacak:

Orman Kıyımı: Vize ile İğneada arasındaki o muazzam ekosistemde yaklaşık 14.000 dönümlük (14 milyon metrekare) orman arazisinin yok edilmesi planlanıyor.

Habitatın Silinmesi: Milyonlarca ağacın kesilmesi, Avrupa'nın en önemli kuş göç yolları üzerinde bulunan ve sayısız endemik türe ev sahipliği yapan habitatın tamamen yok olması anlamına geliyor.

Deniz Ekosistemi ve Sıcaklık Artışı: Santralin soğutma sistemi için Karadeniz’den çekilecek devasa miktardaki suyun, işlem sonrası denize geri verilmesi Karadeniz’in su sıcaklığını ve biyolojik dengesini bozma riski taşıyor.

TRAKYA'NIN SU REZERVLERİ RİSK ALTINDA

Av. Bülent Kaçar, bölgenin Trakya’nın en önemli su toplama havzalarından biri olduğuna dikkat çekerek; "Burası su rezervleri açısından dokunulmaması gereken bir 'Mutlak Koruma Alanı'dır. Buraya vurulacak her kazma, Trakya’nın yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının zehirlenmesi veya yok olması riskini taşır" uyarısında bulundu.

SEFERBERLİK ÇAĞRISI: "SOMUT EYLEM VAKTİ"

Trakya Platformu, bu gelişmenin ardından bölgedeki tüm aktörleri göreve çağırdı. Sadece çevrecilerin değil; belediye birliklerinin, ticaret odalarının, baroların ve borsaların bu "yıkım projesine" karşı tek ses olması gerektiği vurgulandı.

Av. Bülent Kaçar’ın mesajı net: "Trakya lafla değil, somut eylemle savunulur. Tüm kurumlarımızı, hukuk yollarını sonuna kadar kullanmaya ve bu doğa katliamına karşı meydanlarda, adliyelerde omuz omuza durmaya davet ediyoruz. Bugün susarsak, yarın savunacak bir Trakya kalmayacak."