ZAFER ÇIĞLIKLARINI SOL KAFAM ANLAMIYOR..

Abone Ol

ENEZ MEKTUBU  

Gün “YALAKALAR”ın günü… CHP’nin Edirne ve ilçelerinde aday gösterilecek olanların bir bölümü açıklandı. Bugün –yarın derken nihayet birileri muradına erdi, birileri de kırık bir kalp ile sessizliğini korumaya ve tepki göstermemeye çalışıyor..Parti yöneticileri ve Kazananların müritleri  sanki bir parti içi yarışı değil de Malazgirt Meydan Muharebesini kazanmış gibi abartılı tepkilerle, kutlamalar karşılamalar organize ediyor.. Gülmek mi lazım,ağlamak mı? Bilemedim.Ama galiba önce akıllı olmak ve düşünmek lazım.. Ey parti Yöneticileri,  Kime karşı zafer kazandınız? Yaptığınız iş, parti bütünlüğünü sağlamak açısından ne kadar doğru? Seçimleri birbirinizi ezerek mi kazanacağınızı düşünüyorsunuz?

***

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan,  hizmet ve vizyon olarak gerçekten başarısı inkar edilemeyecek bir insan..Edirne’de yaşayanlar kadar bilemem ama buradan görünen böyle.. Üstelik oradaki dostlarımızdan dinlediğimiz ve anladığımız kadarı ile yeniden aday gösterilmesi herkesin beklediği bir sonuç.. Hatta, “Bazı illerde CHP adayları günlerce önceden açıklandığı halde Edirne niçin bu kadar geciktirildi?” diye düşünmedik ve çeşitli senaryolar da işitmedik değil.. Ama neyse ki beklendiği gibi oldu ve Sayın Gürkan yeniden aday gösterildi.. İyi de bu şehir dışında karşılama törenleri ve çağrılar neyin nesi? Bir zafer mi kazanıldı? Kazanıldı ise kime karşı kazanıldı? Neticede kaybedenler de bu partinin diğer adayları..  Karşılamayı anlarım da çağrıları, davetleri, zafer çığlıklarını SOL kafam anlamıyor..Dedim ya gün yalakaların günü..

***

Uzunköprü’de de bir bacımız da"Zafer, zafer benimdir diyebilenindir. Başarı ise, başaracağım diye başlayarak sonunda başardım diyebilenindir."#UmutOldukBiliyoruzBekleUzunköprüGeliyoruz” gibi söylemlerle zaferini kutluyor. İnsan sormadan edemiyor: “Kime karşı zafer kazandın kızım sen? Uzunköprü Belediyesi CHP elinde değil de Yunanın elinde miydi? Şimdiye kadar neredeydin de şimdi geliyorsun Uzunköprü’ye? ” Benim bildiğim Uzunköprü’de oldukça başarılı, dürüst bir CHP’li başkan vardı. Sayın İşbilen’le hiç karşılaştığımı hatırlamıyorum ama bugüne kadar kendisi ile ilgili hiçbir olumsuzluk da duymadım.. Sevgili Kızım, kaldı ki “Başardım”diyebilmen için de çok erken.. Onu zaman içinde göreceğiz.. Dilerim geçmişi aratmazsın..

***

CHP bu defa bu hanım kızımızı takdir etmiş de Uzunköprü’yü ona emanet etmişse kızımızın ilk tavırları önemlidir.. İşbilen’i ve o kentin yıllarını Uzunköprü’ye hizmet etmiş olanlarını dışlayarak, karşına alarak hiçbir yere varamayacağını sana yalakalık yapmak üzere çevrende taklalar atanlar öğretemezler.. Ağırbaşlı ol, toparlayıcı ol.. Laf değil hizmet üret.. Ama bilesin ki bu tavırların şimdiden bir karşı cephe için gerekçeler oluşturdu bile..

***

Böylesine anti demokratik, böylesine hantal, böylesine halktan uzak bir atama sistemi ile CHP bölünme, tükenme  konusunda önemli bir hamle daha yaptı.. Ankara’dakiler istedikleri kadar iyi niyetli ve dürüst olsun birilerini sevindirdiler ve birilerini dışladılar.. Ankara’daki, çoğu milletvekili olan yöneticiler asıl uğraşması gereken konular ve sorunlar yerine YERELDE VE ÇOK BASİT yöntemlerle çözülebilecek aday belirleme işlemleri ile aylarca uğraştılar. Örneğin Tokat’tan, Mardin’den PM ye seçilmiş kişiler hiç görmedikleri, bilmedikleri yerleşim yerlerini kimlerin yöneteceğine karar verdiler..Aday adayları günlerce Ankara otellerinde sabahladılar, kendilerine destek verecek ağalar, babalar aradılar.. Kimler kime niçin ve neden destek verdi, hangi şaibeler konuşuldu? O ayrı konu…

***

ATANAN Başkanları kutluyor, başarılar diliyorum.. Ama unutmasınlar; asıl önemli olan gelirken etrafınızda sel olanlar giderken acaba nerede olacaklar? Bunu unutmamak gerek.. Umarım ve dilerim ki gidişiniz de gelişiniz kadar sevgi seli ile dolu olur.. Neticede hiç birimiz bu dünyaya kazık çakmıyoruz.. Bugünün yarınları da var..