Önceki gün, Keşan için çok önemli bir açılış yapıldı. Onun öncesinde de FATİH (Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Projesi kapsamında öğrenci ve öğretmenlere tablet dağıtımı oldu. Oldu ama Keşan’ın yerel basın mensupları içeri alınmadı. Canlı yayın ekibi okulun arkasından tüm Türkiye’ye canlı izletti ama biz izleyemedik.
Biz basın olarak Yusuf Çapraz Anadolu Lisesi’ne gittiğimizde okulda bakan beyin öğrencilere tablet verme anlarını görüntüleyip haberini yapıp yarınki sayımızda Keşan Halkına sunacağımızı zannediyorduk. Sadece zannettik, elimize konuyla ilgili istatistiklerin bulunduğu bir dosya kâğıdı verildi o kadar. Vali bey geldiğinde mülki erkanla selamlaştıktan sonra okula yöneldiğinde biz de arkasından girmeye çalıştık ama nafile, “Basın giremez, bize söylenen bu” dendi. Çünkü emir çok büyük yerdendi. Ve anladık ki bu tiyatronun yayın hakları vardı, öyle herkes görüntü alamazdı, izleyemezdi. Ve biz de tiyatronun ilk perdesini izleyemedik.
Aslında TBMM genel kurullarını takip edenler için FATİH Projesi’nin ne anlama geldiği çok iyi biliniyor. Bilmeyenler için de şu iddiaları sıralarsak kafamızda bir fikir oluşur diye düşünüyorum:
Hazreti Peygamber: Konstantiniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir”diyerek İstanbul’u fethetme başarısını gösterecek olan komutanı övmüş ve önemini vurgulamıştı. İstanbul fethedilmiş ve Sultan II. Mehmet, FATİH unvanını almıştı. Yine yüzyıllar sonra bir hükümet, ismin baş harflerinden dizeler oluşturularak şiir yazma tekniği olan Akrostiş’i anımsatan; FATİH (Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) adına 2010 yılında bir eğitim programı başlattı. Niyet güzeldi. Güzeldi ama proje başladığından bu yana proje hakkında çıkan iddialar bu niyet kadar güzel değildi. Proje tablet ve akıllı tahta ihaleleri hakkında çıkan iddialar yüzünden 4 yıl tam olarak hayata geçirilemedi. 23 Temmuz 2013 tarihli Radikal Gazetesinin haberine göre CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter’in iddialarından birkaçı ise şöyleydi:
- Genel Müdürlükte 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapılmıştır. 
- Bakanlığa bağlı Hukuk Müşavirliğinde 21 avukat varken 2013 yılının ilk 6 ayında FATİH Projesi kapsamında kurum dışından tutulan 4 avukata 955 bin TL ödeme yapılmıştır.
- 2013 yılının ilk altı ayında FATİH Projesi’nin tanıtımı için yapılan fuar organizasyonları ve diğer alımlar dâhil toplam 33 milyon 572 bin TL harcama yapılmıştır.
…”
İddialar böyleyken, çocuklara tablet dağıtarak göz boyamak ne kadar doğru olmuştur takdir sizin.
 
Gelelim tiyatronun 2. perdesine. 2. Perde ilk perdenin aksine kapalı gişe değildi. Halka açık Hükümet Meydanı'nda halkın yoğun ilgisi altında (!) oynandı. Büyük bir sahne kurulmuş, dev ekran, ortada büyük bir maket, mavi halılar, koltuklar, falan filan.
Hem Keşan Belediyesi Evsel Atık Su Arıtma Tesisi’nin hem de Keşan’da diğer 10 tesisin açılışı yapılacaktı. Açılış için her ayrıntı düşünülmüştü. Örneğin bir gün öncesi gece 00.00 sıraları 15 dakika süreyle ses denemesi bile yapılmış bir sorun olmadığı anlaşılmıştı.
Bütün hazırlıklar yapıldıktan sonra bir bakanımız tablet dağıtırken, diğer bakanımız da DSİ’nin yapmış olduğu yatırımlardan bahsedecekti. Sırasıyla DSİ Genel Müdürü Akif Özkaldı, Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve sonra da Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu sahneye çıkacaktı. Buraya kadar her şey normaldi. Konuşmalar bitmiş AK Parti Edirne Milletvekili ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da açılışa teşrif etmiş ve ortada yer alan büyük maketin olduğu yere toplanılmış, basın oradan da görüntü almıştı. Buradaki kısa süreli bilgi alışverişi bittikten sonra Keşan Belediyesi Evsel Atık Su Arıtma Tesisi’nin açılışına geçilmişti. Sahnede dört butonlu bir stant vardı. Sanırım biri vali için diğer ikisi, bakanlar için diğeri de Belediye Başkanı içindi diye düşünmüştüm ama iş öyle değilmiş meğer. Diğer 3 kişinin yerini tutturmuştum ama 4. kişinin Mustafa Mercan olacağını düşünememiştim. Devletin kuralları var diye düşünmüştüm ama öyle değilmiş. Tesisin adı Keşan Belediyesi Evsel Atık Su Arıtma ama butona basan Özcan değil Mercan. Tesisi yapan DSİ, tesis yapım karşılığı devlete ödeme yapacak olan Keşan Belediyesi ama açılışta yok sayılan Keşan Belediyesi’nin Başkanı Mehmet Özcan.
Bu nasıl bir devlet kuralıdır?
Devletin eliyle parti progandası yapılabilir mi?
Evet yapılabilirmiş bunu gördü Keşan.
Bu olaylar olurken Mehmet Özcan’ın tepki göstermemesi de dikkatimden kaçmadı.
 
Sevgili Başkanım CHP’nin kuruluş yıldönümü 9 Eylül’de pasta kesme seremonisinde size yer verilmediği için tepki göstermiştiniz, kendinize göre haklıydınız, şimdi neden tepkisiz kaldınız? Başkanlık yaptığınız kuruma ait tesisinin açılışı size mi yakışırdı yoksa Mustafa Mercan’a mı?
Neden tepkisiz kaldınız?
Evet, önceki gün 2 perdelik tiyatro izledik.
Yapımda ve yayında emeği geçen İktidar Partisi'nin 2 Bakanına, Belediye Başkan Adayına, prodüksiyonda hiçbir harcamadan kaçınmadan devletin bütçesinden parti propagandasına olanak sağlayan herkese ama herkese teşekkür ederim.
 
Durmak yok yola devam.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol