Keşan'ın Minaresi ve İdaresi

Bülent Saylam

Keşan'ın Minaresi ve İdaresi

Bülent Saylam

Medya Keşan
Medya Keşan
04 Temmuz 2017 Salı 15:05
937 Okunma
Keşan'ın Minaresi ve İdaresi

EKONOMİ EKONOMİ EKONOMİ

Keşan ve ülke gündemi son günlerde değil son haftalarda çok yoğun. Biz yerel gazeteler, elimizden geldiği kadarıyla siz okuyucularımıza gündemdeki konuları aktarmaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz ama bir yandan da ekonomik açıdan gazetemizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Kolay değil; gazete çıkarmak için,  9 kişi emeğini ortaya koyuyor. Bir yandan gündemi takip etmek bir yandan da ekonomisini sağlam tutmak bir yerel gazetenin yapmak zorunda olduğu en elzem iki şey. Biz de gazetemizi ekonomik anlamda güçlü tutmak adına dijital platformda 2017 Şubat ayında yatırım yaparak okuyucularımıza en hızlı ve doğru haberi vermeye çalışıyoruz. Daha önce de Sosyal Medya adlı köşe yazılarımda dijital platformda yaptığımız yenilikler ile ilgili bilgileri vermiştim. Yeni projelerimiz çok yakında sizlerle olacak ve Keşan yerel ticaret hayatına katkı sunan bu projeler ile -ülkemizdeki ekonomik durumu da göz önünde bulundursak-hasara uğramadan ya da az hasarla 2017’yi geçirmeyi düşünüyoruz.

KOSGEB FIRSATINI YAKALAMIŞKEN KAÇIRMAK

Hazır ekonomiden konuya girmişken geçen Mayıs ayında KOSGEB’in yerel basına yaptığı bilgilendirme toplantısından da bahsetmek isterim. Yerel basının faydalanacağı bazı hibe programları hakkında bilgi verilen toplantıya her ne kadar öncelikli olarak gazete sahipleri davet edilse de genelde Edirne Merkez ve İlçe Gazetelerin konuyla ilgili çalışanları daha çok katılım gösterdi. Toplantıya giderken çok heyecan yapsak da gazeteler olarak alacağımız rakamlar heyecanımızı tatmin ediciydi. En azından ben böyle düşünüyorum. KOSGEB ile ilgili yaşanan sorunlar vardır ama eğer siz kendinizi çözüm odaklı, işletmenizi büyütmek ya da malum krizden hasarsız çıkarmak istiyorsunuz bu konuda geliştirmeniz şart. Neden mi şart? Eğer kendinizi geliştirmezseniz fırsatları kaçırırsınız. Bir atasözü vardır:

- Kurda sormuşlar ensen neden kalın diye?

O da:

- Her işi kendim yaparım

Demiş.

Evet, gerçekten de böyle midir? Bence bazı durumlarda kendi işinizi kendiniz yapmanız gerekmektedir. Bunu neden mi söylüyorum? KOSGEB ile ilgili kaçırdığımız fırsattan dolayı. Olayın detayına girmek istemiyorum ama kaçırdığımız fırsat çok küçük bir bilgi akışıyla şu an bizim kasamızda olabilirdi. Benim tavsiyem bu bilgi akışını sizin adınıza bir ücret karşılığı müşavirlik yapanlar ile iyi yapın yoksa çok fırsat kaçırırsınız bizim gibi. Bu sitemim umarım gerekli yerlere gitmiştir. Ha, en büyük suç benim kendimi bu konuda geliştirmediğim için.

YAYLA VE KAYBOLAN TARİHİ

Geçen hafta içinde Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr Engin Beksaç’ın “Keşan’da 15 tane ortaçağdan kalma tarihi kale var” başlıklı haberini yayımlamıştık. Beksaç, açıklamasında Keşan, Enez ve İpsala’nın tarihi ve arkeolojik değerlerine dikkat çekmişti. WhatsApp Haber Hattımıza gelen fotoğraflar Yayla’daki tarihi mirasın yok olduğunun en büyük kanıtıydı. Duyarlı bir vatandaş çektiği fotoğraflar beraber konuyla ilgili bir metin yollamış. Metinde aynen şunlar yazıyordu:

“Tarihine sahip çıkmayanların geleceği olamaz...

Yayla Kalesi kalıntılarından çıkan bu tarihi eser bir yıldır Edirne Müzesinde...

Yüzlercesi de ne yazık ki Yayla sahilinde kırılmış vaziyette yok olmaya terk ediliyor...”

Önceki haberlerimizde bir tarihi eseri Edirne Müzesine kazandırmış ve Beksaç da Yayla tarihi ile ilgili olarak geniş bir bilgi vermişti. O açıklamasında Beksaç’ın şu cümlesi WhatsApp Haber Hattımıza yok olan tarihe dikkat çeken vatandaşımızın söylediği ile örtüşüyordu. Bekşaç, “Keşanlılara, tarihi eserlerine sahip çıkmalarını, çevrelerini korumalarını ve bütün tahribata karşı birlikte hareket etmelerini öneriyorum. Keşan’daki tarihi miras hepsinin malı. Sadece onların da değil, bütün dünyanın malı. Bunların korunması lazım. Hiç olmazsa Yayla’da son kalan parça dahi olsa bunları korumamız gerekiyor. Yerel yöneticilerin de biraz daha dikkatli olmalarını istiyoruz.” diyerek bize ve yerel yöneticilere sesleniyor ama eh işte ‘ama’sı var.

SAHİL BELEDİYESİ, ORMAN BELEDİYESİ, DERE KENARI BELEDİYESİ,

OVA BELEDİYESİ, DAĞLIK BELEDİYESİ BU BÖYLE GİDER BELEDİYESİ

Malum bayram geldi sahiller günübirlikçi tatilcilerle doldu haliyle ortalık darmadağın oldu. Bu durumdan sonra siyasiler de konuyla ilgili çözüm önerileri ve eleştirilerde bulundular. Bunlardan ilgincini -belki daha önce söylenilmiş olabilir ama ben duymadım söylendiyse de şimdiden özür dilerim- Edirne İl Genel Meclisi’nin AK Partili üyesi Adnan Vural’dan geldi. Vural, 29 Haziran 2017 tarihinde gazetemizde çıkan haberinde sahil belediyesinin kurulması konusunda değerlendirmelerde bulundu ve sahil belediyesi kavramını gündeme getirdi. Bu kavramı yeni duyduğum için 5393 sayılı Belediye Kanuna baktım ama bir türlü ‘Sahil Belediyesi’ diye bir yerel yönetim birimi bulamadım. Neyse belki de taslakta olan bizim bilmediğimiz bir yasa gündeme gelecektir. Bana bu kavram tuhaf geldi. Adı ‘Sahil Belediyesi’ olunca her şey düzelecek mi? Bütün keramet adda mıdır? O zaman ormanlık alanda sorunlu bir yerleşim birimi var adını ‘Orman Belediyesi’ mi koyalım ya da dere kenarındakine ‘Dere Kenarı Belediyesi’ mi, ovadakine ‘Ova Belediyesi’ mi, dağlık bir yerde kurulmuş olan belediyeye ‘Dağlık Belediyesi’ mi? Bence sorun belli, sorunla ilgili görev ve yetkili makamlar da açıkça kanunlarda belirtilmiş en güzeli herkes kendi işini en iyi yapsın ‘Sahil Belediyesi’ adını boşa koymayalım gerisi kolay. Ah bu arada eskiden Mecidiye Belediyesi vardı. Sahildeydi. ‘Sahil Belediyesi’ydi. Şimdi köy oldu. Sahil köyü. Bu ‘Sahil Belediyesi’ neden sahil köyü oldu onu bir anlatmak lazım millete sonra yeniden ‘Sahil Belediyesi’ fikri konuşulsun.

Benim aklıma güzel bir söz geldi bunun üzerine: Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır. Haydi, herkes işini güzel güzel yapsın.

Hazır ‘Sahil Belediyesi’nden konuşurken arife günü WhatsApp Haber Hattımıza Gökçetepe’de sahilinde denize girilemediği ile ilgili şikâyet geldi. Duyarlı vatandaş bayram öncesi konuyla ilgili şikayetini şöyle aktardı: “Merhabalar. Keşan Gökçetepe sahilinde insanların denize girdiği sosyal alanda adım atmaya yer yok. Bir kepçeyle 20 dakikada halledilecek iş maalesef yapılmadı. Bayram tatili boyunca çok kalabalık olacak olan sahilde havlu sermeye yer yok. Lütfen ilgililer bir yardım etsin.”

Ardından aynı vatandaş çöp sorununa dikkat çekti.

Haydi vatanını en çok sevenler haydi işlerimizi en iyi şekilde yapalım.

YAYLA ACİL SERVİS VE ECZANE İSTİYOR

Geçen hafta içinde Yayla’da bir sitede ağaçtan düşmesiyle kolu kırılan vatandaşın Erikli’den gelen ambulansı beklemesi ve oradan da Keşan Devlet Hastanesine götürülmesi duyarlı vatandaşların tepkisini çekti ve sosyal paylaşım sitesinden şu ifadeler paylaşıldı:

Keşan sağlık ilçe müdürlüğüne isyanı...

Sayın ilgili,

Aşağıda bugün gerçekleşen olay hakkında ve yayla sahilinin acil ihtiyacı olan sağlık ocağı, doktor, ambulans vb için desteğinizi rica ederim.

yaylada doğankent sitesinde bir abimizin fotoğrafını paylaşıyorum. Bugün 12:00 sularında gerçekti ve Erikli’den ambulansın gelmesi 30 dakikayı buldu sözüm şu Yayla sahilinde bir tane eczane-bir tane doktor-sağlıkçı-bir ambulans yeter artık tüm site yöneticileri yazlık sahipleri bu acil ihtiyaç için harekete geçin...

Yıllardır bu sorun da çözüm bekliyor haydi bakalım güzel güzel en iyi şekilde işimizi yapalım.

Son Güncelleme: 04.07.2017 15:25
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol