MEHMET AYTAÇ

Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşların katıldığı yürüyüş, Keşan Kent Müzesi önünden başladı ve Alparslan Türkeş Meydanı’nda sona erdi. 

Burada toplanan vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Keşan Kent Konseyi Basın Sözcüsü Saliha Kafalı; “İnsanca hakları için direnen tüm kadınlara bin selam olsun!” dedi. 

Kadınların gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Kafalı; “Bu gün bizi biz eden, ailelerimizin temeli sayılan kadınlarımızın günüdür. Dünya Kadınlar Günüdür. Kara Fatmaların, Nene Hatunların günüdür.Kurtuluşu omuzlayan cenneti ayakları altında taşıyan kadınlarımızın günüdür. Kimi zaman anamız, bacımız, kızımız, kimi zaman can yoldaşımız, hayat arkadaşımız, kimi zaman yol göstericimiz olan ve bizi biz olma yolunda yüreklendiren şefkat ve sevgilerini her zaman karşılıksız veren tüm fedakar kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun!” ifadelerini kullandı. 

“KADINA YÖNELİK BASKI, ŞİDDET, TACİZ VE TECAVÜZLERE SESSİZ KALMADIK”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün, kadınların haklarını savunmak ve toplumdaki eşitsizliklere dikkat çekmek için önemli bir gün olduğunu vurgulayan Kafalı; “Ancak maalesef ki Türkiye'de kadın olmak hala çok zorlu bir süreçtir. Bizler bu güne kadar gerek ülkemizde gerek dünyada meydana gelen kadına yönelik baskı, şiddet, taciz ve tecavüzlere sessiz kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız. Son yıllarda artan kadın cinayetleri ve şiddet olayları, kadınların güvenliğinin ne kadar büyük bir sorun olduğunu göstermektedir. Kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle iş hayatlarında da birçok zorlukla karşı karşıyadırlar ve çift yönlü sömürüye maruz kalmaktadırlar” şeklinde konuştu. 

“DEPREMDEN EN ÇOK ETKİLENEN KADIN VE ÇOCUKLAR OLMUŞTUR”

Kahramanmaraş'ta yaşanan depremde en çok kadınların ve çocukların etkilendiğini söyleyen Kafalı; “O bölgede yaşayan kadınların ve çocukların yaşamlarını yaşanılmaz kılmış ve  zorlukları daha da artırmıştır. Depremin yarattığı tahribattan en çok etkilenen kadınlar ve çocuklar olmuştur.  Diğer yandan ülkemiz genelinde  “Dayanışma Yaşatır.” Gerçeğini de en iyi kavrayan ve kumbaralarında ki paralarını, sandıklarındaki çeyizlik eşyalarını seve seve deprem bölgesine gönderenler de yine kadınlar ve çocuklar olmuştur. Böylesi büyük bir dayanışmaya karşın organizasyonsuzluk yüzünden hala bir çok  depremzedelerin en temel ihtiyaçlarının bile karşılanamadığını duymak bizleri derinden yaralamaktadır. Deprem bölgesinde ki toplu yaşam alanlarında kalan kadınlara  zaman zaman şiddet ve taciz uygulandığı haberleri ise kabul edilemez. İnanıyoruz ki üzerimize karabasan gibi çöken bu karanlığa ortak mücadelemiz ile son vereceğiz ve aydınlık yarınlara çıkacağız” dedi. 

“KADINLARIN EŞİT HAKLARA SAHİP OLDUĞU BİR TOPLUM YARATMAK İÇİN MÜCADELEMİZİ BÜYÜTMELİYİZ”

Kafalı, konuşmasının sonunda kadınlar olarak taleplerini de ileterek şunları söyledi: “Kadınlar olarak taleplerimiz: Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli güvenceli, düzenli işler yaratılmalıdır. Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyetin hayata geçmesi sağlanmalıdır. Çalışan kadınlara regl dönemlerinde en az iki gün ücretli izin verilmelidir. 8 Mart tüm çalışan kadınlar için resmi tatil ilan edilmelidir. Kadın istihdamının önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı kamusal hizmet olarak sunulmalı, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal politikalar uygulanmalıdır. Tüm belediyelerde yeterince ve ücretsiz kreşler açılmalıdır. Kadını eğitimden, istihdamdan, yaşamdan koparan, çocuk yaşta evliliklerin hızla artmasına yol açan 4+4+4 eğitim sistemi hemen iptal edilmeli. Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir toplum yaratmak için el ele, omu omuza hep birlikte mücadelemizi büyütmek zorundayız. Bu duygularla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.”

Editör: BÜLENT SAYLAM