Emek Partisi’nden açıklama: “Gıda tekelleri, tüccarların çıkarı için üretici köylülük yok edilemez”
Emek Partisi Edirne İl Örgütü çiftçinin durumu ile ilgili yazılı bir açıklama yaparak, çiftçinin beklentilerine değinerek Ziraat Odalarının yaptığı ortak açıklamada 2027 yılında çiftçi için alarm zili çaldığını belirtti.
Emek Partisi’nın konuyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklama şöyle;
“Ülke ayçiçeği üretiminin % 10'u, ilimizde 1 milyon 200 bin dekar arazide üretiliyor. On binlerce üretici ailesiyle birlikte Ayçiçeğine umudunu bağlamış durumda ve ayçiçeği fiyatının açıklanmasını diken üstünde bekliyorlar. Edirne'de 8 Ziraat Odası ortak bir açıklama yaparak Trakya Birlik istenilen taban fiyatını vermez ise 2027 yılında ayçiçeği üretiminin yüzde 30 düşebileceğini ve dışa bağımlılığının artacağını açıklıyor. Edirne'deki Ziraat Odaları, 2027 yılı için tarım üretiminde alarm zili çaldığını belirtiyor.
Geçtiğimiz iki yılda da üretici köylüler kuraklık nedeniyle zarar ettiler. Bu sene başta mazot olmak üzere ilaç ve gübre fiyatları katlanarak arttılar. geçtiğimiz yıl eylül ayında mazot 50-55 liraydı bugün 100 lirayı aştı. geçen yıla göre tarımda maliyeti etkileyen masraflar ikiye katladı ama fiyat aynı oranda artmıyor.
Trakya Birlik ayçiçeği fiyatını 37 lira olarak belirledi. Çiftçinin beklentisi 40-45 lirayken açıklanan fiyatın, çiftçilerin üretimden kopmasına sebep olacağı açıktır. Genç çiftçilerin tarım üretiminden umut keserek göçe yönelmesinin sebebi de bu uygulamalardır. 24 yıllık AKP iktidarında üretim dışı kalan tarım alanları, üretimden kopan çiftçiler, boşalan köyler, azalan öğrenci sayısı ve kapanan köy okul ve sağlık ocakları hep çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamamaları ve Çorlu-Çerkezköy'de fabrikalarda düşük ücrete ucuz iş gücü olarak göçe mebur kalmaları nedeniyledir.
Ayçiçeği hasadı başlamadan, Ayçiçeği ithalatı için 1 ocaktan itibaren gümrük vergilerinin düşürülme kararı da hasat öncesi ayçiçeği fiyatını baskılamak üzere alınanbir karardır. Bu ülkede üretici köylü dha ithalatın adı duyulur duyulmaz fiyatların baskılandığını bilmektedir. ithalatın Ocakta başlama kararı, ileri ayları değil daha baştan ürün fiyatlarını etkileyerek baskılayacaktır.
Trakya tarımında önemli bir yeri olan buğdayın maliyeti 18-20 lira ama açıklanan fiyat maliyetin altında. Çeltiğin maliyeti 47 lira ama fiyat maliyetin yarısında.
Saray iktidarı ilan ettiği Orta Vadeli Programda enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı vurgusu yapıyor. Sarayın enflasyonla mücadeleden anladığı tarım ürünleri fiyatını baskılamak, almazlarsa enflasyon artmaz diyerek düşük ücret dayatmasıdır. Gelinen noktada tarım ürünlerinde, ürünü emek verip masraf edip üreten değil alıp satan hem fiyatı belirlemekte hem de parasını kazanmaktadır.
Tüccarın aracının, ihracatçının, gıda şirketlerinin kazandığı bu düzen değişmelidir.
Üreticiler piyasanın doymak bilmeyen aşırı kar hırsına bırakılamaz.
Trakya Birlik ve TMO tarım ürünlerinin fiyatını üretici köylüler ve üretici örgütleri ile birlikte yeniden belirlemelidir.
Tarıma destekleri tarım kanununda belirlenen oranda artırılmalı ve üretim yılında verilmelidir.
İthalatçı politikalara son verilmeli, üretim desteklenerek teşvik edilmelidir.
Tarımda kullanılan başta mazot olmak üzere tüm girdiler üzerindeki ÖTV-KDV gibi vergiler kaldırılmalıdır.”