Keşanlı Gazeteci Kıymet Kara sosyal medyasında yaptığı paylaşımla Saros FSRU Terminali için “Kara Kısmı Alan Artışı Projesi” ile ilgili hazırlanan projeye Edirne Valiliği tarafından ÇED Olumlu Kararı verildiğini kamuoyuna duyurarak “Sazlıdere’e neler oluyor?” diye sordu
Kara’nın konuyla ilgili paylaşımı şöyle: “Saros FSRU sahasında yeni hareketlilik: 8 bin 275 metrekarelik yeni alan, 30 odalı konaklama birimleri, bakım atölyeleri, yemekhane ve idari yapılar planlanıyor
Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Sazlıdere’de, doğal gaz altyapısı açısından dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı.
BOTAŞ tarafından işletilen Saros FSRU Terminali için “Kara Kısmı Alan Artışı Projesi” kapsamında hazırlanan projeye Edirne Valiliği tarafından ÇED Olumlu kararı verildi.
Proje kapsamında yaklaşık 8 bin 275,76 metrekarelik bir alanın kullanılması, bunun yaklaşık 1.250 metrekarelik bölümünde yeni yapılar oluşturulması planlanıyor. Proje dosyasına göre alanda bakım atölyeleri, 30 konaklama odası, yemekhane, güvenlik ve kamera izleme birimleri, idari odalar, malzeme depoları, eğitim ve toplantı salonları, ofisler, mescit, revir ve diğer destek birimleri yer alacak.
Sazlıdere’de ne kadar doğal gaz depolanıyor?
Sazlıdere’deki tesisin ölçeğini anlamak açısından önemli bir başka ayrıntı da doğal gazın tesise nasıl ulaştığı ve nerede depolandığı.
LNG, Sazlıdere’ye karayoluyla tankerlerle taşınmıyor. BOTAŞ’ın resmi dokümanlarına göre LNG, deniz yoluyla LNG taşıyan gemilerle getiriliyor ve Saros FSRU’ya yanaşan yüzer depolama ve gazlaştırma gemisinin tanklarında geçici olarak tutuluyor.
FSRU üzerindeki depolama tanklarının kapasitesi 150 bin m³ LNG olarak belirtiliyor. Tesisin karada ayrıca LNG depolama alanı bulunmadığı, LNG’nin FSRU üzerinde depolandığı ve burada eş zamanlı olarak gazlaştırılarak ana iletim hattına verildiği BOTAŞ’ın tesis rehberinde açıkça ifade ediliyor.
Gazlaştırılan doğal gaz ise 17 kilometrelik kara boru bağlantı hattı üzerinden ulusal doğal gaz şebekesine aktarılıyor. BOTAŞ, Saros FSRU’nun günlük doğal gaz aktarım kapasitesini 28 milyon m³/gün olarak açıklıyor.
Yani burada söz konusu olan karayoluyla gaz taşınması değil; FSRU’dan karadaki ulusal doğal gaz sistemine 17 kilometrelik boru hattıyla gaz aktarılmasıdır.
Sadece bir “sosyal tesis” mi?
Burada dikkat çeken nokta, yeni projenin yalnızca konaklama amacı taşıyan küçük bir yapıdan ibaret olmaması.
ÇED dosyasında bakım, eğitim, idari işler, güvenlik, depolama ve konaklama gibi farklı işlevlerin aynı proje içerisinde planlandığı görülüyor.
BOTAŞ’ın resmi bilgilerine göre Sazlıdere’deki Saros FSRU Terminali, sıvılaştırılmış doğal gazın depolanıp gazlaştırılarak ulusal doğal gaz sistemine aktarılmasını sağlayan stratejik bir giriş noktası. Tesis Aralık 2022’de devreye alındı.
Dolayısıyla Sazlıdere’deki yeni alan artışı, mevcut doğal gaz altyapısının devamı niteliğinde bir yatırım olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak başka bir gelişme daha var
Sazlıdere’deki bu proje, son dönemde Trakya genelinde gündeme gelen TPAO’nun petrol ve doğal gaz arama faaliyetleriyle aynı proje değil.
5 Eylül 2026 tarihli ve 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile TPAO’nun “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Bu nedenle iki gelişmenin birbirine karıştırılmaması gerekiyor:
Sazlıdere’deki proje BOTAŞ’ın mevcut Saros FSRU tesisine ilişkin alan artışı; TPAO’nun acele kamulaştırma kararı ise Trakya genelindeki petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleriyle ilgili.
Peki “kaya gazı” nerede devreye giriyor?
Trakya’daki yeni petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kamuoyunda “kaya gazı” tartışmasını da beraberinde getirdi.
Ancak mevcut Cumhurbaşkanı Kararı'nın metninde doğrudan “kaya gazı” veya hidrolik kırılma (fracking) ifadesi bulunmuyor. Kararda petrol ve doğal gaz arama ve üretimi ifadeleri kullanılıyor.
Bu nedenle Sazlıdere’deki FSRU alan artışını doğrudan “kaya gazı tesisi” olarak tanımlamak doğru olmaz.
Bununla birlikte Sazlıdere’deki doğal gaz altyapısının genişlemesi ile Trakya genelindeki yeni arama ve üretim faaliyetlerinin aynı dönemde gündeme gelmesi, bölgedeki gelişmelerin birbirinden bağımsız mı, yoksa daha geniş bir enerji altyapısı planının farklı parçaları mı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Gözler şimdi ayrıntılarda
ÇED dosyasında proje alanının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı bakımından tarım ve orman alanları niteliğinde olduğu ve alanın Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi sınırları içerisinde bulunduğu belirtiliyor.
Dosyaya göre Sazlıdere köyü proje alanının yaklaşık 3 kilometre kuzeydoğusunda, Gökçetepe ise yaklaşık 3,6 kilometre kuzeybatısında bulunuyor. Proje alanına en yakın yerleşim olarak yaklaşık 30 metre güneydoğudaki bir yazlık konut gösteriliyor.
Sazlıdereliler olarak soruyoruz:
Sazlıdere’de mevcut FSRU altyapısına eklenen bu yeni alanın uzun vadeli kullanım amacı nedir?
Yeni yapıların kapasitesi ve işletme planı nedir?
Proje alanının kesin kadastro/parsel bilgileri nelerdir?
Ve en önemlisi; Sazlıdere’deki BOTAŞ yatırımı ile Trakya genelindeki TPAO petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri arasında hukuki ve teknik açıdan herhangi bir bağlantı bulunuyor mu?
Bu soruların yanıtı, bölgedeki gelişmelerin gerçek boyutunu ortaya koyacaktır.
Sazlıdere’deki proje alanının kesin parsel bilgileri, mülkiyet durumu ve ÇED dosyasındaki teknik ayrıntıları araştırmayı sürdürüyoruz.”




