Öztrak: “Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, ekonomik krizin, hayat pahalılığın insanları ezen bu işsizliğin bir tek sebebi vardır. O da Tayyip Erdoğan'dır”
Kesici, “Kemal Kılıçdaroğlu Bey'in aldığı yüzde kırk sekiz oyu seçim kaybedildiği için özellikle Cumhuriyet Halk Partisi camiası büyük bir yenilgi olarak algıladı.”
ERDOĞAN DEMİR
CHP Keşan İlçe Başkanlığı dün milletvekilleri ile il başkanını misafir etti.
Saat 10.00’da CHP İl Binasında başlayan toplantıya CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Yenimuhacir Belediye Başkanı Tamer Kıral, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, CHP Edirne İl Yönetim Kurulu Üyesi Ender Mağden ile Erdal Akgün, Keşan Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Yavaş, CHP Keşan Kadın Kolları ile Gençlik Kolları ve partililer katıldı.

Toplantının açış konuşmasını yapan CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, öncelikle tüm katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında şunları söyledi.

“Bugün çok kıymetli il başkanımız Sayın Yücel Balkanlı, Tekirdağ Milletvekilimiz, geçmiş dönem
Genel Başkan Yardımcımız Parti sözcümüz Sayın Faik Öztrak ile İstanbul Milletvekilimiz Sayın İlhan Kesici bugün saha çalışmalarımızda bizlere destek vermek üzere Keşan’a geldiler. Kendilerine bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Hoş geldiniz. Genel Başkanımız 4 Mayıs’ta ayrı bir motivasyonla bizi sahaya sürdü. Aynı anda saat on ikide sahaya indirdi. Bizlerde her yerde olduğu gibi Keşan'da da gezilmedik yer kapı bırakmadık. Bugün de kıymetli vekillerimizle birlikte yine bir takım ziyaretlerde bulunacağız. AKP hükümeti Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan baskıyı, şiddeti her geçen gün arttırıyor. Ama sadece insanların gözlerinde kime dokunduysak artık insanlar Cumhuriyet Halk Partisi'ni göreve çağırdılar. Kime dokunduysak artık gelin bu işi
ele alın dediler. Bir de hem erken seçim seçim çağrımızı bir daha yenileyeceğiz. Hem vatandaşlarımızı bir kez daha dinleyeceğiz. Hem onların haykırışlarını daha da yukarılara çıkarmak için aracılık edeceğiz. Ve bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi'nin o iftihara yürüyüşünün ayak seslerini en güzel şekilde hissedeceğiz. Bugün bu parti dışarıya kadar tıklım tıklımda dolduysa hiç seçim olmamasına rağmen gündemde seçim olmamasına rağmen tıklım tıklımda olduysa artık şunu görüyoruz Cumhuriyet Halk Partisi bütün örgütleriyle iktidara inanmış vaziyette. Sarayda yaşayan zat görüyor Cumhuriyet Halk Partisi gümbür gümbür geliyor. Ne yapıyor? Rakibini hapse atıyor. Belediye başkanlarımızı hapse atıyor. Belediye başkanlarının başında bir tehdit notu olarak ya bize katıl ya da içeri atıl diye onları tehdit ediyor. Ama görüyorsunuz Keşanlı'da da Türkiye'nin dört bir yanında belediye başkanlarımız görevini aslanlar gibi yerine getiriyor. Biz bir gider bin geliriz. Cumhuriyet Halk Partisi ne olursa olsun bu baskılara
zulümlere boyun eğmez diyoruz. Ve bir kere daha haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına.Ya tek başına ya hep beraber”

Çakır’ın ardından CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı’da şunları söyledi.
“Sayın milletvekillerim, değerli yol arkadaşlarım hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bildiğiniz gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nin dört Mayıs'ta genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in emriyle, talimatıyla tüm Türkiye'de gezerek ve seçim startını verdik. Ve bu seçim standının verilmesiyle birlikte pazartesi günü biz saha ziyaretlerimize başladık ve bu saha ziyaretlerimizi Edirne'de merkezde başladığımız bu çalışmaları şimdi bugün de Keşan'dan ve daha sonra İpsala ve Uzunköprü'yle devam edecek bir çalışma saha çalışmasına başladık. Ve seçim çalışmalarımıza tüm örgütümüzle birlikte hazır bir şekilde devam edeceğiz. Bu bağlamda ilimize gelen çok değerli milletvekillerimiz sayın İstanbul Milletvekilimiz İlhan Kesici Bey yine Tekirdağ Milletvekilimiz Faik Öztrak beye ilimize hoş geldiniz diyorum. Sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Kendileri çok önemli değerleridir. Her iki milletvekilimiz de hazine müsteşarlığı yapmış İstanbul Milletvekilimiz İlhan Kesici hazine müsteşarlığı yaparken de sayın vekilimiz de aynı şekilde çalışma arkadaşı olarak beraber çalışmışlar. Daha sonra da Hazine Müsteşarı olarak görevlerine devam etmişlerdir. Bu bağlamda kendilerinin biraz sonra deneyimlerini sizlerle de paylaşacak. Ben sözü çok daha fazla uzatmadan bu çalışmalarımızın ülkemize, partimize
ve Keşan'ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Şöyle söyleyeyim, artık biz Anıl Başkanımın da ifade ettiği gibi ülkemiz gerçekten çok zorlu günlerde geçiyor. Belki de daha da çok zor günler
gelecek. Hem ekonomik anlamda hem sosyal anlamda hem de partimize yönelik olarak yapılan baskılar, belediyelerimize yapılan baskılar bizi çözülmeye çözülmeye uğratmak için yapılan çalışmalardır. Fakat onlar ne kadar çok baskı yaparsa yapsın biz hem belediyelerimizle hem
örgütümüzle daha sıkı bağlanarak yan yana omuz omuza mücadele ederek kişisel hesapları da bir kenara bırakarak artık bundan sonra seçim sandığını önümüze bekliyoruz ve ne zaman konulursa koyulsun ne yaparlarsa yapsınlar biz artık iktidara hazır bir şekilde örgütünsel olarak hazır bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. yılmayacağız, korkmayacağız. Onlar bizde korkacaklar ki korkuyorlar. Özellikle bu korkunun ya getirmiş olduğu bu baskı rejimi ortaya çıkmıştır. Ama ne yaparlarsa yapsınlar. Korkunun ecele faydası yok. Biz Türkiye'nin birinci partisi olarak en kısa sürede kurulacak olan seçimden birinci parti olarak çıkıp iktidara alacağız. Bu kararlılığımız devam edecek. Durmadan, korkmadan hesap soracağız. Ben katılımınız için teşekkür ediyorum. Keşan’ımıza da hayırlı olmasını diliyorum.”

Balkanlı’nın ardından konuşan Faik Öztrak tüm katılımcılara teşekkür ederek, konuşmasında şunları söyledi.
“Evet değerli başkanım ve partililerimize şükür ediyorum. Ayrıca siz değerli basın mensuplarına, partilerimize değerli basın mensuplarına bugün burada bizleri böyle yoğun bir kalabalıkla karşıladığınız için de tekrar teşekkür ediyorum. Şimdi tabii ben Tekirdağ milletvekiliyim. Ama benim dedem bürokrat. Türkiye'de üç beş tane yakasında kırmızı yeşil istiklal madalyası olan kişiler var. Onlardan bir tanesi de dedem. Dolayısıyla benim Tekirdağ'da Ankara'da bir metrekare toprağım yok. Ama benim babaannem Keşanlı. Burada çok toprağım varmış, satmışız ama yine hala daha toprak var. Dolayısıyla toprak burada. Onun için ben tekrar hemşerilerim arasında olmaktan çok büyük bir mutluluk duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Evet Devlet Planlama Teşkilatındayken biz Sayın Kesici'yle birlikte çalıştık. Kendisi benim müsteşarım oldu. Ben o dönemde genel müdürdüm. Sonra galiba müsteşar yardımcısı. Ama ne zamanki yoldan çıktılar, ondan sonra bu işler battı. Şimdi şöyle söyleyeyim. Üç yıldır bu hükümet bir program uyguluyor. Güya dezenflasyon programı işte Mehmet Şimşek buna rasyonelleşme programı da dedi. Ama ortada ne rasyonelleşen bir şey var, ne de hayat pahalılığı bir türlü ortadan kalkmıyor. Peki bu hayat pahalılığı nedeni ne? Şimdi bakıyorum son dönemde çıkmışlar. Diyor ki efendim etrafta kriz var. İşte İran savaşı var, yukarıda Ukrayna var. Tamam da bizdeki bu kriz her şeyden önce ne zaman başladı biliyor musunuz? İki bin yirmi üç genel seçimlerden önce. Tayyip Erdoğan çıktı. Dedi ki faiz sebep enflasyon sonuç. NAS dedi, FAS dedi, seçim ekonomisine geçti. Faizleri çok hızlı bir şekilde düşürüp seçim almaya uğraştı ki aldı sonunda da. İkinci turda olsa da baktık. O gün bugündür de ekonomi toplanmıyordu. O da dolayısıyla şunu söylememiz lazım. Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, ekonomik krizin, hayat pahalılığın insanları ezen bu işsizliğin bir tek sebebi vardır. O da Tayyip Erdoğan'dır. Bunu bir kere her yerde sokakta lütfen arkadaşlar anlatalım. İkincisi şimdi enflasyon çok yüksek yüzde otuz da çakıldı kaldı düşmüyor. Düşmez de bakın düşmez. Geçen gün mecliste Plan Bülçe Komisyonu'nda konuşurken şunu söylerim. Mehmet Şimşek yönetimi işe üç sıfır yeni başladı. Niye? Çünkü kendilerini oraya getirenler o krize sebep olanlar. Şimdi yani sorunun sebebi olanlar hiçbir şekilde sorunun çözümü olamazlar. Millet buna inanmaz. Dolayısıyla buenflasyon düşmez. Bu iş düzelmez. Buradan çıkışın bir tek nedeni vardır. Milletin sandıkta sorunu soruna sebep olanları tahliye etmesidir. Zaten bu iş başladı. İşte yerel seçimlerde hatırlarsanız bundan genel seçimde bir kere her şeyden önce şunu hiç unutmayalım. Tayyip Erdoğan seçimi ancak ikinci turda kazanabildi. Birinci turda ilk defa alamadı. Bir otokrat için bu sona doğru gidişin başıdır. Yerel seçimler oldu. Yerel seçimlerde biz birinci parti olduk. Millet dedi ki artık yeter. Bu gidecek. Siz geleceksiniz. ama ben sizi belediyelere getirdim. Ben sizin belediyelerde ne yaptığınızı nasıl hareket ettiğinizi bu işi becerip beceremeyeceğinizi bak bundan önceki seçimde de size bütün büyükşehirleri verdim. Şimdi de sizi birinci parti yaptım. Ben bunu görmek istiyorum. Ondan sonr Tayyip Erdoğan zaten durumun farkında. Belediyelerin bizi seçimde iktidara taşıyacak belediyelerimiz bizi, seçimde iktidara taşıyacak vitrinlerimiz olduğunu gördü ve doğru yere taş atmaya başladı. Şu anda belediye başkanlarımızı tutukluyor. Şunu söyleyeyim. Cumhuriyet Halk Partileri olarak biz her şeyin hesabını veririz. Mahkeme önünde hesabını veririz. Biz şeffaflık şeffaflıktan yanayız. Hesap vermekten yanayız. Ama neden tutuklu yargılıyorsun? Kendi adamlarını tutuksuz yargılıyorsun. Bizim belediye başkanlarımızı tutuklu yargılıyorsun.
Burada burada çok ciddi bir taraflılık var. Siyaset var. İki belediye başkanlarımızı sıkıştırıyorlar,
transfer ediyor.

Üç; belediyelerimize gidecek olan paraları çok ciddi şekilde kesiyorlar. Niye? Cumhuriyet Halk Partisi bak, getirdiğimiz belediyelere yönetemediler diyebilmek için. Ama bizim belediye başkanlarımız da bütün güçlülüklere rağmen en üstün seviyede hizmet vermeye uğraşıyor. Veriyorlar. Şimdi dolayısıyla benim gördüğüm şudur. nasıl Macaristan'da bu iş bittiyse nasıl başka otokrat rejimler artık tasfiye olmaya başladıysa Türkiye'de de bunlar tasfiye olacaktır. Ama her şey bitmiş değildir. Partinin en üst seviyesinden en alt seviyesine kadar son derece dikkatli, son derece hesaplı ve sürekli fazla vermeden çalışmamız lazım. Çünkü karşımızdaki devleti elinde bulunduran partidir. Devleti elinde bulunduran partiyle mücadele ederken son derece dikkatli olmamız lazım. Çünkü kamunun gücünü de bize karşı kullanacaklardır ki kullanmıyorlar görüyorsunuz zaten. O nedenle sizlere bizlere sahada evlerde insanla esnafın karşısında büyük görevler düşüyor. Belediye başkanlarımızla bütün güçleriyle millet en üst seviyede hizmet vermek için uğraşacaklar. Onlar hizmetleriyle partiyi parlatacaklar. Bizler de milletin içinde gezerek, anlatarak ülkenin neden bu hale düştüğünü anlatarak bu işten çıkacağız. Sonra onlar da baktılar ki ekonomiyle bu iş gitmeyecek. siyasette en önemli parametrelerden biri olan güvenliğin üzerinde duruyor. Neymiş? Etraf yangın yerine dönmüşken Erdoğan o yangının Türkiye'ye sıçramamasına neden olmuş. O yangının Türkiye'ye sıçramamasının baş nedenlerinden bir tanesi Türkiye'nin geçmişteki iktidarlar döneminde NATO üyesi olmasının Türkiye Nato üyesi olduğu için buraya sıçrayamıyor. Zaten gelen füzeyi de Nato düşürüyor bizim. Nerede düşüyor? Onun için çok açık söyleyeyim. Burada şu anda içinde bulunduğumuz şartlarda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve Tayyip Erdoğan hiçbir başarısı yoktur. Çok ciddi bir başarısızlığı vardır. Bugün Türkiye'de yaşanan yoksulluğu işsiz değil Ve gerçekten büyük ızdırabın bir tek sorumlusu vardır. O da Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'dir. Mücadele edeceğimiz yer budur. Artık milletin yakasından düşme zamanları gelmiştir. Işi ehline teslim etsinler diyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Öztrak’ın ardından konuşan İlhan Kesici tüm katılanlara teşekkür ederek, konuşmasında şunları söyledi.
“Bu Keşan seyahati benim için bir ilk seyahat. Yani siyasi anlamda bir ilk. Keşan'a gelmişliğimiz, görmüş olduğumuz yemek yemişliğimiz filan var. Fakat Sayın başkanın programı çok ağır bir program bugün. Neredeyse soluk aldırmayacak. Program oradan oraya, oradan oraya, oradan oraya var. Öğlen yemeği programını ben görmedim. Biraz önce de sordum sayın başkanım. Herhalde bizi burada evet bir de güzel bir öğlen yemeği yemiş oluruz.. Faik Bey tam
1977-1978’den sekizden bu yana Devlet Planlama Teşkilatında önce, onlarca sene beraber uzman olarak daha sonra çeşitli kademelerde yönetici olarak birlikte çalıştığımız, hem de çok sevdiğim hala da birbirimizi çok sevdiğimiz, saydığımız bir arkadaşımız, dostumuz, kardeşimiz bu
bölgenin bütün Trakya'nın hem siyasi sorumlusudur. Zaten ailesi de Cumhuriyet'in en başından itibaren öyle aziz bir ailedir. Bir sene iki sene belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği, milletvekilliği yapmış olan insanlar karun gibi zengin olurlarken Faik’in de söylediği gibi Faikgiller diyelim, Faik’in ailesi hem anne tarafı hem baba tarafı mevcut varlıklarından varlıklarını harcayarak bu günlere gelmişlerdir. Faik Bey için de en büyük iftihar vesilelerinden birisi bu olması lazımdır. Faik'in kendisini de tebrik ediyorum. Son iki seçim Cumhuriyet Halk Partisi için başarılı iki seçimimiz. İkincisinin çok başarılı olduğunu bütün arkadaşlarımız kabul ediyorlar. Bu belediye seçimleri. Yani yüzde otuz yedi oy alınması. Belediye seçimlerinde birinci oy itibariyle birinci parti seçilmesi ve belediye başkan adaylık adedi münasebetiyle de büyükşehir il başkanlıkları, il belediyeleri, ilçe belediyeleri vesaire Bu hep bütün arkadaşların kabul ettiği bir şey. Fakat benim üzüldüğüm bir taraf var. Ondan evvelki seçim yüzde kırk sekiz. Yani Kemal Bey'in aldığı oy, Kemal Kılıçdaroğlu Bey'in aldığı oy yüzde kırk sekiz oyu seçim kaybedildiği için özellikle Cumhuriyet Halk Partisi camiası bir büyük yenilgi olarak algıladı. Bu yüzde kırk sekiz oy çok mühim bir oydu. Ben Kemal Bey'in kendisine de çok anlatmaya çalıştım. Yani yüzde kırk sekiz oyunun ne kadar büyük bir başarı olduğunu, Türkiye arkasından gelen belediye seçimlerinde alınmış olan oy yani büyük birinci birinci parti çıkılması, o yüzde kırk sekizin sonucudur. Orada olan üzüntü, ona olan üzüntü, ona olan sıkıntıların izale edilmesi istikametinde alınmış olan bir oyun. Bunu şunun için söylüyorum ben. Yani hem bir cumhurbaşkanlığı seçiminde gelen seçim, hem de arkasından gelen belediye seçiminde üst üste çok yüksek bir başarı elde edilmişse, bu önümüzdeki seçimde bir lafı söylemek istiyorum.
Önümüzdeki seçimde de Cumhuriyet Halk Partisi'nin çok büyük bir başarı elde etmemesi için hiçbir sebep yok. Arkadaşların buna inanmaların da fayda görürüm ben. Burada bir tane kritik nokta var. Yani şimdi önümüzdeki seçimin, asıl sorun seçimin sonuçlarıyla ilgili asıl sorumlular il teşkilatları, ilçe teşkilatları filan olmayacaktır.Yani biz beklentiler ben mesela beklentilerimi illerin, ilçelerin çok iyi çalışmalarından, örgütlerin çok iyi çalışmalarından ziyade genel merkezin performansına, genel merkezin başarısına bağlıyorum. Çünkü hem cumhurbaşkanlığı seçimi, hem milletvekilliği seçimi Türkiye'yi kimin yöneteceğine karar verilen seçimdir. Yani Keşan'ı kim iyi yönetir? Hangi belediye meclis üyeleri vesaireler falan olursa iyi olur bu. Seçim o seçim değil. Türkiye'yi kim iyi yönetecek? Türkiye'yi Faruk Bey'in ifade ettiği gibi bu özellikle etrafımız ateş çemberiyken bu ateş çemberinin içinden hem ateşin sıçratması, ateşi Türkiye'ye sıçratmamak
için hem de ona ki sıçradıysa o çemberden en rahat bir şekilde kimle çıkabilirizin cevabını verebilir olmamız lazım. Burada görev genel merkeze düşüyor. Yani bu imajı verecek olan şey
kurum, genel merkez, genel başkanından itibaren işte genel başkan yardımcıları, diğer partilerimizin sözcüleri inşallah biz bu önümüzdeki süreci efendim Türkiye'nin gözünü doyuracak şekilde efendim. Türkiye'yi evet bu arkadaşlar AK Parti'den daha iyi yönetirler. Yönetebilirler. Bunun da haklı gerekçelerini filan da anlatarak, öyle bir imaj, öyle bir resim çizmiş oluruz. Eğer onu becerebilmiş oluruz. Belediye başkanımız ayrıldı şimdi biz oraya gidiyoruz değil mi? belediye başkanımız dört dönem burada belediye başkanlığı yapmış bir dönem ara vermiş. Şimdi tekrar belediye başkanımız olmuş. Hepsi ama muhalefet belediye başkanlığı yani. Adama bu kadar dört dönemde tek bir kere bile iktidar belediye başkanlığı nasip olmamış. Inşallah bu genel seçimde önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi el birliğiyle hem iktidar olur hem de sayın belediye başkanımız hiç olmazsa arta kalan iki yılda da bir iktidar belediye başkanlığı yapmış olur diye düşünüyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Konuşmaların ardından konuklar basın mensuplarından gelen soruları da cevaplandırdı ardından başta Keşan Belediyesi olmak üzere,Keşan’da STK, esnaf odaları, Ziraat Odası ve esnafları dinleyerek sorunları dinledi.
CHP’NİN GENİŞLETİLMİŞ DİVAN TOPLANTISI 14 MAYIS’TA
Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Erdoğan Demir’in Edirne’de Genişletilmiş Divan Toplantısı’nın yapılmamasının şikayetlere neden olduğu şeklindeki soruyu cevaplandıran Balkanlı, genişletilmiş toplantıları yapmaya başladıklarını ve Keşan’daki toplantının da 14 Mayıs Perşembe günü yapılacağını açıkladı.
Yine yılsonu enflasyonunun % kaç olacağını soran bir canlı yayın izleyecesinin sorduğu soruyu da cevaplayan Öztrak, bu enflasyon oranının % 30 olacağı şeklinde cevapladı.

CHP Heyeti Keşan ziyaretinin ardından İpsala’ya giderek burada da açıklamalarını ve ziyaretlerini sürdürdü.




