Keşan’da ilk arpa hasadından elde edilen ürün dün Keşan Ticaret Borsası tarafından açık arttırma ile satışa çıkarıldı.

Saat 11.00’da Ticaret Borsası’nda gerçekleştirilen arttırmaya; Keşan Ticaret Borsası Başkanı Kemalettin Uslu, Keşan Ticaret Borsası Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Orkun Özkaya, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Keşan İlçe Tarım Müdürü Olcay Karbuz , Ziraat Odası Meclis Başkanı ve Paşayiğit Muhtarı Hasan Tunca, LİDAŞ Depolama Müdürü Tarık Dinç ile üreticiler ve tüccarlar katıldı.

Salon satışı öncesi konuşan Uslu, Kaymaz, Sezer, Özkaya ve Şen salon satışının ve hasat mevsiminin hayırlı uğurlu olmasını diledi.

İlk olarak konuşan Uslu, katılan tüm konuklara ve firmalara teşekkür ederek başladığı konuşmasında şunları söyledi. “Üretmek kadar kıymetli bir şey yok. Hele hele sıkıntılı dönemlerde üretimin ne kadar önemli olduğunu, hassas bir konu olduğunu, üretimin bolluk ve zenginlik getirecek. Bolluk ve zenginlik huzur ve güven getireceğini, huzur ve güvenin mutlu insanlar ve huzurlu insanlar göreceğiz. Bunun için üretim yapan herkese çok saygı duyulması gerektiğini ifade ediyorum. Üreten insanların daha iyi desteklenmesi gerektiğini onların üretimi daha fazla arttırması gerektiğini söylüyorum. Bu vesileyle ilk arpa ürün satışı önce bölgeme, sonra ülkeme, üreticiler ve tüccarlara hayırlı olsun.”

Uslu’dan sonra konuşan Kaymaz’da katılan herkese teşekkür ederek şunları söyledi. “Evet, başkanım gerekli konuşmasını yaptı. Ben de söylediklerinin tamamına katılıyorum. 2026 yılı arpa ürününün salon satışına, ilk ürünümüze hepiniz hoş geldiniz. 2026 yılı, 2025'le kıyaslama yaptığımızda yağışların geçen yıla nazaran daha fazla yağış aldığımız bir bölge oldu. Dolayısıyla verimlerde de geçen yıla göre artış beklentisi var. Tabii yağışın çok olmasıyla beraber bazı sıkıntılar da ortaya çıktı. Ürünlerin bazılarında, erken ekilenlerde, kök boğazıyla ilgili, pasla ilgili bazı sıkıntılar olduğu ortaya... Bu da iklimden kaynaklı olduğu ortaya çıktı. Verimi ve kaliteyi hangi oranda etkileyeceğini, dün itibariyle bölgemizde hasat başladı. Temennimiz; hem verimin bol olması hem kalitenin yüksek olması. Emek sarf eden, en az bir 10 ay bu ürünün alın teriyle üretme mücadelesini veren üreticilerimize kazasız, belasız bir sezon olmasını...

Devletimizin de TMO'nun açıklamış olduğu rakamlar. Açıklanan rakamlarla ilgili kamuoyunda, üretici tarafında bir alım primiyle ilgili bir beklenti olduğunu buradan ilgili makamlara da iletmek isteriz.

İlk anda alım ve ödeme süresiyle ilgili 45 günlük bir süre konmuştu. Bu süre de üreticiyi sorumlu olduğu borçlara karşı zor durumda bırakıyordu. Fakat geçen hafta güzel bir haber ortaya çıktı; TMO Genel Müdürümüz Ahmet Güldal Bey'in 'Biz devlet olarak ödemelerimizi 3 hafta içerisinde yapmayı planladık' dedi. Bu da üretici tarafında bir rahatlama oluşturdu.

Ben, bu şekildeki olumlu eleştirilerin yönetimimize, devletimize iletilip, değerlendirilip tekrar üreticinin de fikirlerinin değer bulduğu, saygı duyulduğu bir değerlendirmeyle tekrar düzeltildiği için buradan hem üretici adına (hem kendim de bir üreticiyim) emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Kazasız, belasız bir sezon olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Kaymaz’dan sonra konuşan Necmi Sezer’de tim katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında şunlara vurgu yaptı. “Keşan Borsamızda düzenlenmiş olan yılın ilk ürünü arpa satışımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Zor bir yıl geçirdik. İşte baktığımız zaman, tabii yağışların fazla olması üründe ciddi anlamda bereket beklentisine yol açtı. Ama bazı bölgelerde, Necmi arkadaşımın da dediği gibi, bazı hastalıklara da sebep oldu. Ama görünen tablo, sezonun iyi olacağı, iyi geçeceği gibi gözüküyor. Fiyatlar konusuna da arkadaşım değindi. Üreticinin de bir beklentisi var birim konusunda. İnşallah, ödemeler konusunda da açıklamalar yapıldı, bu konuda da devletimiz gerekeni yapacağına inanıyoruz. Hayırlı, bereketli bir yıl olsun inşallah. Kazasız, belasız bir harman diliyorum.

Çeltikten de biraz bahsedeyim. Bölgemiz ciddi anlamda çeltik üretiminin yapıldığı bir bölge; İpsala, Keşan, Enez... İl bazında, ülkemizde üretilen çeltiğin takriben %40-%45'ini üreten bir ilde yaşıyoruz. Bu da ciddi bir üretim potansiyeli. Yağışlı bir yıl geçiriyoruz dediğim gibi, barajların durumu geçen yıllara göre çok daha iyi. Meriç Nehri'nin durumu iyi, Balkanlar'da kış oldu, su durumları Bulgaristan'da da var, iyi. İnşallah olumsuz bir durum olmazsa, geçen yıl yaşadığımız su sorunlarının yaşanmayacağı gibi gözüküyor. Vali Bey'imiz bu konuda ciddi anlamda önlemler alıyor. Çok ilgili, yani gerekli bütün çalışmalar yapılıyor. Suyu tek elden yönetim sistemi, işte Hamzadere Sulama Birliği'miz var, onun yerine tüm Edirne'deki suyu tek elden yönetme sulama birliği olarak... Bunun da daha doğru olduğunu biz de düşünüyoruz ve destekliyoruz. Suyu tek elden yönetilmesi daha doğru sonuçlar getireceğine inanıyoruz. Biz bize kaldığımız zaman bazen olumsuz durumlar yaşayabiliyoruz birbirimize karşı ama devletimizin kontrolünde olması her zaman doğru ve güzel sonuçlar doğuruyor.

Ekim alanlarında da biraz (Müdürüm de bilir bu konuları, biliyordur daha doğrusu) bir 50 bin dönüm civarında takriben bir artışımız var gibi gözüküyor il bazında. Bu da geçen yıla göre tabii... Daha inşallah olumlu sonuçlar doğuracaktır. Çeltik sezonunun da hayırlı olmasını, bereketli olmasını, tüm üreticilere kazasız, belasız, bereketli bir yıl diliyorum. Satışımız da hayırlı olsun. Saygılar sunuyorum."

Meltem Şahin Bulgaristan’dan dereceyle döndü
Meltem Şahin Bulgaristan’dan dereceyle döndü
İçeriği Görüntüle

Sezer’in ardından tekrar söz alan Necmi Kaymaz, şu konuları da hatırlattı.

Biz daha önce Ziraat Odamızla, İpsala Ticaret Borsamızla, Keşan Ticaret Sanayi Odamızla birlikte, yine Tarım Orman İlçe Müdürlüğümüzle birlikte yapmış olduğumuz Hamzadere çalıştaylarında özellikle buğday ekim zamanının, eskiden beri gelen ekim ayında değil de, bunun bilim insanlarının bizlere yapmış olduğu araştırmalar sonucunda ekim ayından kasım ayına doğru kaydırılmasının gerektiğini, bir ay daha geçe alınması gerektiğini defalarca söyledi.

Fakat insanoğluyuz, hepimizin fıtratında var, değişim çok zor oluyor. Biz atalarımızdan, babamızdan görmüş olduğumuz biri tarlaya girdiği zaman herkes tarlaya giriyor; yanlış yaptığımızın farkında olmamız gerekiyor. Evet, bu sene buğdaylarda çok iyi verim beklenen bölgeler var ama sıkıntılı olan alanlar da var, Hasan Başkanım bahsetti şimdi. Bunun da sebebi erken ekimle ilgili.

Yani erken ekimden artık geçe doğru kayması gerektiğini buradan bir daha farkındalık anlamında söylemek istiyorum. Ayçiçeklerinde ekimin öne çekilmesi gerektiğini, buğdayın bir ay geriye bırakılması gerektiğini buradan bir daha söylemek isterim. Lütfen buna dikkat edelim, artık bu denenmiş defalarca. İklim değişti, hepimiz ekim zamanlarına dikkat edelim. Bunu söylemek istedim."

Daha sonra söz alan Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Orkun Özkaya’da şunları söyledi. "Değerli katılımcılar, sizleri şahsım ve Keşan TSO adına saygıyla selamlıyorum.

Tabii biz Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak 3T olarak bölgemizi bölüyoruz: Tarım, Ticaret, Turizm. Ve tarım da bölgenin tabii ki olmazsa olmazı, gerçekten çok büyük bir lokomotif. Ekonomik anlamda da ciddi katkıları var.

Ben de bu vesileyle tüm üreten çiftçilerimizden Allah razı olsun diyorum. Üretmeye devam, çünkü memleketin geleceği gerçekten üretimde. Bölgenin geleceği için de çok önemli.

Sizleri saygıyla selamlıyorum, satışımız hayırlı uğurlu olsun

Özkaya’nın ardından konuşan Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen’de şunları söyledi.

"Kendim, şahsım ve çiftçilerim adına çok teşekkür ederim. Çünkü o da bir üretici, aynı düşüncelerle, aynı söylemlerle beraber. Onun bu yönünü tebrik ediyorum. Çünkü biz üretmezsek –ben her zaman söylüyorum bunu, bizim Genel Başkanımızın bir sözüdür bu üretmezsek Türkiye aç kalır. Aç ve net. Bunun başka telafisi yok. Taşıma suyla değirmen dönmez.

Şimdi 2024 yılında, 2025 yılında Türk çiftçisi zarar etti. Neden zarar etti? Bir yıl yaşadık, bunu ekonomistlerimiz de söyledi, tarım uzmanlarımız da söyledi. 2026’ya girerken de hep söylenen sözler, gittiği bütün platformlarda yeni bir kuraklığın geldiği hep onlar söylendi. Ama 2026 yılının 6. ayındayız, yaşadığımız iklim şartları çok farklı. Hepimizin söylemi; bu fazla yağış oldu, şu oldu, bu oldu...

Ama görünen o ki üreten kesim, mevsimsel olarak yağan yağışlardan çok memnun. Ama ürettiğimiz ürünün ilk arpa satışına başlıyoruz. Bütün ürünlerimizde, Başkanımın dediği gibi sadece arpa değil; buğdayda, ayçiçeğinde, çeltikte, bölgemizin ürünlerinde –buna pancarı da ekleriz– inşallah üreticinin yüzünü güldürecek, tahmin eden yani çiftçiyi tatmin edecek bir fiyatların oluşması... Hep söyledik, bunları tekrar söylemenin bir mantığı olduğunu düşünmüyorum. Aynı şeyi söylerseniz bu işin cılkı çıkar.

Biz bunu daha önceki söylemlerimizde söyledik, basın açıklamalarımızda söyledik. Maliyetimiz bu. Maliyetimizin altında bir fiyat açıklanırsa üretici açısından sıkıntı yaşarız. Şöyle bir söylem çıktı ortaya: 'Bu yıl yağış oldu, verimler yüksek oldu, fiyatı aşağı tuttuk.' Böyle bir hükümet politikası olmaz. Mademki öyleydi, 2024 yılında, 2025 yılında bazı ürünlerimizde tarlada kaldı, bunlara fiyatı yüksek verdiniz mi? Vermediniz. Çünkü vermediğiniz için o açıklamalar çok talihsiz açıklamalar. Çünkü tarlada çalışan, üreten insan; çiftçi. Bunun karşılığını almak ister. Bir girdi maliyeti yüzde 55 ile 70 arasındaysa, sana verilen ürün miktarı fiyatı yüzde 22 ise bunu üretme şansın yok.

Çünkü neden? Hemen söylenen şey; işi ithal ederiz, şunu yaparız, bunu yaparız. Ama bu toprakların deşilmesi gerekiyor. Her zaman söylüyorum; Türkiye'deki çiftçi yaş ortalaması alt safhaya geldi. Arkadan gelecek insanlar, genç insanlar kalmayacak. Yarın bu toprakları işleyecek, bu bir politikayla toprakları işleyecek insan bulamayacağız.

Şimdi desteklerin zamanında verilmesi gerekiyor. Çünkü yüzde 22’lik bir artış sağladı. Şimdi toplumun içerisinde hep görüyoruz, şimdi 3.000 lira prim diyor buğdaya, arpaya. Mesela bu sattığımız arpaya yüzde 15 nokta bilmem kaç zam verildi. Üretici bu işten memnun olur mu? Kesinlikle memnun olmaz. Çünkü çiftçilikte hayvancılığı da desteklemek gerekir. Çünkü arpa genelde hayvan yemi olarak kullanılır, yem fabrikalarında. Önceki yıllarda, geçen yıl bunun fiyatı bu seviyedeydi. Yani TMO'da olsun, piyasada olsun, ticaret borsalarında fiyat 14 liraya çıkmışken, 12.75 fiyat açıklamak bence Türk çiftçisine sıkılan en büyük kurşundur. Neden kurşun? İnsanlar üretmez. Üretmeye bu insanları, bu toplumu, yaşlı insanları küstürürsen bu şekilde bir üretim modeli hiçbir şekilde olmaz.

Söylediğim gibi, Necmi Başkanım da dedi, insanlar 'erken ekim, erken ekim' ama erken ekimden ziyade şimdi ben de erken ekim yaptım. Neden erken ekim yaptım? Yağış, bu yıl 2026 yılında yağış oldu, erken ekim yaptım. Ama yatan buğdayların yüzde 90'ından da çeşit farklılığı ve aşırı yağışın getirdiği, bir de ilaçlamanın zamanında yapılamamasından kaynaklanan yatmalar var. Yani çeşidi seçerken üretici çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü Türkiye'de o kadar çok çeşitlilik var ki, yani öyle bir karmaşık düzen var ki... Başkanlarımın dediği gibi toplumun içerisinde bir çeşit var, 'Bu yıl bundan çok verim alıyoruz' diye herkes o çeşide hücum ediyor. Bence çeşitleri 3 yıl denemek gerekir. Üretici kendi bazında ürününü çeşitlendirmeli; yumuşak çeşitlerden veya erken çeşitlerden, geç çeşitlerden azar azar tarlasına ekmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ama şunu açık ve net söylüyorum, ben Keşan çiftçilerinin temsilcisi olarak, 2026 yılında bu arpa buğday fiyatlarını hiç çiftçiyi memnun etmediğini açık ve net söylüyor. Çünkü gelen tepkiler genelde bize geliyor.

Önümüzde bir hasat var, hasadımızda en büyük temennim de kazasız, Başkanlarımın söylediği gibi kazasız belasız bir sezon geçirmemiz. Biliyorsunuz yaz sezonuna giriyoruz, üreticilerimiz hep veya yolda gezen insanlarımız... Anızlarımız meydana geliyor artık, buğdaylarımız olgunlaşıyor. Buralarda yangın konusunda çok dikkatli, hassas davranmaları gerektiğini buradan tekrardan söylüyorum. İnşallah çiftçilerimiz için kazasız belasız, ürünlerini alacağı bir sezon olmasını temenni ediyorum."

Karahisar Köyü’nden 30 yaşındaki genç üretici Berkay Ekin Başak tarafından getirilen arpanın salon satışı gerçekleştirildi.

12 TL’den başlayan satış 17.50 TL’den Orhunlar Zahire tarafından satın alındı.

Daha sonra Keşan Ticaret Borsası Başak’a plaket ve 50 litre mazot ile Keşan Ziraat Odası 5.000 TL’lik hediye çeki takdim etti.

Haberin videosunu az sonra izleyebilirsiniz.