Keşan’da ilk buğday hasadından elde edilen ürün bugün Keşan Ticaret Borsası tarafından açık arttırma ile satışa çıkarıldı.İlk buğdayı Tuncay Yavaş 19.50 TL'den satın aldı.

Saat 11.00’da Ticaret Borsası’nda gerçekleştirilen arttırmaya; Keşan Ticaret Borsası Başkanı Kemalettin Uslu, Keşan Ticaret Borsası Başkanı Necmi Kaymaz, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Keşan İlçe Tarım Müdürü Olcay Karbuz, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Tarık Özbek, 285 Sayılı Keşan Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi Müdürü Mehmet Ali Başak, Keşan Ziraat Odası Meclis Başkanı Hasan Tunca, LİDAŞ Depolama Müdürü Tarık Dinç ile üreticiler ve tüccarlar katıldı.
Toplantıda ilk olarak konuşan Uslu şunları söyledi.

"Kurum amirlerim, sanayicilerimiz, meclis üyesi arkadaşlarım, kıymetli misafirler, basınımızın güzide temsilcileri. Yılın ilk ürünü buğdayın salon satışına hepiniz hoş geldiniz. Salon satışının hayırlara vesile olmasını diliyor, temenni ediyorum.
Üretenlerin daha çok değer görmesi gerektiğine ben kendi adıma inanıyorum. Üretimle her şeyin daha iyi noktaya geleceğini, ekonominin daha güzel olacağını, bu sayede zenginleşmenin, mutlu yüzleri görmemizin daha kolay olacağını düşünüyorum.
Desteklerin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini altını kırmızı kalemle çiziyorum. Üretenlere destek daha çok olmalı, daha çok değer verilmeli.
Salon satışının ülkemize, bölgemize hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hepinize saygılar sunuyorum."
Uslu’dan sonra konuşan Necmi Kaymaz’da şunları söyledi.

"Çok kıymetli meclis başkanım, Keşan Ticaret Borsamızın kıymetli meclis üyeleri, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası başkan yardımcım, yönetim kurulu üyeleri, Keşan Ziraat Odası başkanım, değerli yönetimi, Trakya Birlik Keşan şube müdürümüz, Keşan Tarım ve Orman ilçe müdürümüz ve ekibi, bizim çok kıymetli borsamızın üyeleri, değerli çalışma arkadaşlarımız, basınımızın güzide temsilcileri; hepinizi Keşan Ticaret Borsası Meclisi adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Her birinize bugünkü satışımıza katıldığınız için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Üreticilerimizin, üretiminin saygınlığını ve itibarını kendilerine hissettirmemiz için, tüketenler olarak onların yanında olduğumuzu ifade etmek için bugün hepimiz bir araya geldik. Üretmek; açık alanda, çatısı, bacası, kapısı olmayan bir sektör. Bir ekstrem olay karşısında 10 aylık emek, 24 saat içerisinde veya 2-3 saat içerisinde yok olabiliyor. Ben, böyle riskli bir sektörde üreticilerimizin tarım sigortalarını mutlaka yapmalarını, ama devletimizin de sigorta yapan üreticilerimizin sigorta bedellerine destek vermesini, gençleri teşvik etmemiz anlamına desteklerin zamanında ödenmesini buradan talep ediyorum.
Bugün 2026 yılının buğday ürününün ilk ürünü. Bu ürün 2025 yılında toprağa atıldı, 2026 haziran, bugün ayın 16'sı hasadı yapılacak. Desteğin 2027'ye kalmadan, 2026 yılı içerisinde üretenlerin hem refahı hem de tekrar ekim-kasım ayında üretime başlamaları için bu desteklerin bu tarihler arasında verilmesini, aynı zamanda kendim de bir üreticiyim, talep ediyoruz."
Bu bizim gıda güvenliğimiz için olmazsa olmaz. Kırsalda gençlerimiz zaten kalmıyor. Biz onları sosyal donatılarla, teşviklerle, desteklerle Meclis Başkanım da ifade etti desteklememiz gerekiyor.
Önümüzdeki haftadan sonra Toprak Mahsulleri Ofisimiz alım randevularıyla ilgili Ziraat Odamıza ve bize bilgi verecek, bizleri bilgilendirecek. Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi Müdürümüz yanımızda, onu bilgilendirecek. Biz de oradan gelen haber ile birlikte buradan tüm üreticilerimizi gerek Ziraat Odamızın SMS yoluyla gerek bizler üyelerimize bildireceğiz. Her yıl olduğu gibi sıkıntı yaşamadan, düzenli bir şekilde alımlarımıza başlayacağız. Yeteri kadar Keşan Lisanslı Depoculukta, LİDAŞ A.Ş.'de ve komşumuz olan Evren Besicilikte kapasitemiz yeteri kadar var. Kimsenin bununla ilgili bir endişe duymasına gerek yok.
Arpa alımlarını, arpa salon satışında ifade etmiştim; bir daha buradan duyurmak isterim. Bölgemizde arpa alımı İpsala TMO depolarında tek yerde alınacak. Buradan bir karışıklığa ve zaman kaybına sebep vermemek için üreticilerimizin bunu dikkate almasını da temenni ediyorum.
Sözlerimi bitirmeden, ben geçen sefer bir uyarı yapmıştım. Tekrar buradan, kırsalda seyahat eden, büyük şehirlerden gelip de üretimle zor şartların ne olduğunu bilmeyen sürücülerimize bir hatırlatma yapmak isterim. Zor koşullar altında, 10 ay gibi bir süre içerisinde emek verilen, 8-10 ay gibi bir süre içerisinde hasadına varıncaya kadar emek verilen bu ürünün sıkıntısız bir şekilde depolanması da gerekiyor. Ne olursunuz, seyahat ederken sigara biten izmaritlerinizi yollara atmayınız. Sizin bir anlık yapacağınız hata, gaflet birçok insanın emeğinin yok olmasına sebep oluyor. Lütfen dikkatli olun.
Yine biçerdöver işi yapacak olan, bu işi, bu faaliyeti sürdürecek olan arkadaşlarımıza da Valimiz Sayın Yunus Sezer Beyefendi'nin her yıl dile getirdiği ve önem verdiği, desteklediği su tankerlerini de biçerdöverlerin arkasında, balya makinelerinin arkasında gezdirmelerini buradan bir daha öneriyoruz. Böyle bir sorun yaşamayı da temenni etmiyoruz.
Üreticilerimizden de bir ricam var; onlar da tarladan yola çıktıkları zaman traktörlerinde tepe lambalarını yakmalarını, eksik trafik işaretlemesiyle ilgili reflektör, özellikle gece çok önemli, çok önemli varsa eksikleri bu reflektörlerin, reflektörsüz çıkmamalarını, eksikleri varsa gidermelerini buradan onlara öneriyorum. Sonradan duyulan pişmanlık hiçbir şeye faydası olmuyor. Ben bu vesileyle 2026 yılı buğdayın ilk ürününün bölgemize, ülkemize, ekonomimize hayırlı, bereketli olmasını temenni ediyorum. Üreticilerimizin de bol bereketli, aldıkları ürün bedelinden de hayırlı yerde kullanmayı, onların gelecek yıl için hem refahını hem ekim ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir verim olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum."

Kaymaz’dan sonra söz alan Tarık Özbek, yeni sezonun tüm üreticiler hayırlı uğurlu olmasını, bolluk ve bereket getirmesini diledi.
Özbek’ten sonra konuşan Hasan Şen’de şunları kaydetti.

“Üreticileri temsilen buradayız. Her yıl olduğu gibi geçen hafta arpa satışını gerçekleştirdik. Bu yıl hafta da nasip oldu arpa, buğday hasadının ilk ürününü ticaret odasında gelmiş olmakla beraber satışını gerçekleştireceğiz. Başkanlarımın temennileri için gerçekten teşekkür ederim. Ama biz her zaman aynı şeyi söylemekten artık usandık. Onlar da aynı şeyi söylüyor. Söylediğimiz şeylerin hepsi de bugün burada kalıyor, havada kalıyor. Herkes bildiğini yapıyor. Biz de her zaman söylüyorum, üretmeye devam edecek bu insanlar var oldukça yaşamlarını idame ettirmeleri için üretmeye, o veya bu şekilde üretmeye devam edecek. Ne söylesek bazılarının kulağına gitmiyor. Neden gitmiyor? Bunu çok iyi irdelemek lazım. İnsanlar nasıl isterler söyle, yönetilirler bu açık ve net. Her zaman bunu görüyoruz. Ben 2026 yılındaki bu ürünün tüm çiftçilerimize bol bereketler, bol hasatlar, kazasız belasız başkanlarımın dediği gibi bir sezon diliyorum. Teşekkür ederim.”
Şen’den sonra söz alan üretici Salih Gülfidan’da üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek şunları söyledi.

“Arpa fiyatı revize edilmek istendi. Ama fiyatlarda bu revizeyi hiç kimse şeye dikkate almadı. Cumhurbaşkanımız çıktı televizyonda, 'Destek açıklayacağız,' dedi. Ama neyin desteğini açıklayacağız, o da yine muamma. Benim kendi yaptığım harcama, kalemi kalemine 1 dönüm için 7.090 TL. Bir dönüm, dekar maliyetim 7.090 TL. Yani 430 kilogram buğdaya tekabül ediyor; o da TMO'ya verebilirsem. Tüccarda ne oluşacak fiyat? Bilmiyoruz. Şimdi adam sen 16.500 liraya alıp senin buğdayını kime, kaça satacak? Yanlış düşünüyorsam düzeltin. Onu farz sayıyoruz, varsayıyoruz; TMO'ya sattık 16.500 liraya. Benim kazanacağım para 1.120 TL. 100 dekar buğday ektiğimi kabul edersek, yılda benim aldığım 112.000 TL. Benim Bağ-Kur primim 170.000 TL, 150.000 TL. Ben gelecek sene bu üretimde kalabilmek için. Benim yaşım 48. Ben kendimi genç addediyorum, 60'ın altındayım. Ortalama yaşımız 60 üretimde. Bu insanlar bu üretimde nasıl kalacak? Gelecek sene için nasıl yatırım yapacak, nasıl hayal kuracak? Ben bunu yetkililere soruyorum ya, gerçekten samimiyetimle soruyorum yani. Yani bu çok zor bir şey değil, koskoca Türkiye Cumhuriyeti ya. Şimdi Cumhurbaşkanımız çıkıyor, '700-750 kilo rekoltemiz var,' diyor Trakya ve Ege'de. Burada daha biçim olmadı, gerçekleşmedi. Belki olacak yerler var. Ama benim 430 kilo. 400 kilo biçersem, benim bu 30 kilo cebimden çıkacak. Ve benim bir de söylediğim bu fiyatlar, peşin para aldığımız fiyatlar. Yani Tarım Kredi'den vadeyle, yağlı tohumlarından, ziraat odalarından vadeyle aldığımız fiyatlar değil. Yani bu şekilde emekle, bu yatırımlarla bu paralar bana çok komik geliyor. Yani yapılamaz, yapmayacağız demiyoruz; yapamayacağa dönüyoruz artık yani. Bizim derdimiz, bağırmamız şey değil aslında yani; biz üretmek istiyoruz, üretmek için sesleniyoruz yani. Bunu da yukarıda Tarım Bakanlığımız, yetkililer duyarlar diye umut ediyoruz ama... Yani o günden bugüne aşağı yukarı 22 gün geçti o demeçten bugüne, kimsenin sesi soluğu çıkmıyor. Demek ki yani bu kademde gideceğiz. Umudumuz tek kaldı verimlerde. İnşallah ki verimler Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 700-750 kilo olur ve dekar başına ben 2.000-2.500 lira para kazanırım. Gelecek sene de devam ederim. Yani bu benim çıkardığım, bu yaptığım hesap benim kullandığım ürünlere göre. Hasan Başkanım daha başka başka şeyler kullanır; belki onunki 8.000 lira, belki 6.000 lira. Ama bu verimi alabilmemiz için bizim, bu girdiyi kullanıp, bu ürünleri kullanıp verim almamız lazım. Birim alandan ne kadar fazla verim alabiliriz, bizim derdimiz hep buydu.
Peki, üreticinin talebi üretim koşullarının iyileştirilmesi mi, desteklerin artırılması mı?
Tabii ki..Tabii ki destekler arttırılmalı, arttırılması gerekiyor ivedilikle. Az önce sizin de belirttiğiniz gibi yani bana desteği açıklayıp da bir yıl sonra bana verdikten sonra. Destek açıklanırken mazot 42 lira, ben desteği alırken 79 lira; bu eridi bitti.
Bana ne zaman para lazım? Gübremi alacağım, tohumumu alacağım, mazotumu alacağım ekim ayında. Gelecek sene için yatırım yapacağım, bana o zaman para lazım. Benim elimde o gün para olursa peşin parayla alacağım, o günü kapatacağım ben, unutacağım. Ama yoksa ne yapacağım? Tarım Kredi'ye gideceğim, senin kefilliğini isteyeceğim, Hasan Başkanı çağıracağım, Ziraat Bankası'na gideceğim; kredi alıp dönmeye çalışacağım. Yine de bakın, inatla üreteceğiz diyoruz yani. Bırakıyoruz, yapmıyoruz demiyoruz yani. Bu kâr da olsa zarar da olsa bunu yapacağız biz. Ama işte yani yukarıdakiler de bunu biraz görmeli, görmeleri gerekiyor. Yani bunu revize edemiyorlarsa da bugüne mahsus ya, bu yıla mahsus... Bunlar yapılamaz şeyler değil; yapılır hesabı, 2 lira mı verir, 3 lira mı verir kilogram başına? Bunu öder çiftçiye; çiftçi de bir 'Oh!' der, derin nefes alır, yoluna devam eder.
Benim az önce de dediğim gibi, yaptığım bu maliyette benim çalışmam yok. Benim traktörümün lastiği patlamadı, yağı eskimedi, değişmedi, hiç arıza yapmadı; ben hiçbir şey yemiyorum, içmiyorum ben. Sadece cebimden çıkan para 430 kilo. Bunu da her platformda tek tek açıklarım, kim isterse sorarsa, hiç problem yok. Aksini de gösteren varsa elini de öperim yani. Biz burada bu verimleri almamız için en az 70-80 kilo... Bu fiyatlar bu şekilde, girdi maliyetleri böyle yükseldi, biz kısamıyoruz bunu. Bu sefer girdi maliyetlerini daha da yükseltiyoruz; 60 kilo gübre atarken 80'e çıkmaya çalışıyoruz birim alandan fazla mal alalım diye. Şimdi 'Yağışlar oldu,' deniyor; evet oldu, bereket versin. Oldu ama olumlu olduğu yer de oldu, olumsuz olduğu yer de oldu. Şimdi yarın 'Emri sararması' denecek, 'Yatık buğdaylar var, toz,' denecek borsa da, 'Rutubet olacak, şu olacak...' Bunlar hep çiftçiye sıkıntılar.
Yani az önce Hasan Başkanımın da dediği gibi; her yıl toplanıyoruz, her yıl aynı şeyi konuşmaktan yorulduk. Yani diyorum, hep diyoruz bunu yani; biz para kazanmayı geçtik, zarar etmemeyi düşünüyoruz ya. Zarar etmemeyi düşünüyoruz. Ya bu kadar ana sermayeyle, bu kadar emekle, bu kadar güçle yani bu paraları kazanan başka bir meslek dalı varsa ben hiç başka bir şey demem başkanım. Yani benim söylemek istediklerim bu.
Tekrar vatana, millete ilk ürünümüz hayırlı olsun. İnşallah temennimiz verimlerimiz iyi olur, o yöne döndük artık. Umudumuz o yönde. Ha, 400 kiloların falan altında kalırsak zaten bayrak havaya. Etrafımızda duyuyoruz; dün seninle birlikteydik, çok iyi çiftçilerden biri, adam 'Dedi, bırakıyorum, sattım."

Gülfidan’ın konuşmasının ardında İlk buğday hasadını gerçekleştiren Suluca Köyü’nden Yasin Norcu’nun buğdayı 17.50’den satışa çıkarıldı. Yapılan açık arttırma ile Norcu’nun buğdayı Tuncay Yavaş tarafından 19.50’den satın alındı.

Daha sonra Keşan Ticaret Borsası Norcu’ya plaket ve 50 litre mazot ile Keşan Ziraat Odası da 5.000 TL’lik hediye çeki takdim etti.




