ERDOĞAN DEMİR

İlçe Başkanı Çakır, Uygulama nedeniyle çocuklarımız uyuyarak okula gitmek zorunda kalıyor. İktidar ise milletimizin bu uygulamanın kaldırılması konusundaki talebini inatla görmezden geliyor. 2017'de dünya genelinde kalıcı yaz saati analiz edilerek tasarruf edilip edilmediği inceleniyor. Ortada bir tasarruf yok. Büyük bir inat var.” dedi.

KISA KIŞ GÜNLERİNDE ÜLKEMİZİN BATISI KARANLIĞA MAHKUM EDİLMEMEKTEYDİ

Türkiye; 26. ve 45. doğu meridyenleri arasında yer aldığını hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, açıklamasına şöyle başladı: “Ülkenin en doğusu ile en batısı arasında 19 meridyen ve 1 saat 16 dakikalık bir zaman farkı bulunmaktadır. Yani güneş, Iğdır’da, ülkenin en batısından 1 saat 16 dakika önce doğmaktadır. Kalıcı yaz saati uygulaması öncesi Türkiye, yılın 5 ayında, kış saati uygulamasıyla 30. doğu meridyeninin saatini kullanılmaktaydı. Bu aylarda ülkenin saati, başlangıç meridyeni saatinden 2 saat ileride (GTM+2) işlemekteydi. Yılın 7 ayında ise yaz saati uygulamasıyla 45’inci doğu meridyeninin saati kullanılmaktaydı. Yani tüm ülke saatlerini bir saat ileri alarak GTM+3’e geçmekteydi. Yaz saati uygulaması (saatlerin bir saat ileri alınması) martın son pazar günü başlatılmakta ve ekimin son pazar günü bitirilmekteydi. Uygulama sayesinde kısa kış günlerinde ülkemizin batısı da karanlığa mahkum edilmemekteydi.”

ÇOCUKLARIMIZ, ÇALIŞAN KADINLAR GÜN YÜZÜ GÖRMÜYORLAR

İlçe Başkanı Çakır, bu uygulamaya son verilmesi gerektiğini söyleyerek açıklamasına şöyle devam etti: “Kalıcı yaz saati (GTM+3) uygulaması sonrası ise 17 Kasım 2021 tarihinde Iğdır’da gün doğumu saat 06.51’de gerçekleşmektedir. Aynı tarihte Edirne’de ise saat 08.05’te güneş doğmaktadır. Aynı gün, İstanbul’da 08.00’de başlayan mesaisine yetişmek için vatandaşlarımız karanlıkta evinden çıkabilmektedir. Çocuklarımız ise hem okullarına hem de evlerine karanlıkta gidebilmektedir. Yaz saati uygulamasını “tasarruf ediyoruz” gerekçesi ile kalıcı hale getiren AKP iktidarının bir an önce bu uygulamaya son vermesi gerekmektedir. Çünkü, 7 yıldır yaz saati uygulaması işkenceye dönüşmüştür.

Karanlığa uyanmaya başladık. Çocuklarımız, okula giden öğrenciler, çalışan kadınlar sabah karanlığa kalkıyor. Karanlıkta evine dönüyor. Yani gün yüzü görmüyorlar

Bir an önce kalıcı yaz saati uygulamasının sona erdirilmesi lazım. İşçilerimiz, emekçilerimiz, öğrencilerimiz için ve elektrik tasarrufu için... Bu yapılan bu halka zulümdür.”

ÇOCUKLARIMIZ UYUYARAK OKULA GİTMEK ZORUNDA KALIYOR

Çakır, “7 yıldır süren kalıcı yaz saati uygulaması nedeniyle çocuklarımız uyuyarak okula gitmek zorunda kalıyor. İktidar ise milletimizin bu uygulamanın kaldırılması konusundaki talebini inatla görmezden geliyor. Milletimize söz veriyoruz; iktidara geldiğimizde bu uygulamayı kaldırarak karanlığa son vereceğiz. 2017'de dünya genelinde kalıcı yaz saati analiz edilerek tasarruf edilip edilmediği inceleniyor. Ortada bir tasarruf yok. Aynı şekilde, Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bir araştırma yapıyor. 2012 ile 2022 yılları arasındaki verileri inceliyor. Sonucu sizlere aynen okuyorum: ‘Kalıcı yaz saati uygulamasıyla alakalı bir tasarruf sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Uygulamanın elektrik tüketimi üzerinde gözlemlenir hiçbir etkisi yoktur.’ Yani tasarruf yok, ne var? Büyük bir inat var.” ifadelerini kullandı.

Aden Koleji’nin Bahar Şenlikleri coşkulu geçti Aden Koleji’nin Bahar Şenlikleri coşkulu geçti

ARAŞTIRMALAR TASARRUF YERİNE İSRAFIN OLDUĞUNU YANSITIYOR

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, uygulamanın tasarruf yerine israfa neden olduğunu kaydederek açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Yapılan araştırmalar yedi yıl önce enerjide tasarruf amacıyla yapılan değişikliğin tasarruf yerine israfa neden olduğunu yansıtmaktadır. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından kalıcı yaz saati uygulamasının ilk yılında yapılan çalışmada bir önceki yılın aynı aylarına göre elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlanamadığını belirtmiştir. EMO, sonraki yıllarda da yaptığı açıklamalarla ifadelerini yinelemiş ve kalıcı yaz saati uygulamasında enerji verimliliği yaratmadığını ifade etmiştir. Bu konuda yapılan son araştırmalardan biri de İngiltere Cambridge Üniversitesinden Prof. Dr. Sinan Küfeoğlu’nun ve arkadaşlarının yaptığı çalışmadır. Energy Reports dergisinde yayımlanan ‘Daylight Saving Time policy and energy consumption’ başlıklı makalede Türkiye’nin 2012-2020 yılları arasında 8 yıllık enerji tüketimi ve temel atmosferik verileri incelenmiştir. Bu incelemeye göre 7 yıldır uygulanan kalıcı yaz saati ile enerji tasarrufu sağlanmamış ve günlük yük eğrisinde sürekli bir ötelemeye de sebep olmadığı ortaya konmuştur. Ortada bir sıkıntı var, herkes mustarip. Kalıcı yaz saati uygulaması bir bakandan kalan kötü bir miras ama bunu değiştiremiyorlar çünkü baskı gördüklerini düşünüyorum. Buradan kendilerine sesleniyorum: Eğer gerçekten tasarruf etmek istiyorsanız, gerçekten samimiyseniz 1150 odalı sarayın ışıklarını söndürün.”