MEHMET AYTAÇ

Keşan Belediyesi Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi’nin bahçesinde 12:30 sıralarında toplanan çok sayıda işçi, Keşan Belediyesi’nde kadro istediklerini bildirdiler.

DİSK Trakya Şube Temsilcisi Salim Şen, burada bir basın bülteni okuyarak, işçilerin haklarının verilmesi için Hükümet’e seslendi.

Belediye şirketlerinde çalışmakta olan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile geçirilmiş olan sendika üyesi işçilerin yaşadıkları haksızlıkla ilgili sendika genel merkezi genel yönetimi tarafından alınan karar gereği Türkiye’nin 41 yanında kadro taleplerini iletmek, ilave tediye haklarını haykırmak için alanlarda olduklarını söyleyen Salim Şen; “Trakya şube olarak bugün Keşan, pazartesi günü Lüleburgaz'da, salı günü Kırklareli'de, çarşamba günü Edirne'de, yine Uzunköprü’de ve diğer iş yerlerimizde alanlarda meydanlarda, şantiyelerde, belediye personel şirketlerinde çalışan arkadaşlarımızın hakları olan kadrolarının verilmesi için basın açıklamaları, eylemler düzenleyeceğiz. Sadece bölgemizde değil, tüm Türkiye'de genel iş sendikasına bağlı 50 şubeyle birlikte bu kadro haklarımız için alanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi.

“BIÇAK KEMİĞE DAYANDI. BİZLER ÜVEY EVLAT DEĞİLİZ”

Belediye şirket işçilerinin uzun yıllarca taşeron sisteminin pençesinde sömürülmüş, hakları gasp edilmiş, iş güvencesinden yoksun, alanlarda, şantiyelerde, çalışma sahalarında hayatlarını kaybetmiş, kadro verilmemiş, ilave tediye hakları yok sayılmış ve bu şekilde çalıştırılmış olduğunu vurgulayan Şen; “2018 yılı içerisinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile bu arkadaşlarımıza sözde kadro veriyoruz, aldatma acısıyla belediye şirketlerine geçirilerek, aynı şartlar altında hatta şartları daha da kötü değiştirilerek çalıştırılmaya devam etmişlerdir. Oysa ki taşeron sistemde 2018 yılı itibarıyla çalışan işçi sayısı yaklaşık 900 bindi. Bu taşeron sistemde çalışan arkadaşların yarısı yaklaşık 450 bini de başta Sağlık Bakanlığı, hastaneler, üniversiteler olmak üzere bakanlıklarda çalışmaktaydı. Diğer yarısıyla belediyeler ve özel idarelerin işçileriydi. Çıkarılan bir Kanun Hükmünde Kararname ile bu arkadaşlarımızdan Bakanlığa bağlı olanlar, 4 a maddesine uygun şekilde kamu işçisi olarak istihdam edilmeye başlanmıştır. Bu arkadaşlarımızın ilave tediye hakları verilmiş ve gerçek bir kadroya kavuşturulmuştur. Oysa ki belediyelerde çalışan arkadaşlarımızın da bunların hepsi hakkıydı. Fakat Kanun Hükmündeki Kararnameyle yapılan düzenlemede bu arkadaşlarımızın 4a kadrosuna geçirilmesi engellenmiş, bunun yanı sıra ilave tediye hakları ellerinden alınmış, 2 yılı aşkın bir sürede % 4’lük zamlarla çalışmaya mahkum edilmişti. Ne zaman ki bu arkadaşlar Genel-İş Sendikası çatısı altında örgütlenmeye başladılar,  peşi sıra yapılan toplu sözleşmelerle bir nebze olsun durumlarını iyileştirmeye çalıştık. Bugün artık bu konuda bıçak kemiğe dayanmıştır. Bizler üvey evlat değiliz. Tıpkı diğer arkadaşlarımız gibi bakanlıklarda çalışan arkadaşlarımız gibi bu kadro hakkımızı Hükümet’ten, ülkeyi yönetenlerden istiyoruz. Alana kadar da bu sesimizi Türkiye'nin 41 yanında duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİ DE KAMU İŞÇİSİDİR; KADRO İSTİYORUZ”

Salim Şen, daha sonra DİSK/Genel-İş Sendikası tarafından hazırlanan basın bildirisini okudu. Şen’in okuduğu bildi şu şekilde: “DİSK/Genel-İş belediye işçilerinin hakları için inatla ve yılmadan mücadele etmeye, ülkemiz ve geleceğimiz için emek ve demokrasi talebini ısrarla ve kararlılıkla sürdürmeye, işçi sınıfının hakları ve özgürlükleri için örgütlenmeye ve güçlenmeye devam ediyor.  Gelir eşitsizliği, yüksek enflasyon, fahiş faturalar, açlık sınırı altındaki ücretler, işçilerin geçinmesi ve insanca yaşamasını olanaksız hale getiren ağır koşullar yaratmıştır. Bu koşullar altında ayrımcılık, güvencesizlik ve eşitsizlik yayılmaya devam ediyor. Belediye şirket işçileri de uzun zamandan beri büyük bir eşitsizlik ve ayrımcılığa maruz bırakılıyor. İşçiler için bu ayrımcılığın, eşitsizliğin ve adaletsizliğin adı “kadro aldatmacasi”dır. Sendikamız söz konusu ayrımcılık ve adaletsizliğe karşı “belediye işçileri de kamu işçisidir” diyerek eylemler basın açıklamaları yaptı. Her eylemimizde ve açıklamamızda; “gerçek kadro istiyoruz, belediye işçileri kamu işçisidir. Ayrımcılık son bulsun haklarımız verilsin” dedik.

“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİSİ KAMU İŞÇİSİDİR”

“Belediye işçileri bugün birçok açıdan ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Siyasal iktidar tarafından çalışanlara yönelik yapılan ya da yapılması planlanan kısmi düzenlemelerde belediye işçilerinin adı bile ne yazık ki geçmiyor. Kamu işçileri ve kamu çalışanlarına yönelik yapılan düzenlemelerden belediye işçileri yararlanamıyor ve düzenlemelerin dışında tutuluyor. Kamu hizmetleri bir bütün olup merkezi ya da yerel ayrımı olmaksızın kamu çalışanları (işçi/memur) eliyle yürütülür. Kamu çalışanlarının -işçi ya da memur ayrımı yapmaksızın-, merkezi ya da yerel hakları iyileşecekse toplu olarak iyileştirilmelidir. Bu durumdan hem Hükümet hem de belediye işverenleri sorumludur.”

“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİNE İLAVE TEDİYE HAKKI DERHAL TANINMALIDIR”

“Belediye şirket işçilerinin kadro ve ilave tediye hakkı verilmelidir. 696 sayılı KHK ile beraber kamuda çalışan taşeron işçilerden merkezi idarede bulunanlar doğrudan kadroya geçerken; belediyelerde çalışan işçiler ise ne yazık ki kadro yerine belediye şirketlerine geçiş yapmıştır. Bu durum 450 bine yakın belediye işçisinin ayrımcılığa uğramasına ve hak mağduriyetine neden olmuştur. Bunun en somut örneği, kamu işçilerinin yararlandığı 52 günlük ilave tediye hakkından belediye şirketlerinde çalışan işçilerin yararlanamamasıdır. KİT’lerde çalışan işçilerin ilave tediye hakkı bulunurken belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ilave tediye hakkı olmaması da ayrıca hukuksuzdur. Bu mağduriyet bir an önce sona erdirilmeli ve belediye şirketlerinde çalışan işçiler de diğer işçiler gibi kadroya geçirilmelidir. İlave tediye hakkı ise derhal verilmelidir.”

“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİNİN ZORUNLU EMEKLİ EDİLMESİNE SON VERİLMELİDİR”

“Zorunlu emeklilik uygulaması kaldırılmalıdır. 696 sayılı KHK ile geçişi yapılan işçiler Anayasa’ya aykırı bir uygulamaya maruz bırakılıyor. Bu kapsamdaki tüm işçiler emeklilik aylığına hak kazanmalarının ardından çalıştıkları kurumdan zorunlu olarak emekli ediliyor. Yıllarca kadroya geçme hayali kuran binlerce taşeron işçi kadroya geçtikten hemen sonra emekli olmak zorunda bırakılıyor. Hâlâ yüz binlerce işçi benzer sorunlarla karşı karşıyadır. Bu durum Anayasa tarafından güvence altına alınmış çalışma hakkına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Yıllarca taşeronlarda asgari ücretle çalışan işçilerin bugün zorla emekli edilmek istenmesi, bu işçilerin asgari ücretin yarısı kadar bir emekli ücreti ile yaşamaya mahkûm edilmesidir. Bu ayrımcı uygulama bir an önce sona erdirilmeli ve gerekli yasal düzenleme bir an evvel yapılmalı, bu süreçte zorla emekli edilen binlerce işçiye yeniden işe geri dönüş imkânı sağlanmalıdır.”

“TALEP EDİYORUZ”

“Belediye işçilerinin sesi olan DİSK/Genel-İş, bugün buradan ilan ettiği talepleri, bundan sonra yurdun dört bir yanına daha güçlü taşımaya kararlıdır. Gelin bu mücadeleyi hep birlikte büyütelim. Gelin sesimizi hep birlikte yükseltelim. Hükümet ve belediye işverenleri belediye işçilerinin bu sesine kulak vermelidir. Belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı istiyoruz. Taşerondan kadroya geçen işçilerin zorunlu olarak emekli edilmesini kabul etmiyoruz."