AYGÜL KONAR

Görenleri “Helal olsun” dedirten Şevket, dededen toruna devreden simit tezgahında cumartesi günleri simit satmak için çıktığını söyledi.

Takım elbisesi ve kendinden emin tavırlarıyla tezgahının başında simit satan küçük Şevket, ailesinin simit tezgahında 3. kuşak olduğunu belirtti.

PAZARCILAR İLK KAHVALTILARINI ONDAN YAPIYOR

“Ne zamandır simit satıyorsun?”  sorusuna; “Simidin içinde doğdum abla” diyerek cevap veren Şevket; kendisinden şöyle bahsetti: “İlk simit işine dedem girmiş, ondanda babama geçmiş. Şimdi ben ve ablam simit tezgahımızı işletiyoruz. Hafta içi okulum nedeniyle ablam tezgahımızla ilgileniyor. Ben cumartesi günleri geliyorum. Sabah 06.00’da sıcak simitlerimle pazaryerinde oluyorum. Pazarcılar ilk kahvaltılarını benden yapıyorlar.”

“KAÇ SİMİT SATTIĞIMI SÖYLERSEM BEREKETİ KAÇAR”

“Kaç simit satıyorsun?” sorusuna ise “Söylersem bereketi kaçar abla” diye cevap veren küçük Şevket,  işini sevdiğini ve 3 nesildir bu işten ailecek geçindiklerini belirterek, “Yaşıtların geziyor sen çalışıyorsun” diye kendisine yapılan yoruma da; “Yaşıtlarıma da bir an önce hayata atılmalarını tavsiye ediyorum. Hayatı erkenden öğrensinler, sonradan ağlamasınlar” diye karşılık verdi.

“İŞİMİ CİDDİYE ALDIĞIMIN SEVEREK YAPTIĞIMIN BİR GÖSTERGESİ”

Neden takım elbiseyle çalıştığına yönelik soruya ise Şevket, şunları söyledi: “Babam ve abim de böyle giyiniyor. Takım elbisemi özellikle giyiyorum. Bu işimi ciddiye aldığımın severek yaptığımın bir göstergesi. Takım elbisemle tezgahımın başındayken insanlar benim işimi ciddiye aldığımı görüyor. Takım elbisemle simit sattığımı görenler, yolunu değiştirip benden simit alıyorlar. Bu sayede birçok insan beni tanıdı. Ben de onları tanıdığım için çok mutluyum.”