BÜLENT SAYLAM

Durmaz, “Gıdanın üretim, yönetim ve denetimini piyasalara ve onların bürokratlarına emanet ederek üreticinin ve halkın haklarını gasp eden bu sömürü düzenini reddediyoruz.” dedi.

HAZIRLANAN TASLAK ELEŞTİRİ VE ENDİŞELERİMİZİN HAKLILIĞINI 

AÇIK ŞEKİLDE ORTAYA KOYUYOR

Mart ayında TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu’nda görüşülen ve ardından meclis oylamasına sunularak kabul edilen kanun teklifini hatırlatan Durmaz’ın açıklamasına şöyle başladı;

“Mart ayında TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu’nda görüşülen ve ardından meclis oylamasına sunularak kabul edilen ‘Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni tarımsal üretim planlaması adı altında sömürü teklifi olarak nitelemiş, itirazımızı dile getirmiştik. Kabul edilen teklif ile yasalaşan tarımsal üretimin izne tabi tutulması, cezai yaptırımlar ve sözleşmeli üretim dayatması gibi adımların çiftçiler için mutlak sömürü anlamı taşıdığını ve tamamen sermaye yanlısı olduğunu ifade etmiştik. Bu tasarının bir uzantısı olarak geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanarak görüşe açılan ‘Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’ eleştiri ve endişelerimizin haklılığını açık şekilde ortaya koyuyor.”

ÜRÜN DESENİMİZİN ŞİRKETLERİN İSTEĞİ DOĞRULTUSUNDA 

BELİRLENECEĞİ ANLAMINA GELMEKTEDİR

Taslakta hangi ürününün ne kadar üretileceği gibi kıstasları içerdiğini kaydeden Durmaz, açıklamasına şöyle devam etti: “Hangi ürünün, ne kadar üretileceğine kimlerin hangi kıstaslar doğrultusunda karar vereceğini tarif eden yönetmelik taslağında onlarca aktörden söz edilirken çiftçi ve köylü göz ardı edilmiştir. Tarımsal üretimin tarihsel bilgi birikiminin taşıyıcısı, toprağı, tohumu, mevsimsel değişiklikleri en iyi bilen üreticiler bu taslak ile üretim izni için başvurusu/ kaydı alınan, kararlar tebliğ edilen edilgen bir pozisyona sıkıştırılmaktadır. Buna karşın taslakta önerilen ve gıdamızın abecesini belirleyecek olan ‘Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu’ ise özel sektör temsilcileri, bürokratlar ve uzmanlar gibi aktörlerden oluşmaktadır. Bu, ürün desenimizin şirketlerin isteği doğrultusunda belirleneceği anlamına gelmektedir.”

SOL PARTİ OLARAK TÜM KAMUOYUNU BU TASLAĞI REDDETMEYE ÇAĞIRIYORUZ 

SOL Parti Keşan İlçe Başkanı Ali Erol Durmaz, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Taslak bu anlamda planlama adı altında üreticiyi görmezden geldiği gibi tarımsal üretimi, toprak, su, tohum ve topografya verisinden itibaren tamamen kapitalizmin ve emperyalizmin bürokratik ve teknokratik alanına hapsetmektedir. Gıdanın üretim, yönetim ve denetimini piyasalara ve onların bürokratlarına emanet ederek üreticinin ve halkın haklarını gasp eden bu sömürü düzenini reddediyoruz. SOL Parti olarak tüm kamuoyunu bu taslağı reddetmeye; üreticinin iradesine sahip çıkmaya; eşitlikçi ve demokratik bir gıda sistemini yaratabilmek adına anti-kapitalist ve anti-emperyalist bir perspektifle halkın gıda sistemi olan gıda egemenliği hedefi için mücadeleye çağırıyoruz."

Editör: BÜLENT SAYLAM