Atabey: “Gazilik Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakarlığının yaşayan destanı, Gazi ise bu destanı yazan kahramanın adıdır”

19 Eylül Gaziler Günü dün Keşan’da düzenlenen törenlerle kutlandı. Törene Protokol, gaziler ve şehit aileleri ile öğrenciler katıldı.

Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” Şimdi de Belarus’ta
Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” Şimdi de Belarus’ta
İçeriği Görüntüle

Saat 11.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, 4.Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürcan Sezengöz, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Beyendik Belediye Başkanı Ferat Gülver, Yenimuhacır Belediye Başkanı Tamer Kıral, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Savaş Pekdemir, Yeni Parti Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, MHP Keşan İlçe Başkanı Ahmet Kurnaz, CHP Keşan İlçe Başkanı Harun Komanlı, SP Keşan İlçe Başkanı Ahmet Köseler, Vatan Partisi Keşan İlçe Başkanı Çetin Alabak, Keşan Şehit ve Gaziler Derneği Başkanı Ferhat Dönmez ile resmi ve askeri protokol ile gaziler, şehit ve gazi yakınları katıldı.

Aziz Mercan, Gürcan Sezengöz, Mehmet Özcan ve Ferhat Dönmez’in çelenkleri Atatürk Anıtı’na sunmasının ardından, Saygı Duruşu’nda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Ardından AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekilleri Ahmet Baran Yazgan ve Ediz Ün ile İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın mesajları okundu.

Daha sonra Piyade Üsteğmen Mete Kemal Atabey günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı.

Atabey, tüm katılımcılara selam ve saygılarını sunduktan sonra şunları söyledi.

Bugün her karışı şehit kanıyla sulanmış mukaddes vatan topraklarının savunulması uğruna hayatlarını feda etmeyi göze alarak Gazilik onuruna erişen kahramanların "Kıvanç Günü"nü kutlamanın derin heyecanı içindeyiz.

Bugün aynı zamanda sergilediği üstün komutanlık dehası, cesaret ve kahramanlığın kadirşinas milletimizce takdir edilişinin bir nişanesi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Gazilik unvanı ve mareşallik rütbesi verilişinin yıl dönümüdür.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasını müteakip 19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 79. birleşiminde alınan karar ve 153 sayılı kanunla ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Mareşallik rütbesi ve gazilik unvanı verilmiştir.

Muharebenin en büyük rütbesi şehitliktir.

Vatan ve vazife uğruna seve seve ölüme giden aziz ulusumuzun şehadet şerbetini içemeyen evlatları hak ettikleri gazilik unvanını büyük bir gurur taşımaktadır.

Gazilik Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakarlığının yaşayan destanı, Gazi ise bu destanı yazan kahramanın adıdır.

Ulu önder Atatürk'te gazi unvanıyla anılmaktan büyük bir gurur ve şeref duyduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir.

"Kahraman Türk Ordusu, sizin kahramanlığınızla kazanılan büyük zaferin millet tarafından takdimine delalet eden bu unvan ve rütbeyi ancak size izafe ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftiharı olarak taşıyacağım.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisine verilen yeni rütbe ve unvanın vesilesiyle Türk ordusuna hitaben yayınladığı bildiride "Büyük Millet Meclisi'nin hakkımda yeni bir rütbe ve gazi unvanı ile tecelli eden iltifatları doğrudan doğruya sizindir.

Milletimin verdiği bu rütbeyle yükselen ordudur.

Sizin kahramanlığınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakarlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı ancak size mal ederek tüm askerlik hayatımın en büyük sermayesi olarak taşıyacağım" ifadeleriyle muzaffer ve gazi Türk ordusunu yüceltmiş ve bu unvanın bizim kültürümüzde taşıdığı müstesna değeri veciz bir şekilde ortaya koymuştur.

Fedakarlık timsali değerli gazilerimiz, ulusumuzu birbirine bağlayan değerlerin başında tarih sayfalarına altın harflerle yazılan kahramanlıklar, toprak, bayrak ve vatan uğruna verilen canlar gelmektedir.

Ülkemizin bugün ulaştığı seviye başta Kurtuluş Savaşı olmak üzere Kore'de, Kıbrıs'ta, Teröristle mücadele harekatında, 15 Temmuz hain darbe girişiminde Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarından Cerablus'ta, Elbab'ta, Afrin'de ve İdlib'te hayatlarını kaybeden aziz şehit ve gazilerimizin eseridir.

Dünyanın en hassas bölgelerinin bölgelerinden birinde yer alan ülkemiz, bölgede bir istikrar unsuru ve uluslararası toplumun saygın bir üyesi olarak birlik ve beraberliğin bütün tehditlere rağmen sürdürebiliyor ve bu güzel topraklarda bağımsız şerefiyle yaşayabiliyor ise bunu aziz şehitlerimize ve siz gazilerimize borçludur.

Türk toplumunun yüksek ahlaki özelliklerini oluşturan değerlerin başında şüphesiz ki vefa duygusu gelmektedir.

Bu duygu aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sahip olduğu değişmez değerlerin merkezinde de yer almaktadır.

Bu bilinçle şundan emin olunuz ki sahip olduğumuz en önemli değerlerimiz olan birlik ve beraberliğimizin yaşayan sembolleri olarak daima gönlümüzde yaşayacaksınız.

Yüce Türk ulusu ve onun gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri sizlere olan vefa borcunu hiçbir zaman unutmayacaktır.

Sizler kutsal vatan görevinizi hakkıyla yerine getirebilmek için binlerce yıllık tarihin şerefli tanığı şanlı üniformanızı kanınızla da taşlandırıp gazi unvanı alarak vatanın, milletin, bayrağın ve istiklalinin ne denli paha biçilmez değerler olduğunu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahraman mensuplarının bu ulvi değerleri yaşatmak uğruna neler göze alabileceğini gösterdiniz.

Kahraman gazilerimiz, yüce milletimizin asaletinin bir göstergesi olarak büyük bir vakar örneği sergiliyorsunuz.

Kayıplarınız karşısında gösterdiğiniz sabır ve metanetin kaynağının gönüllerinizde yaşattığınız vatan, millet ve bayrak sevgisi olduğunu çok iyi biliyoruz.

Sergilediğiniz kahramanlık, cesaret ve fedakarlıklarla bizlere her zaman güç ve ilham kaynağı olmaktasınız.

Sizler için yapılan hiçbir şey eşsiz fedakarlıklarınızın bir karşılığı veya bedeli olamaz.

Binlerce yıllık şanlı tarihimiz boyunca en ağır ve zor şartlar altında dahi asil milletimizin esareti kabul etmeden ve istiklalinden taviz vermeden yaşamasının temelinde bugün sizlerin temsil ettiği bu anlayış, bu duruş vardır.

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır diyerek bu toprakları vatanlaştıran atalarımızın emanetine sahip çıkmak için ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz düşüncesiyle her türlü düşmana karşı kahramanca mücadele eden Türk askeri ve taşıdığı bu yüce ruh var olduğu müddetçe bölünmez bütünlüğümüze ve milli birliğimize kastedilenlerin kirli emelleri asla gerçekleşmeyecektir.

Bağrından böylesi kahramanlar çıkaran bu asil milletin bir ferdi ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mensupları olarak sizlerle gurur duyuyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle bu kutsal topraklar üzerinde bağımsız ve şerefle yaşamamızı siz kahraman gazilerimize borçlu olduğumuzun bilincinde olarak başta ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anıyor hayatta olan gazilerimize, gazilerimizin muhterem anne ve babalarına, sevgili eşlerine ve her zaman desteğinden güç aldığımız yüce milletimize şükran ve saygılarımı sunuyorum.”

Buradaki törenin ardından Protokol Keşan Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma Derneği’ni ziyaret ederek dernek başkan Dönmez ve Keşanlı gazilerle görüştü.

(Gaziler Günü'nde Keşanlı siyasiler bir masada buluştu)

Saat 12.00’de Protokol, gaziler, gazi aileleri ve şehit aileleri ile öğle yemeğinde bir araya geldi.

Saat 12.30’da Yörüker Camii’nde şehitler ve ebediyete irtihal eden gaziler içim Mevlid-İ Şerif okutuldu.

Muhabir: ERDOĞAN DEMİR