Eğitim Sen: 2025–26 Eğitim yılının ilk yarısı derin sorunlarla sona eriyor
MEHMET AYTAÇ
Eğitim Sen, 2025/26 eğitim-öğretim yılının birinci yarısına ilişkin hazırladığı raporda; öğretmen açığı, hijyen sorunları, çocuk işçiliği, yoksulluk ve eğitimin dinselleştirilmesi başta olmak üzere eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti.
2025/26 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 16 Ocak Cuma günü sona ererken, Eğitim Sen tarafından yayımlanan “Birinci Yarıyıl Raporu”, Türkiye’de eğitimin çok yönlü ve derin bir kriz içinde olduğunu ortaya koydu. Raporda, yüz binlerce öğretmenin atama beklediği, görevdeki öğretmenlerin ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında çalıştığı, okullarda personel yetersizliği ile temizlik ve hijyen sorunlarının çözülemediği vurgulandı.
16,9 Milyon Öğrenci, 1,18 Milyon Öğretmen
Millî Eğitim Bakanlığı’nın örgün eğitim istatistiklerine göre Türkiye’de örgün eğitimde yaklaşık 16 milyon 906 bin öğrenci bulunuyor. Devlet ve özel okullarda görev yapan toplam öğretmen sayısı ise 1 milyon 187 bin olarak açıklandı. Buna rağmen raporda, yüz bine yakın öğretmen açığı olduğu ve bu açığın büyük ölçüde güvencesiz “ücretli öğretmenlik” uygulamasıyla kapatılmaya çalışıldığı belirtildi.
Eğitime Ayrılan Kaynaklar OECD’nin Çok Gerisinde
Raporda, Türkiye’de öğrenci başına yapılan eğitim harcamalarının OECD ortalamasının oldukça altında kaldığına dikkat çekildi. İlköğretim ve ortaöğretimde öğrenci başına yapılan harcamanın OECD ortalamasının yalnızca üçte biri düzeyinde olduğu belirtilirken, eğitime yeterli kamu kaynağı ayrılmadığı ifade edildi. Buna karşın Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bütçesindeki hızlı artış dikkat çekti.
OKULLARDA HİJYEN VE TEMİZLİK KRİZİ
Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda görev yapan kadrolu temizlik personeli sayısının yetersiz olduğu vurgulanan raporda, birçok okulda temizlik hizmetlerinin öğretmenler ve öğrenciler tarafından yürütüldüğü belirtildi. Eğitim Sen, temizlik personelinin kadrolu ve güvenceli biçimde istihdam edilmesini ve her öğrenciye en az bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasını talep etti.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE YOKSULLUK ALARM VERİYOR
Rapora göre Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunuyor. 2025 yılı içinde 91 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yoksulluk, MESEM uygulamaları ve eğitimin piyasalaştırılması nedeniyle çocukların eğitimden koparıldığı ifade edilirken, 611 bini aşkın çocuğun örgün eğitim dışında kaldığı belirtildi.
ÇEDES VE DİNSELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ
Eğitim Sen, ÇEDES projesi ve okullarda “manevi danışman” uygulamalarının laik eğitime aykırı olduğunu vurguladı. Raporda, eğitim alanı ile inanç alanının bilinçli biçimde iç içe geçirildiği ve bunun çocukların eşit, özgür eğitim hakkını zedelediği ifade edildi.
DEPREM BÖLGESİNDE EĞİTİM HÂLÂ NORMALLEŞMEDİ
Depremden etkilenen illerde eğitim koşullarının hâlâ düzelmediğine dikkat çekilen raporda, binlerce öğrencinin konteyner sınıflarda ya da hasarlı binalarda eğitim gördüğü, eğitim emekçilerinin ise ağır ekonomik ve psikolojik yük altında çalıştığı belirtildi.
“EĞİTİM SİSTEMİNİN YÖNÜ DEĞİŞMELİ”
Raporun sonuç bölümünde, eğitimin piyasa ve ideolojik tercihler doğrultusunda şekillendirilmesinin hem öğrencilerin hem de eğitim emekçilerinin haklarını gasp ettiği ifade edilerek; eşit, parasız, bilimsel ve laik eğitim çağrısı yapıldı. Eğitim Sen, kamusal eğitimin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin güvenceli istihdamı için mücadelenin süreceğini açıkladı.