Heves Bayır Yıldız’dan zehir zemberek açıklama:

Sayın Özcan bu kararı verirken örgütten hiç çekinmedi mi, kendisini destekleyenlerden utanmadı mı?

CHP İlçe Örgütü bu süreci iyi yönetemedi

ERDOĞAN DEMİR

CHP Keşan İlçe geçmiş dönem İlçe Başkanı olan ve CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye geçen Heves Bayır Yıldız, CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye geçen ve CHP’de kalan bir grup arkadaşı ile görüşerek Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın CHP’den istifa etmesi ve CHP Meclis Üyeliğinden istifa ederek bağımsız kaldıklarını açıklayan Keşan Belediye Meclis Üyelerinin son yapılan olağanüstü meclis toplantısında takındıkları tavır ile ilgili olarak yaptığı basın toplantısı ile yazılı bir açıklama yayınladı.

Yıldız’ın yaptığı açıklama şöyle:

Özellikle son 1-2 ay içerisinde İlçemizde ve sonrasın da da siyasette meydana gelen gelişmeleri hep birlikte izledik.

İlk önce Belediye Başkanımızın iktidar partisine katılması hususu. Kendi ifadesiyle Keşan’a hizmet yolunun tıkanmış olduğu ve amacının son 2,5 yıllık başkanlık döneminde İlçemizin menfaatine olan yatırım ve hizmetleri Keşan’a kazandırmak olduğunu belirtmiştir. Gerçek sebebini bilemeyiz ancak yüzündeki ve tavırlarındaki mahcubiyetten buna mecbur bırakıldığını anlıyoruz. Kaldı ki 4. dönem Belediye Başkanlığı yapan birisi için hem seçmeni, hem de parti üyelerini çok iyi tahlil ettiğini varsayarsak açıklamalarını çok talihsiz buluyorum. Aklımızla alay edildiğini düşünüyorum. Keşan halkı hizmetin Ak Parti eliyle ilçemize geleceğini düşünse idi, Ak Partinin adayına oy verirdi. Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerin, özellikle son 2 dönemde sosyal belediyeciliği öne çıkaran anlayışla halkta takdir toplayan hizmetlerini hepimiz görüyoruz. Sadece biz değil, iktidar da görüyor ki, Belediyelere son dönemde yapılan baskılar artıyor ve hukuksuz uygulamalar çığ gibi büyüyor. Peki, Belediye Başkanı bu kararı verirken örgütten hiç çekinmez mi, Meclis üyelerinden hiç utanmaz mı? Eğer kendisini partinin üzerinde görürse, evet rahatsız olmaz. Zaten parti değiştiren başkanların hepsinin ortak özelliği bu değil mi? Hiçbir şekilde vicdanı, ahlaki ve siyasi sorumluluk hissetmemeleri ve tabi ki kolayı seçmeleri. Aksine, onurlu ve dik duruş sergileyenler çokça örneği olduğu gibi (başta Ekrem İmamoğlu gibi) suçsuzluklarını ispatlamak için yıllardır hapishanelerde mücadele veriyorlar, ama teslim olmuyorlar.

Ancak, bu yaşananları sadece bir kişi üzerinden değerlendirmek de doğru değildir. Parti örgütleri, bu sakıncaları, tehditleri önceden görmekle, bertaraf etmekle yükümlüdür. Aday adaylarının en şeffaf ve tarafsız olarak, hiçbir şaibeye mahal vermeyecek şekilde değerlendirilmesi ve adaylaştırılması sorumluluğu İlçe başkanlığına aitti. Yaşadığımız süreçte gördük ki parti transferinin ardından, İlçe başkanı ilk açıklamasında tüm Partili Belediye Meclis üyelerimizi ve Edirne’deki İlçe başkanlarının ve Belediye başkanlarının desteğini arkasına almış, açıklamaya bizzat onlarda katılmışlardı. Ancak hakarete ve şova dönüşen açıklama sonrası, lokma dağıtılması gibi ciddiyetten uzak yaklaşımları, aslında sorumluluğu üzerinden atma telaşı ve bu süreci de yönetememe olarak yorumlandı. Halbuki 15 meclis üyesi ile etkili bir muhalefet yapılabilir, Keşan’ın çıkarları korunabilir, halkın iradesi, en azından meclis grubunda temsil edilmeye devam edilebilirdi.

Fakat ilçe örgütü, bunu da başaramadı. Bunda Yeni Parti’nin kurulması ile aynı sürece denk gelmesinin etkisi de olmuş olabilir. Ancak, grupta tartışarak ortak bir kararla, tüm meclis üyeleri Yeni Parti’ye geçebilir veya Cumhuriyet Halk Partisi’nde de kalabilirdi. Bunun örneklerini son günlerde çokça görüyoruz. Hele de en hassas olduğumuz bu dönemde, bir arada kalma sorumluluğunu dahi hissetmeyen, hem bazı meclis üyeleri hem de ilçe örgütü Keşan halkını ve parti üyelerini bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır. İlçe başkanı, Belediye Başkanı transferi sonrası yaptığı açıklamada, canlı yayında kendisinin önseçimle seçildiğini, örgütün önseçim istediğini, üyelerin kendisini oy vererek birinci çıkardığını söyleyerek, neredeyse üyeleri suçlamış, bu vesileyle sorumluluğu üzerine almadığını açıkça deklere etmiştir. Halbuki, eğer sakınca görüyorsa önseçimden çıkmış bir kişi adaylaştırılmayabilirdi. Bunun örnekleri de çokça görüyoruz. Ancak kendisi, değil sakıncalı görmek, önseçimde açıkça kendisini desteklemiş, hatta sonraki parti içi toplantılarda ve seçim sürecinde kendisinden başka aday ile seçimi kazanamayacağımızı, kendi kişisel oy olduğunu açıkça dile getirmiştir. Fakat transfer sonrası, tam tersi söylemlerde bulunmaktadır. Şu anda hükmedemediği meclis üyeleri listesini kendi imzalamıştır. Belediye Başkanı da yakın zamanda yapılan İlçe kongresinde kendisini destekleyerek, bir nevi karşılığını vermiştir. Seçime müdahale var dediğimizde hakaret uğradık, tehdit edildik. Ancak zaman beni ve arkadaşlarımı haklı çıkardı. Partimizin adına çok üzülüyor, utanıyorum. Ancak bir yanımla da haklılığımızın görülmesi ve tepkilerimiz ile doğru tarafta mücadele ettiğimizin anlaşılmasının rahatlığını yaşıyorum.

2019 seçim sürecinde adayımız Şenol Yalı ile çok zor bir seçim süreci ve sonucu yaşadık. 23 oy farkla, işte tam da aynı kişiler ve zihniyet yüzünden kaybedilen seçim. Aslında aynı zihniyet, ben aday olmazsam seçim kazanamazsınızı, adeta ispat etmek için mücadele verdi, daha o zamandan beri AKP’li…

Ama zaman bizi haklı çıkardı mı, maalesef çıkardı. Keşke bu seçimi kazanmasaydık ta böyle değil, 2019’daki gibi kaybetseydik dedirtti mi? Bunları söyleyince, parti bayrağını yere düşürmekle suçlandık, 5 dk da meclis listesi yapmakla suçlandık. Potansiyel hain bile ilan edildik. Ama tabi ki biz partimize onlar gibi ihanet etmedik.

Ahmet Oğuz’un acı günü: Babası denizde boğuldu
Ahmet Oğuz’un acı günü: Babası denizde boğuldu
İçeriği Görüntüle

Burada 5 dk’ya da bir açıklık getireyim. Malum 2019’da iyi parti ile ittifak içerisindeydik. 3 meclis üyesi İYİ Parti seçilecek yere yazmıştık. Seçim propagandası döneminde çok sorulan ve tepki gösterilen bu olayı, açıklarken meclis listesini bu şekilde yapmak zor olmadı mı tepki olmaz mı diye sorulduğunda adayımız, şu anda ülke çıkarları ve mevcut iktidarın gitmesi birincil önceliğimiz hiç zorlanmadık çünkü amacımız ortak anlamında , ‘5 dk da aldık ‘ dedi diye biz 7 senedir 5 dk’yı dinliyoruz. Zaten niye yapmayalım ki, kirli hesaplar yapmadık, para pul işlerine girmedik. İş vaadi vermedik. İhale pazarlığı yapmadık. Mesleki siyasi birikimleri dikkate alıp liyakate göre seçim yapmaya çalıştık. Ne kadar doğru bir meclis listesi olduğunu da gördük. Sıralamaya yazmak isteyip te yazamadığımız çok değerli partililerimizi de sürece katarak uyum içerisinde seçim süreci yürüttük. AKP’li bir Belediye Başkanı ile çalıştık, meclis çoğunluğumuz vardı. Tüm baskılara, zorlamalara rağmen, bütünlük içinde Keşan için doğru kararlar aldık. İyi Partili arkadaşlar dahil uyum sorunumuz hiç olmadı. Çok çalıştık ve hiçbir şaibe yaratmadık. Benden sonraki İlçe başkanlarım da çok büyük mücadele verdi, uyum devam ettİ… Arkadaşlarımın hepsinin alınlarından öpüyorum. Mehmet Özcan da demişti ya hepsinin alınlarından öpüyorum, Keşan’ın bir karışını sattırmadılar diye. Yorumu siz sevgili Keşanlılara bırakıyorum.”

Muhabir: ERDOĞAN DEMİR