30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü Yıldönümü, tüm yurtta olduğu gibi Keşan’da da coşku ile kutlandı.

İlk tören, saat 10.00’da, Cumhuriyet Meydanı’nda başladı. Törene, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan Keşan 4’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürcan Sezengöz, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Beğendik Belediye Başkanı Ferat Gülver, Yenimuhacir Belediye Başkanı Tamer Kıral, Keşan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçükbekir, Keşan Adalet Komisyonu Başkanı Sanem Aksoy Yıldız, daire amirleri, askeri erkan, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, vatandaşlar katıldı.

Atatürk Anıtı’na, Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı söylendi.

PARTİLER VE KURUMLARDA ÇELENK SUNDU

Resmi törenin ardından, AK Parti, YENİ Parti, CHP, MHP, Zafer Partisi ve ADD Keşan Şubesi de Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Böylece, YENİ Parti Keşan İlçe Başkanlığı, kuruluşunun ardından ilk çelengini bırakırken, CHP Keşan İlçe Başkanlığı’nın yeni yönetimi de göreve getirilmesinin ardından ilk çelengini sundu.

KAYMAKAMLIK MAKAMINDA TEBRİKLER KABUL EDİLDİ

Keşan Kaymakamı Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, Keşan 4’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürcan Sezengöz, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, Keşan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Küçükbekir, Keşan Adalet Komisyonu Başkanı Sanem Aksoy Yıldız Kaymakamlık makamında tebrikleri kabul etti.

KUTLAMA PROGRAMI

Kutlama töreni ise saat 11.30’da, Cumhuriyet Meydanı’nda, Aziz Mercan, Gürcan Sezengöz ve Mehmet Özcan tarafından tören birlikleri denetlenerek, halkın bayramının kutlanması ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinden sonra Tank Üsteğmen Ömercan Acar tarafından günün anlamla önemini belirten konuşma yapıldı.

TGD Başkanı Orhan Doğan'dan 30 Ağustos açıklaması
TGD Başkanı Orhan Doğan'dan 30 Ağustos açıklaması
İçeriği Görüntüle

Aziz yurduna ve bağımsızlığına kast eden işgal kuvvetlerinin karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu bu eşsiz zaferin her safhasının tek tek düşünüldüğünü, hazırlandığını ve yönetildiğini vurgulayan Acar, “Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte, varlığına ve vatanına kastedenlere karşı, 104 yıl önce bugün, kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle, yeniden dirilerek, topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası, tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda birinci dünya savaşı çıkmış, müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri, girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza ve çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ‘ya istiklal, ya ölüm!’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya meydan muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev, düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında, Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etmiştir. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vurulmuştur. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 09 Eylül’ de düşman İzmir’de denize dökülmüştür. Kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin: kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekün bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır.”

Dünya tarihçilerinin büyük taarruz için “Türkler, Mohaç Meydan Muharebesi’nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar” ifadelerini kullandığını kaydeden Acar, “Bu muharebelerde Türk ordusu çok kısa bir sürede, kendisinden üstün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan bir diğer önemli husus da günün şartlarında bir ordunun, 10 günde 500 km’lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir. 30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini büyük zaferin ikinci yıl dönümünde Dumlupınar’ın çal tepesinde yapılan törende başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz. Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyetinin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan Muharebesi milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudretleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır. İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin: kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekün bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu, bu meydandan da ulu önderinin liderliğinde, alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle, Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe türkün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır. 30 Ağustos zaferi, Türk ordusuna silahlı kuvvetler günü olarak armağan edilmiştir. Türk silahlı kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk silahlı kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir. Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimiz ile ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad olsun.” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Keşan Halk Eğitim Merkezi ekipleri Edirne ve İzmir yöresi gösterilerini sundu.

Ardından günün anlam ve önemini belirten şiiri Keşan Gençlik Merkezi üyesi Minel Lale okudu.

Şiirin okunmasının ardından 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.

Yarışmalarda; Futbol Minik Erkeklerde Takım Kaptanı Atahan Karakaya, Futbol Küçük Erkeklerde Takım Kaptanı Eymen Karadağ, Tenis Küçük Erkeklerde Umut Bostancı, Tenis Küçük Kızlarda Cemre Apaydın, Hentbol Erkeklerde Kaan Spor Kulübü Kaptanı Batu Buyruk, Hentbol Kızlarda Kaan Spor Kulübü Kaptanı Nilda Başol, Yüzme Küçük Kızlarda Mercan Özgün, Yüzme Küçük Erkeklerde Ömer Asaf Güdek, Cimnastik Minik A Kategorisinde Miray Yılmaz, Cimnastik Minik B Kategorisinde Zeynep Mutaf ve Cimnastik Küçüklerde Öykü Uzar, Basketbol 5×5 Erkeklerde Takım Kaptanı Milat Koca, Şiir Yarışmasında Minel Lale ve Zafer Koşusunda İhsan Özer’e, ikinciler; yüzme küçük kızlarda Minanur Çınar, yüzme küçük erkeklerde Göktuğ Savaş, üçüncüler; yüzme küçük kızlarda Elif Taçmin Nalbantoğlu, zafer koşusunda Hüseyin Arslan’a ödülleri takdim edildi.

1.lere ödülleri Aziz Mercan, 2.lere ödülleri Gürcan Sezengöz ve 3.lere ödülleri Mehmet Özcan tarafından verildi.

Ödüllerin verilmesin ardından eski Hükümet Konağı alanına geçilerek törenlere burada devam edildi.

Keşan Belediyesi tarafından iptal edilen Keşan Belediye Bandosu burada resmi geçitte görevini layıkıyla yerine getirdi.

İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından program, askeri birlik ve araçların tören geçişi ile son buldu.

Törenler anında Keşan Belediyesi temizlik personeli de saygı duruşuna katılarak İstiklal Marşını da okudu

Bayramların simgesi İsmail'de 30 Ağustos Zafer Bayramını da kutladı ve selam durdu.

Muhabir: ERDOĞAN DEMİR