-Yakıta gelen zamlar esnafımızın kazancını elinden alıyor

-Araçlarımıza kasko yaptıramıyoruz

-Esnafımız BAĞ-KUR’unu yatıramıyor

ERDOĞAN DEMİR

Demirkan, gelen son zamlarla motorin fiyatının 40.23 TL ve benzin fiyatının 36-38 TL bulmasını dile getirerek açıklamasında şu konuları belirtti.

BU ZAMLARIN CEFASINI DA VEFASINI DA TOPLU OALARAK ÇEKENLERİZ

Demirkan; Toplum olarak bu zamların vefasını da cefasını da çektiğini belirterek “Özel araçları kullanan vatandaşlarımız araçlarını istedikleri zaman kullanabilir. Ama bizim esnafımız da öyle bir şey yok tamamıyla yakıta duyarlı olarak hareket halindeyiz. Bugün bir şehir içi minibüsünü düşünecek olursa 100 kilometre yapıyor. 150 kilometre yapan da oluyor. Yolcusu olsun olmasın bu yolu katediyor. 5 dakika ara ile hizmet eden arkadaşlarımız bunlar. 1 kişi ile de gidiyor 10 kişi ile de gidiyor. 1 kişi ile de gidiyor 3 kişi ile de gidiyor.” dedi.

YAKITA GELEN ZAMLAR ESNAFIN KAZANCINI ELİNDEN ALIYOR

Yakıta gelen zamların sürücü esnafının kazancını elinden aldığına da vurgu yapan Demirkan açıklamasına şöyle devam etti: “Bu sadece minibüsler için değil tüm ticari olarak çalışan arkadaşlarımız için geçerli. Kamyoncumuz, TIR’cımızın aracı 1000 litre yakıt alıyor. Cebinde 41 bin lira olacak yakıt alacak. Bunlar çok rakam. Sektörümüzde sadece bu sorun yakıt ile bitmiyor. Bunun dışında araçlarımızın sigortaları var. Sigortalara acayip bir zam geldi, bizim normal sigorta bedelimiz normal hususi sigorta araçlarından da yüksek.”

ARAÇLARIMIZA KASKO YAPTIRAMIYORUZ

Demirkan, bugünlerde kaskoyu unuttuklarını, yaptıramadıklarını belirterek, “Benim normal ticari aracım var bunun sigortası 14  bin 600 TL.,kaskosu 35 bin TL., kamyonda tır da otobüste 150-200  Bin TL’ye kadar gidiyor. Şoförlerimiz çalışıyor, kasko yaptırmadan da olmuyor. Aylık 20 bin lira maliyeti olan 7 bin lira maliyeti olan arkadaşlarımızda var. Para kazanamıyoruz. Yakıtından, sigortasına ve MTV’sine her şey arttı. Vergiye tabi olan tüm esnaftan devlet fedakarlık bekliyor.” şeklinde konuştu.

AYAKTA KALABİLMEK İÇİN MECBUREN ZAM TALEP EDİYORUZ

Şoför esnafının yaşaması, bırakın para kazanmayı ayakta kalmak için maliyetlere gelen artış nedeniyle zam talep etmek zorunda kaldıklarına da vurgu yapan Demirkan, “Arada olan yine halkımıza oluyor. Geçen günlerde odamıza ait kurtarıcımızın 4 tekerleğini söktürdük, arka kampanalar, ön frenler, balataları birkaç tane keçe yaklaşık 30 bin TL tuttu. Kusura bakmayın kimse kaldıramaz bu yükü. Hiç kimse kaldıramaz, biz sektör olarak taşımacı esnafı olarak zor durumdayız. Bugün öğrencilerimizi taşıyan esnaflarımız var. S Plaka olara hizmet veriyor, inanın tüm çevreden il ve ilçelerden en düşük rakamlara öğrenci taşıyoruz biz. Bugün 15 tatilden sonra daha önce aldığımız rakamlara bir 200 TL fark konulacak ve arkadaşlar taşımacılığa devam edecekler. 1.600 TL bir rakama öğrenci taşıyorlar. Bizim maliyetlerimize göre bu çok düşük bir rakam.” dedi.

KÖY MİNİBÜSLERİMİZ VE TİCARİ TAKSİLERİMİZ İÇİN DE ZAM TALEP EDECEĞİZ

Demirkan köy minibüsleri içinde zam talebinde bulunmak zorunda olduklarını belirterek şunları söyledi: “Köylere hizmet veren minibüsçü esnafımız var. 14+1’den 30 kişiliğe kadar araçlarımız var. Köy minibüsçülerimiz yaptığı hizmette de zarar görüyor. Biz halka hizmet ediyoruz, ‘bugün müşteri gelmedi biz bu köye gidemeyiz’ diyemiyoruz veya ‘köyden çıkış yapmayacağız’ diyemiyoruz. Bunun yanında köydeki vatandaşımız Keşan’dan ihtiyaçları için Keşan’a gelmektense köy minibüsü çalıştıran esnafımıza siparişlerini verdikleri oluyor. Biz 1 yolcu ile de yola çıkıyoruz. Minibüsçülerimizin yaptığı bu hizmeti kimse görmüyor. Köy minibüslerimize henüz zam almadık, onlar için de zam almak durumunda kalacağız. Ticari taksilerimiz için de belediyeye zam talebinde bulunduk. Görüşmeler sürüyor, onlardan da haber bekliyoruz. M Plaka minibüslerimize de 1 TL gibi cüzi bir zam yapıldı. Bu zamlar da yeterli değil. Bu zammın yanında halkımızı da düşünenlerdeniz.”

DEVLET TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNE ÇÖZÜM ÜRETMELİ

Mahfi Eğilmez: Türkiye skimpflasyon dönemine girdi Mahfi Eğilmez: Türkiye skimpflasyon dönemine girdi

Devletin taşımacılık sektörüne yakıt konusunda ve diğer konulara çözüm bulması gerektiğini belirten Demirkan: “Vergiye tabi taşımacı sektöründe amme hizmeti yapanlar için yakıtta bir indirim yapsınlar bize, biz de zam peşinde koşmayalım. Halkımıza ucuz hizmet verelim, kendimizi de geçindirelim. Ama maalesef gelen her zamlardan ilk önce biz zarar görüyoruz. Otomatikman da işlerimizi sürdürebilmemiz için zam almak zorunda kalıyoruz. Malum ekonomi bozukluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bizim taşıma sektöründe 640 gibi kayıtlı üyemiz var. Bunların yarısı çiftçilik yapan arkadaşlarımız, ağabeylerimiz, kardeşlerimiz var. Yandan destek olmasa ben bu sayının aşağı düşeceğine inananlardanım. Ticari taksiye ihtiyacı olan biniyor, bugün Keşan’da 69 bin tane araç var. Hemen hemen herkeste bir araç var gibi. Bu kadar aracın içinde nasıl ekmek yediğimizi düşünenlerdenim ben, bir de hiçbir şeye zam yapmadan nasıl geçiniriz?” Şeklinde konuştu.

ESNAFIMIZ BAĞKUR’UNU YATIRAMIYOR

Demirkan, bugün esnafın çoğu BAĞ-KUR’unu yatıramadığını da belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: “O kadar çok zavallı durumuna geldik, sektör olarak.  Bu sadece bizim sektörde değil diğer esnaflarımız için de geçerli. Edirne Esnaf Odaları’nda da yöneticilik yapıyorum ben, bu ay toplantısında bakıyorum her şeye zam talepleri geliyor önümüze. Herkes haklı, işte doğalgaza zam, elektriğe zam, asgari ücrete zam geldi. İşyerinde 1 kişi çalıştıran da 10 kişi çalıştıran da var. Bu işin için nasıl çıkacak bu esnaf. Esnafın üzerine çok ağır yükler yükleniyor. Biz her zaman söylüyoruz; devlet, taşımacılık sektörüne artık yakıtlarımızda mı indirim yapacak, yakıtı bize ucuz verecek biz de ucuza taşımacılık yapacağız, yine sigorta şirketleri için de geçerli bu söylediğim. En azından ticari araçlarda bu fiyatları aşağı düşürmeleri lazım. Yoksa işimiz kötü. Dediğim gibi zam almak da bir çözüm olmuyor. Her şeye zam geldiği zaman hiçbir şeyin anlamı yok. Bugün emekli zammı oldu 10 Bin TL ile insan ne yapabilir ki? Özetle taşımacılık sektörü ve esnafımızın durumu iyi değil."

Editör: BÜLENT SAYLAM