8 YILDIR bu TARİHÎ paylaşımı yapmaktan ONUR duymaktayım.!"

Sonuna kadar arkasında duruyorum.

Bu yazıyı 2016 Çanakkale muharebelerinin 100. Yılında kaleme almıştım.

İlk 9 OCAK Çanakkale Zaferi töreninde; nedense adı son zamanlarda "Tahliye Günü" olarak değiştirilmiş olan "ÇANAKKALE ZAFERİ"ni kutladığımız günde Seddülbahir’de.

Mevlâna, Gelibolu Mevlevihane’sinde anılacak Mevlâna, Gelibolu Mevlevihane’sinde anılacak

Bugün 9 OCAK 2016 Yani 100 yıl sonra bugün, Çanakkale Zaferleri'nin Gerçek kutlama günüdür.  Elbette Deniz muharebelerinin kazanıldığı gündür 18 Mart.

Ama Çanakkale Zaferi değildir.

Ancak kara muharebeleri bütün hızıyla aylarca devam ederken, bir gün cımbızlayarak Zafer Tarihi yazılmaz...

Tarihin en kanlı muharebeleridir Çanakkale Kara muharebeleri.

33.490 hektarlık Gelibolu gibi ufacık bir kara parçasında metrekare ye üç kişi sığdı.

Deyim yerindeyse avuç içi kadar bir toprakta yaşandı iki yıl boyunca öldürmeler, ölmeler. Havada kurşunlar bir birinin içine girdi.

Saatte 4650 top mermisini içine aldı Toprak

Kızıştı karınca yuvaları onlarda nasibini aldı ölümlerden.

Öyle ki; ölen insanlar ayağa kalkacak olsa, savaştıkları alana sığmazdı.

Öyle de oldu. Üst üste gömüldüler.

Düşmanları ile "Koyun, koyuna sırt sırta yatıyorlar"

Bu söz sizlere ve ANZAC li annelere çok şey ifade ediyor…

Çanakkale muharebelerinden söz etmeden, okulların eğitim programlarına almadan. Alan araştırmalarını bilimselleştirmeden böyle bir günü yalnızca "anma" gününe çevirenlerin zihniyetleri, gerçeklere, Çanakkale'ye Mustafa Kemal'e tarihe ve bize uzaktır.

Birinci Dünya Savaşı'nın ve Çanakkale muharebelerinin mimari İngiliz Bahriye Nazırı yani Denizcilik Bakanı Churchill şöyle diyor:

"- Güneş batmaz denilen imparatorluğu muzun üzerine kara bulutlar gitmemek üzerine çöktü

- Çanakkale’de donanmanın üçte biri kullanılamaz hale geldi.

- Başarısızlığımız

1. Dünya Savaşını 2,5 yıl uzattı.

- 8,5 milyon Avrupalının ölümüne neden oldu.

- Sonuçta üç imparatorluk Tarihin sayfalarına gömüldü.

- Rusya'da yeni bir sistem biçimi ortaya çıktı.

- Bu olaylar vuku bulurken 30 milyon insan öldü…

-  Çanakkale muharebelerini kaybedince Müslümanlar, diğer Asyalılar, Avrupa'nın ihtişamından şüphe etmeye başladılar.

- Dünyayı yönettiğini zanneden İngilizler Hindistan, Pakistan, Bengladeş'teki gücünü kaybetti.

Diğer Avrupalılar Fransızlar, Rusya sömürgelerindeki güçlerini kaybetti 

Churchill'in kendi ifadesidir.

Çanakkale muharebelerinin 8.5 ay sonrası kendinin ifade ettiği başarısızlığından dolayı rütbeleri tenzil edilmiş, İngiliz Bahriye Nazırlığı'ndan istifa etmek zorunda kalmış, savaş konseyinden uzaklaştırılmıştır.

Bakanlıktan alınmıştır

Tarihin garip tecellilerindendir.

Bir başka komutan Çanakkale muharebelerin deki başarılarından dolayı Nisan 1916'da Tümgeneralliğe yükseltilmiştir. Tümgenerallik rütbesini getiren Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı, Kireçtepe isimleriyle özetlenebilecek zaferleridir.

Biz O'na Çanakkale'de MUSTAFA KEMAL Cumhuriyet'te ATATÜRK dedik.

Çanakkale muharebeleri, İnsan yiyen bulutlar, bir kurşunun beş kişiyi öldürdüğü mermiler, gökten saf saf inen sakallı, sarıklı, yeşil cüppeli ruhani varlıklar tarafından kazanılmadı. Çanakkale muharebeleri, aniden bastıran sisler, 3'ler 7'ler 40'lar nedeniyle de kazanılmadı. Mehmet'in kendini ülkesi için FEDA edişin de Mustafa Kemal'in üstün aklı ile kazanıldı

Çanakkale muharebelerini ‘Dinlerin Savaşı’dır diyenler, çok büyük hata işlediler. Canını vererek şehit olanlara saygısızlık yaptılar.

İki yıldır yaptığımız alan araştırmasında birlikte görmedik mi İngiliz mezarlıklarındaki Müslüman İngiliz askerlerinin isimlerini?

Bundan daha vahim olanı Çanakkale'de göğüs göğüse ölümüne bir mücadele yaşanıyorken, güneyde Müslüman Arapların, İngilizlerle ittifak yaparak, yine Müslüman olan Türklere saldırması. Arkadan hançerlemesi.

Kesin ve kati olanı bilmeliyiz.

ÇANAKKALE DİNLERİN SAVAŞTIĞI YER DEĞİLDİR

Devletini ve başkentini kurtarmaya çalışan Türkler'in, emperyalist batıyla yüz yüze geldiği yerdir Çanakkale.

"ÇANAKKALE ZAFERİ"nden, Cumhuriyetten söz ederken Mustafa Kemal Atatürk adını söylemekten çekinenler, ya da bilinçli olarak söylemeyenler hakkında verilecek hükmü size bırakıyorum...

 Mustafa Kemal Atatürk;

"Millet boşuna ölmez, kan boşuna dökülmez.

Eğer zaferler o milletin hayatında derin değişiklikler yapmazsa ve de ona milli güven sağlamazsa, bazı budalaların, onunla böbürlenmesinden başka bir işe yaramaz."

Çanakkale muharebeleri ve 9 OCAK 1916 Zaferi Türkler'in hayatında derin değişiklikler yaptı.

- Mustafa Kemal adı Çanakkale'de gurur ve onurun adı Anadolu'da Bayrak ve Sancak oldu.

- Çanakkale muharebeleri özellikle Arıburnunu Conkbayırı. Arkasından ANAFARTALAR muharebeleri şayak kalpaklı, çakmak gözlü devin millet liderliğini hazırladı,

- 19 Mayıs 1919'da Samsun'da Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatırken, Çanakkale’de omuz omuza çarpıştığı komutanını iyi tanıyan bir Anadolu halkı ile kucaklaştı.

- Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale'de başladığı hayrete düşürmeyi devam ettirerek milletinin hayatında derin değişiklikler yaptı. Hem de totaliter olmadan. Tek adamlığı, halifeliği kabul etmeden, şeyh-şıh-hoca-derviş-evliya sıfatlarının arkasına sığınmadan, İnsanları, ümmeti olarak değil, milleti olarak arkasından sürükleyerek derin değişiklikler yaptı,

- Ümmet ve kul iken daha kolay yönetilecek halkını, vatandaşlık bilincine ve birey olma özelliklerine kavuşturarak, derin değişiklikler yaptı.

Onun ile birlikte 100 yıl önce sistem yaratanlar tarihin çöplüğünde yerini aldı.

- Bu dev adam, 1585 ten sonra yıllardır ihmal edilmiş, cehalete terk ve teslim edilmiş. Dağılmış yoksul bırakılmış. Anadolu İnsanının bozkırından büyük bir yıkılmaz Cumhuriyet yarattı.

- Biz bunları okuyup, üfleyerek, dini siyasete alet ederek, yüzyıllardır yapıla geldiği gibi gücünü arttırabilmek için sırtımızı din adamlarına dayayarak yapmadık

ÜLKEMİN UMUDU, MUSTAFA KEMAL'İN ÇANAKKALE'SİNDE BAŞLADI BU GÜNLERİN SİGORTASI ÇANAKKALE'DE BAŞLADI. BUNUN PEŞİNE DÜŞTÜK YERİNDE İNCELEDİK.

UNUTMAMALISINIZ BİLGİ SAHİBİ OLMADAN, FİKİR SAHİBİ OLUNMAZ...

ŞİMDİ FİKİRLERİMİZİ SÖYLEME ZAMANI

Bu görüş ve anlayışla;

İyi düşünen ve düşündüklerini uygulayan, Hiçbir baskı unsuru kurum, kişi ya da cemaat, tarikat bize ve düşüncelerinize hükmedemez. Özgürlüğün bedelini çok ağır ödemiş bir milletin mensubu olarak, özgürlüğün değerini iyi bilen.

Hiçbir bedel karşılığında düşüncelerini ve kimliğini satılığa çıkarmayan,

Bilgilerimizi şu veya bu türlü doğmalardan değil, araştırmalardan, incelemelerden kaynaklandıran bireyler olduk. Bundan sonrada farklılıkları ve doğruları söylemek için dik duracağız.

Editör: BÜLENT SAYLAM