Mehmet Akalın’dan Avrupa Konseyi’nde Batı Trakya Türkleri çıkışı: “Hak, hukuk ve adalet sırtını dönmemelidir”
MEHMET AYTAÇ
Edirne İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde (AKPM) Yunanistan hakkında hazırlanan raporda Batı Trakya Türk azınlığının kimliğinin görmezden gelinmesine sert tepki gösterdi. Raporda “Türk” ifadesi yerine “Müslüman azınlık” denilerek ısrarla kaçınıldığını belirten Akalın, konuyu hem komisyonda hem de Genel Kurul kürsüsünde gündeme taşıdı.
Mehmet Akalın, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) çalışmaları kapsamında Batı Trakya Türklerinin varoluşsal haklarını ve kimlik mücadelesini uluslararası platformda güçlü bir şekilde savundu. Yunanistan hakkında hazırlanan raporun görüşmeleri sırasında yaşananlara dikkat çeken Akalın, Batı Trakya'daki soydaşların hak arayışının kararlılıkla süreceğini vurguladı.
“SORULARIMIZ CEVAPSIZ KALDI, ÖNERGEMİZ REDDEDİLDİ”
Komisyon görüşmelerinde raporu hazırlayan gruba, raporda neden “Türk” ifadesine yer verilmediğini açıkça sorduğunu ancak yanıt alamadığını belirten Akalın, şu ifadeleri kullandı:
“Raporda Batı Trakya’daki topluluk için ‘Müslüman azınlık’ ifadesi kullanılırken, ‘Türk’ ifadesinin kullanılmasından ısrarla kaçınıldığı görülmektedir. Komisyon görüşmelerinde hazırlayan gruba bunun nedenini açıkça sordum ancak cevap verilmedi. Bununla da kalmadı, raporda ‘Türk’ ifadesinin kullanılması yönünde verdiğimiz önerge oy çokluğuyla reddedildi. Bu nedenle konuyu Genel Kurul’a taşıdım.”
“LOZAN ANTLAŞMASI BİREYLERİN KENDİNİ TÜRK OLARAK TANIMLAMASINA ENGEL DEĞİLDİR”
Lozan Antlaşması’nda Batı Trakya’daki azınlık için “Müslüman azınlık” tabirinin geçmesinin, bireylerin kendilerini Türk olarak tanımlamasına asla engel olmadığını dile getiren Akalın, insanların etnik kimliklerine ve bu doğrultudaki örgütlenme özgürlüklerine saygı duyulması gerektiğini hatırlattı.
AİHM kararlarına atıfta bulunan Akalın, İskeçe Türk Birliği ve İskeçe Türk Kadınları Kültür Derneği’nin tescil edilmemesi gibi uygulamaların açık birer hak ihlali olduğunu belirtti. Özellikle AİHM’in 2025 yılında verdiği son ihlal kararlarının da bu durumun en güncel kanıtı olduğunu vurgulayan Akalın, “AİHM tarafından ortaya konulan ilkelerin Batı Trakya’da fiilen uygulanması şarttır” dedi.
DR. SADIK AHMET’İN MİRASI YAŞATILIYOR
Bu mücadelenin Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesinin sembol ismi Dr. Sadık Ahmet’in yıllar önce verdiği onurlu mücadelenin bir devamı olduğuna dikkat çeken Akalın, aradan geçen zamana rağmen Türk kimliğinin ifade edilmesinin hâlâ tartışma konusu olmasının düşündürücü olduğunu kaydetti.
NET TALEP: “HER BİREY KİMLİĞİNİ ÖZGÜRCE İFADE EDEBİLMELİDİR”
Prof. Dr. Mehmet Akalın, Batı Trakya Türklerinin yanı sıra Pomak ve Roman vatandaşların da kendi kimliklerini ifade etme haklarına aynı ölçüde saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek taleplerini şu sözlerle özetledi:
Batı Trakya’da kendisini Türk olarak tanımlayan insanların bu kimliği özgürce ifade edebilmesi sağlanmalıdır.
Türk kimliğini taşıyan derneklerin isimlerinde “Türk” ifadesini kullanabilmesi engellenmemelidir.
Avrupa’da Türk söz konusu olduğunda hak, hukuk ve adalet ilkeleri asla sırtını dönmemelidir.




